TÜRK Cumhuriyetleri

20 Ocak 1990 Yanvar Şehitleri 27. yılında anılıyor.

20 Ocak 1990 Yanvar Şehitleri 27. yılında anılıyor.
Email :

~Yanvar, Azerbaycan Türkçesi’nde Ocak ayı anlamına gelmektedir. 20 Ocak 1990'da Sovyet ordusunun Bakü’ye giriÅŸi 1988'de KarabaÄŸ’daki Ermeni bölücü hareketi ve Ermenistan’ın bu bölgeyi kendi kontrolü altına almak için çabalar göstermesi sırasında Azerbaycan halkının kendi vatanının savunma amacıyla giriÅŸtiÄŸi ve süreç içerisinde Moskova’dan bağımsız olma mücadelesine dönüÅŸen siyasi geliÅŸmelerin içinde önemli bir dönemeçtir. 20 Ocak’ta Sovyet ordusunun Bakü’de yaptığı katliam Azerbaycan halkının bağımsızlık mücadelesini bastırma giriÅŸimidir.
 
20 Ocak’a giden süreç Azerbaycan halkının kendisine Ermeni saldırısı ve Moskova’nın adaletsiz tutumuna yönelik geliÅŸmeler ışığında ÅŸekillenmiÅŸtir. Bu katliam 1988'den itibaren geliÅŸen olayların Azerbaycan'daki siyasi geliÅŸmelerin Ocak 1990'da durumu daha da gerginleÅŸtirdiÄŸi noktada yapılmıştır. Ocak 1990'da Azerbaycan'da siyasi tansiyon artarken, Moskova’nın aldığı bir karar durumu daha da gerginleÅŸtirmiÅŸtir. SSCB yüksek Sovyeti prezidyumu (baÅŸkanlık divani)'nun 15 Ocak 1990 tarihli "DKOB ve bazı bölgelerde olaÄŸanüstü hal ilan etme" kararı, özellikle de bu kararın 7. maddesinde Azerbaycan SSC yüksek Sovyet'ine uygulamanın kapsamını Bakü ve Gence illerine geniÅŸletme önerisinde bulunması Azerbaycan halkı tarafından adaletsiz olarak deÄŸerlendirilmiÅŸ ve tepkiyle karşılanmıştır.
 
Halkın 16 Ocak’ta arabalarla Bakü ÅŸehrinin giriÅŸ yollarını ve ÅŸehirdeki askeri birlik yerleÅŸim bölgelerini barikatlarla kuÅŸatma altına alması üzerine o sırada Bakü’de bulunan SSCB yüksek Sovyet’ini oluÅŸturan iki meclisten biri olan birlik Sovyet'inin baÅŸkanı Primakov, SSCB Komünist Partisi merkez komitesi sekreteri Grienko ve SSCB Komünist Partisi ÅŸube müdürü Mihayilov kamuoyuna Bakü’de olaÄŸanüstü hal ilan edilmeyeceÄŸini açıklamışlardır. Bu sırada Azerbaycan Halk Cephesi (AHC) yönetimi Moskova’nın 15 Ocak’ta aldığı kararın Azerbaycan halkına hakaret anlamına geldiÄŸini ve kararın cumhuriyetin egemenliÄŸine aykırı olduÄŸunu ifade ederek Azerbaycan Yüksek Sovyet'ini 20 Ocak tarihine kadar olaÄŸanüstü toplantıya çağırmıştır. 17 Ocak’ta halka duyurulan bu çaÄŸrıda, ayrıca, barikatların kaldırılması ve ÅŸehirde olaÄŸanüstü hal uygulanmaya çalışılması durumunda karşı koymaması istenmiÅŸtir. Bu geliÅŸmeler üzerine, SSCB'nin Azerbaycan'daki denetimini kaybetmesi ihtimali belirince son çare olarak SSCB yüksek Sovyeti prezidyumu 19 Ocak’ta "Bakü kentinde olaÄŸanüstü hal ilan etme" kararı almıştır.
 
