KÜLTÜR-SANAT

Aşık Maksut Koca: Halk müziği bir mekteptir

Email :

Aşıklık geleneÄŸi temsilcisi "Feryadi" mahlaslı Aşık Maksut Koca, "Türk insanının sevinci de ağıtları da türkülerdedir. AÄŸlaması, gülmesi, düÄŸünü, bayramı hepsi türkülerin içindedir. O yüzden halk müziÄŸi, en deÄŸerli kültür kolumuz." dedi.

~~fkasya'dan Orta Asya'ya, Avrupa'dan ABD'ye birçok ülkede aşıklık geleneÄŸini baÅŸarıyla temsil eden ve konferanslar veren Koca, AA muhabirine aşıklık geleneÄŸi ve Türk halk müziÄŸi üzerine deÄŸerlendirmelerde bulundu.

"Türk halk müziÄŸinin ana damarı halk aşıkları, ozanlardır"

İstanbul'da kurduÄŸu Aşıklar Otağı Kültür Sanat Evi'nde çıraklar yetiÅŸtirip sanatını icra ederek çalışmalarını sürdüren Koca, aşıklık geleneÄŸinin, Türk milletinin yazılıdan önce ilk sözlü geleneÄŸi olduÄŸuna iÅŸaret ederek, bu gelenek içerisinde Dede Korkut gibi birçok ozanın, ÅŸairin yetiÅŸtiÄŸini hatırlattı.

Koca, Türk halk müziÄŸinin, Türk toplumunun vazgeçilmez öÄŸesi olduÄŸuna dikkati çekerek, "Yani Anadolu insanının, Türk insanının sevinci de türkülerdedir, ağıtları da türkülerdedir. AÄŸlaması, gülmesi, düÄŸünü, bayramı hepsi türkülerin içindedir. O yüzden halk müziÄŸi, bizim en deÄŸerli ve en baÅŸta gelen kültür kolumuzdur." diye konuÅŸtu.

 

Halk müziÄŸinin edep, erkan, terbiye, sevgi ve saygı gibi birçok olguyu içinde barındırdığının altını çizen Maksut Koca, ÅŸöyle devam etti:

"Türkülere bir bakın ÅŸöyle, her türkü bize bir ÅŸey anlatıyor. Her türkü insanlığı sevgiye, dostluÄŸa, kardeÅŸliÄŸe davet ediyor. Birisinde ne bileyim bir ağıt, birisinde bir bayram anlatılıyor. Yani bizim yoÄŸrulup harman oluÅŸumuzdur Türk halk müziÄŸi. Türk halk müziÄŸinin de ana damarı halk aşıkları, halk ozanları ve mahalli sanatçılardır. Halk müziÄŸini yapanlar halkın aşıklarıdır, ozanlarıdır, mahalli sanatçılardır ve zamanla süreç içerisinde isimleri kayıt altına alınmadığı için eski dönemde yapanların isimleri yok olmuÅŸ, kaldırılmış gitmiÅŸ, anonimleÅŸmiÅŸ. Yani halkın malı, Türk halk müziÄŸi olmuÅŸ."

"Aşıklar, ozanlar Türk halk müziÄŸinin kahramanlarıdır"

Usta sanatçı, Türk halk müziÄŸinde söz güçlüyse o türkülerin yüzyıllar boyunca yaÅŸadığını ve insanların yüreÄŸine dokunduÄŸunu ifade ederek, "Mesela, Aşık Veysel'in 'Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece. Bilmiyorum ne haldeyim, gidiyorum gündüz gece.' Eski aşıklarımızdan Aşık Åženlik'in 'Ehli İslam olan iÅŸitsin bilsin can saÄŸ iken yurt vermeyiz düÅŸmana. İsterse düÅŸmanlar ne ki var gelsin can saÄŸken yurt vermeyiz düÅŸmana.'sı. Yani aşıklar, ozanlar Türk halkının yeri gelmiÅŸ önderi, kahramanları olmuÅŸlar. Onlara yol göstermiÅŸler. SavaÅŸ dönemlerinde cesaret vermiÅŸler. Yeri gelmiÅŸ ağıt yakmışlar. Yeri gelmiÅŸ düÄŸünlerde, ÅŸenliklerde söylemiÅŸler." dedi.