Karar 20 Ocak saat 24.00'den itibaren geçerli olacaktı. Fakat, 19 Ocak saat 19.27'de Azerbaycan televizyonunun, daha sonra ortaya çıktığı üzere, SSCB KGB'si tarafından bombalanması sonucu bu karar konusunda halk bilgilendirilememiÅŸtir. AHC yöneticilerinin son anda haberdar oldukları olaÄŸanüstü hal kararına uyarak halkın evlerine gitmesi yönündeki telkinleri etkili olmayınca Sovyet ordusunun 20 Ocak'ta ateÅŸli silah kullanarak Bakü’ye ve Azerbaycan’ın diÄŸer bölgelerine giriÅŸi sonucunda resmi açıklamalara göre 133 kiÅŸi öldü, 611 kiÅŸi yaralandı, 841 kiÅŸi gözaltına âlindi ve 5 kiÅŸi kaybolmuÅŸtur.
 
Sovyet ordusunun Bakü’ye giriÅŸ sebebi konusunda çeÅŸitli açıklamalar yapıldıysa da, dönemin SSCB savunma bakanı Orgeneral Dimitri Yazov'un daha sonra İzvestiya gazetesine verdiÄŸi demeçte ordunun Bakü’ye AHC kurumlarını dağıtılmak amacıyla girdiÄŸini açıklamış olması Moskova’nın o dönemdeki niyeti konusunda önemli bir iÅŸarettir. Öte yandan, Primakov'un 17 Ocak'ta AHC baÅŸkanı Elçibey’le görüÅŸmesi sırasında AHC baÅŸkanının demokratik secim isteklerine iliÅŸkin olarak "Bundan sonra SSCB'den ayrılmaya bir adim kalır" ifadesi de yazov'u onaylar niteliktedir. ayrıca AHC genel merkezi'nin basılarak aranması, bir cok AHC üyesinin göz altına alınmaları ve ardından 25 Ocak'ta AHC'nin resmi yayın organı Azadliq Gazetesi ile DaÄŸlık KarabaÄŸ'a yardim komitesinin yayını Azerbaycan gazetesinin basımının Bakü olaÄŸanüstü hal komutanı tarafından durdurulmaları da Sovyet Ordusu’nun müdahalesinin kime karsı olduÄŸunu açıkça göstermiÅŸtir.
 
20 Ocak katliamının ardından, AHC liderleri Tofiq Gasimov, Vurgun Eyubov, Necef Necefov ve Milletvekilleri Anar ve Bahtiyar Vahabzade'nin çabaları ile 21-22 Ocak tarihlerinde olaÄŸanüstü toplanan Azerbaycan SSC yüksek Sovyeti olaÄŸanüstü hal uygulamasının durdurulması ve ordunun Bakü’den çıkarılmasını istemiÅŸtir. Azerbaycan SSC yüksek Sovyeti 20 Ocak katliamını soruÅŸturmak için 16 kiÅŸilik bir parlamento komisyonu oluÅŸturmuÅŸtur. Komisyon Ocak 1992'de yayınladığı nihai raporunda bunun Azerbaycan Türklerine karsı ağır bir suç olduÄŸunu, esas gayesinin Azerbaycan’ın bağımsızlığının önlenmesi olduÄŸunu belirtmiÅŸtir. Raporda dönemin SSCB devlet baÅŸkanı Gorbacov, Savunma Bakani Orgeneral Yazov, SSCB KGB Baskani Kryuckov, İcisleri Bakani Bakatin ve diger ust duzey Sovyet yetkililerin bu katliamdan zincirleme olarak sorumlu oldukları sonucuna yer verilmistir. Ayrıca Bakü katliamından bu kiÅŸilerle beraber totaliter komünist sistem, SSCB Komünist Partisi oligarÅŸi liderliÄŸi, KGB, içiÅŸleri bakanlığı ve devlet propaganda makinesi esas suçlular olarak deÄŸerlendirilmiÅŸtir.
 
Komisyon sorumluların cezalandırılması için dava açılmasını ve katliamın doÄŸurduÄŸu sonuçların deÄŸerlendirilmesi için BM'ye baÅŸvurulmasını önermiÅŸtir. 19 Ocak 1992'de Azerbaycan milli meclisi komisyon raporunu kabul olumlu bularak 20 Ocak olaylarını SSCB yönetiminin Azerbaycan halkına karsı iÅŸlediÄŸi katliam olarak deÄŸerlendiren ve suçlulara karşı Azerbaycan baÅŸsavcılığının dava açmasını öngören bir karar çıkarmıştır. Fakat Azerbaycan'daki diÄŸer siyasi geliÅŸmeler bu kararın uygulanması noktasında zorluklar yaratmıştır. Bu arada Haydar Aliyev'in iktidari döneminde konu yeniden deÄŸerlendirilmiÅŸtir. Azerbaycan mili meclisi yeni deÄŸerlendirme ışığında 29 Mart 1994'de yeni bir karar almıştır. Kararla Bakü’de ÅŸehitler için bir anıt dikilmesi öngörülmüÅŸtür.
 
16 Aralık 1999'da Azerbaycan devlet baÅŸkanı 20 Ocak katliamının 10'cu yıldönümünün anılmasına iliÅŸkin bir kararname ile bu günün anısına devlet düzeyinde gerekli hazırlık ve törenlerin yapılması için öngörülmüÅŸtür. 20 Ocak katliamı her sene ÅŸehitler günü olarak anılmakta ve resmi devlet düzeyinde törenler yapılmakta ve bu katliam ÅŸehitlerinin gömüldüÄŸü "ÅŸehitler hıyabanı" devletin en üst düzey yetkilileri ve halk tarafından ziyaret edilmektedir. Azerbaycan’ı ziyaret eden yabancı devlet adamları resmi devlet protokolü çerçevesinde ÅŸehitler Hıyabanı’nı ziyaret etmekteler.
 
Bugün Rusya Federasyonu kendisini katliamın sorumlusu olan SSCB'nin mirasçısı olarak görmektedir. Uzun sure 20 Ocak katliamına gerekli saygıyı göstermeyen Rusya federasyonu devlet yetkililerinin bu katliama iliÅŸkin tutumlarında Putin döneminde olumlu bir deÄŸiÅŸiklik görülmektedir. Rusya Federasyonu devlet baÅŸkanı Vladimir Putin de 9-10 Ocak 2001'de Azerbaycan'da görüÅŸmeler yaparken Åžehitler Hiyabanı’nı ziyaret ederek çelenk koymuÅŸ ve saygı durusunda bulunmuÅŸtur.
 
Türkiye, 20 Ocak katliamını 1990'da resmen SSCB'nin içi olarak gördüÄŸünü açıklasa da Türk kamuoyu ve Türk milleti katliama ciddi tepki göstermiÅŸ, Ankara, İstanbul ve diÄŸer kentlerde SSCB'yi protesto eden ve Azerbaycan'ı destekleyen kalabalık gösteriler yapılmıştır. Azerbaycan’ın bağımsızlığının ardından Türkiye KarabaÄŸ savaşında ve bağımsızlığın savunulmasında Azerbaycan’ın yanında yer almış ve her türlü desteÄŸi vermiÅŸtir. Bugün Azerbaycan'a giden her Türk resmi devlet yetkilisi Åžehitler Hiyabanı'nı ziyaret ederek çelenk koymakta ve saygı durusunda bulunmaktadır. Her yıl 20 Ocak'ta Azerbaycan'da ve Azerbaycan’ın dış temsilciliklerinde anma törenleri düzenlenmekte ve Bakü saatiyle saat 12. 00'da (Türkiye saati ile saat 10. 00) ÅŸehitlerin hatırasını anmak için bir dakikalık saygı durusunda bulunulmaktadır.
 
Dr. Nazım CAFERSOY        

 

 

 

 

 

İlgili Etiketler :