Türk halk müziÄŸinin bir daÄŸ, bir derya olduÄŸunu vurgulayan Koca, ÅŸunları kaydetti:

"Bundan önceki dönem Türk halk müziÄŸi sekteye uÄŸradı. Yani 'avam iÅŸi, köy türküleri' falan diye bakıldı. Günümüze bakıyoruz ki, Türk halk müziÄŸi biraz daha canlanmaya baÅŸladı. Ama bir hata var. Sadece geçmiÅŸteki eserlerin tekrarlanması söz konusu. Yani bu biraz üzüntü verici. Çünkü her gelen eskileri söylerse kısır döngüye girer. Üretim bitmiÅŸ olur. GeçmiÅŸ yüzyılda Türk halk müziÄŸi o günü anlatmış. Ama bugünü de geleceÄŸe anlatabilen, geleceÄŸe eserler bırakan müzikler, türküler, halk müzikleri olmalı. Aslında gelenek ne demektir. Gelene ek demek. Åžimdi biz geçmiÅŸten gelene ek olarak geliyoruz. Bizden sonra da gelene ek olarak Türk halk müziÄŸi devam etmelidir. Bu yüzden insanlara yol gösterici eserlerin üretilmesi çok önemli. Elbette bu geleneÄŸin ölmesi mümkün deÄŸil. YaÅŸayacak her daim. Ama dolu dolu yaÅŸaması önemli."

TRT'de aşıklık geleneÄŸi ile bir program yapılmasını temennisinde bulunan Aşık Maksut Feryadi, türkülerin yeniden form edilerek yorumlanmasına iliÅŸkin de "Kendi deÄŸerlerimizi o potada eritmeme kaydıyla, onlardan da istifade edilebilir. Neden edilmesin? EÄŸer güzellik çıkacaksa ortaya, olabilir. Karşı deÄŸilim yani zenginleÅŸmiÅŸ bir müzik olur. Kendi sazlarımızın yanında diÄŸer enstrümanları da kullanabiliriz." ifadelerini kullandı.

"Halk müziÄŸi üzerine bir yarışma düzenlensin"

Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi kapsamında aşıklık geleneÄŸi üzerine bir bölümün iki hafta önce açıldığını hatırlatan usta sanatçı, ÅŸu deÄŸerlendirmelerde bulundu:

"Online olarak o birimin açılışını yaptık. Burada aşıklar, aşıklık sanatını anlatacak. Gençler, meraklı olanlar, bunun pratiÄŸini de görmüÅŸ olacaklar. Bizim böyle yerlere ihtiyacımız var. Yani Türk halk müziÄŸinin ya da aşıklık, ozanlık sanatının geliÅŸmesi için aslında benim kendi imkanlarımla kurduÄŸum Aşıklar Otağı gibi ÅŸahısların deÄŸil her ilde belediyelerin, Bakanlığın böyle yerleri kurması lazım ki gençler yetiÅŸsin. Buralarda yetiÅŸenler arasında yılda bir kez İstanbul'da halk müziÄŸi üzerine bir yarışma düzenlensin. Yeni yetiÅŸen nesli daha üst seviyeye taşımak için ödül verilebilir. Bu otaklarda yetiÅŸen elemanlar, ortaya çıkan sözler Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi kapsamında kayıt altına alınabilir ve bu gelenek yeniden canlanmaya baÅŸlar. Zaten ÅŸu anda Türk halk müziÄŸine karşı gençlerin çok önemli bir merakı var."

Feryadi, aşıklık adabını, havalarını ve hikayelerini çok iyi bilen babasının öÄŸütlerine deÄŸinerek, "Rahmetli babam, 'OÄŸul kötü insan olma. Yaptığın her iÅŸte adaletli ol, sakın hakkı gözden salma. Her daim sen ol ki sözünün eri, başın yüce olsun, bedenin diri. Hak bildiÄŸin yolda kararlı yürü, yorulup, usanıp yılma.' demiÅŸti. Bunun içerisinde aslında her ÅŸey var. Toplumun aradığı o gençlerin oluÅŸumunda çok önemli sözlerdir. Aşıkları, Türk halk müziÄŸini gençler dinlediÄŸi zaman yolunu buluyor. Yeter ki biz bunları dinletmeyi bilelim. Bizim bunları gençlere dinletebilecek alanlara ihtiyacımız var." ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Türk halk müziÄŸinin içerisinde samimiyet olduÄŸunun altını çizen Feryadi, sözlerini ÅŸöyle sürdürdü:

"Yıllarca popüler müzikler pompalandı insanların beyinlerine. Ama görüyoruz ki, bunların hiçbirisi kalıcı deÄŸil. Türk halk müziÄŸi küllerinden dirilmeye baÅŸladı. Çünkü içerisinde samimiyet var. Kazanca, çıkara dayalı bir ÅŸey yoktur. Türk halk müziÄŸi, yapanların da söyleyenlerin de yüreÄŸindedir. Eserler yürekten gelen eserlerdir. Aşık Veysel, 'Ben popüler oldum' diye mi yaptı bu eserleri? Yunus, 'Ben klip yapayım' diye mi yaptı bu eserleri? Bunlar tamamen yürekten gelenlerdir ve onun için de kalıcıdır. O yüzden halk müziÄŸi bir mekteptir ve toplum da yeni yetiÅŸen gençlik de onun öÄŸrencileridir.

Bu geleneÄŸe gerçekten hizmet eden ve söz, müzik üreten ozanlar, aşıklar neden okullarda derslere bir defa gönderilmiyor? Para karşılığı deÄŸil, bana desinler ki 'Eline sazı al. Git üniversiteye, liseye.' Oradaki çocuk beni bir defa görsün. 'Bizim aşıklar bizim kültürümüzün içinde.' diye çocukların aklında kalacak. Neden üniversitelere aşıklar gidip anlatmıyor? Sevgiyi, dostluÄŸu, kardeÅŸliÄŸi, vatan sevgisini, millet sevgisini niye anlattırmıyorlar? Yıllarca neden anlattırılmadı bunlar? Biz kendi deÄŸerimizi bilirsek, o deÄŸerimizin farkında olursak ya da farkında olanlara imkan vermeyenlerin de farkında olursak, biz bu iÅŸi en iyi ÅŸekilde yaÅŸatır ve geleceÄŸe de taşırız."

Aşık Maksut Koca, pandemi döneminde kurduÄŸu YouTube kanalında aşıklık geleneÄŸine iliÅŸkin bilgiler verdiÄŸini ve eserlerini dinleyicilerin beÄŸenisine sunduÄŸunu dile getirerek, Facebook'ta gerçekleÅŸtirdiÄŸi canlı yayın konserlerini yaklaşık 35 binin kiÅŸinin izlediÄŸini söyledi.

"Kime Güveneceksin", "YüreÄŸin Yansın", "Kim Bilir, "Ah Benim Ömrüm" ve "Baba Nasihati" gibi eserlerine son olarak "Kirletmeyin" adlı çalışmasını ekleyen usta aşık, "Bu eserim, sırf kendi çıkarları uÄŸruna atomlar, füzeler, nükleer silahlar üreterek, masum insanları öldürme yarışına giren, doÄŸayı, tabiatı, evreni kirleten, gıdaların genetiÄŸini deÄŸiÅŸtirerek insanların saÄŸlığıyla oynayan, iklimin deÄŸiÅŸmesine sebep olan ve güzelim dünyamızı yaÅŸanmaz hale getiren insanlığın yüz karası dünyanın süper güçlerinedir. Tarih sizleri affetmeyecektir." ifadelerini sözlerine ekledi.

İlgili Etiketler :

Ilgili Haberler