ATEÅžGAH TAPINAÄžI.
Hüseyin Dönmez Yazdı..
Azerbaycan veya resmî adıyla Azerbaycan Cumhuriyeti Batı Asya ile DoÄŸu Avrupa'nın kesiÅŸim noktası olan Kafkasya'da yer alan ülkedir. Güney Kafkasya'nın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi olan Azerbaycan'ın doÄŸusunda Hazar Denizi, kuzeyinde Rusya, kuzeybatısında Gürcistan, batısında Ermenistan ve güneyinde İran ile komÅŸudur. Kendisine baÄŸlı olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin ise kuzey ve doÄŸusu Ermenistan ile, güneyi ve batısı İran ile çevrilmiÅŸtir, Türkiye ile de 17 km'lik sınırı bulunuyor.
Azerbaycan, zengin kültürel mirasa sahiptir. Müslümanların çoÄŸunlukta olduÄŸu ülkeler arasında opera, tiyatro gibi sahne sanatlarını barındıran ilk ülke olma özelliÄŸini taşıyor.
Azerbaycan Anayasası'nda resmî din yoktur ve ülkedeki tüm ana siyasi güçler laik milliyetçidir ancak halkın çoÄŸunluÄŸu ve bazı muhalefet güçleri Åžiilik inancına sahip.
Azerbaycan diÄŸer DoÄŸu Avrupa ve Bağımsız Devletler TopluluÄŸu ülkeleri ile karşılaÅŸtırıldığında Azerbaycan, sosyal ve ekonomik geliÅŸme ile okuryazarlık oranında yüksek düzeylere ulaÅŸmış durumda.
ATEŞGAHI ZİYARET ETTİK.
Azerbaycan’da geçirdiÄŸimiz bir haftalık ziyaret süresince ziyaret ettiÄŸimiz önemli mekanlardan biriside Surakhan kasabasındaki AteÅŸgah Tapınağı oldu. Bugüne kadar genelde aryan halkların inancı olarak bilinen ZerdüÅŸlük ile ilgili önemli bir ibadet merkezi olarak bilinen bu tapınağı Belçika Azerbaycan Dostluk DerneÄŸi BaÅŸkanı Ayhan Demirci, Belçika Aydın Haber İmtiyaz Sahibi Celil GündoÄŸdu, Gent Türk Ocağı Eski BaÅŸkanı Recep Tuncer Sarı ve mihmandarımız İlgar İlkin ile birlikte gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz bu ziyarette ÅŸaşırtıcı bir manzara ile karşılaÅŸtığımızı ifade etmeliyim.
Burada ZerdüÅŸtlük adına çok önemli bir yatırım yapılmış. Bu anlayışa baÄŸlı veya inanan binlerce insanın rahatlıkla ziyaret edebileceÄŸi bir tapınma merkezi yaratılmış. AteÅŸgah olarak adlandırılan bu merkez bazı canlandırmalarla zenginleÅŸtirilmiÅŸ. Belkide, geleceÄŸe özel olarak hazırlanmış. Kimbilir?
AteÅŸgah tapınağında görevli yetkililerden bilgiler almaya çalıştık. Tüm hücreleri tek tek ziyaret ettik. Belliki çok eski bir tarihin kalıntıları üzerine inÅŸaa edilmiÅŸ bir mekan. Yakın tarih olarak kabul edilebilecek son 300 yıllık izlerin dışında eski çaÄŸlarda insanlık tarihinin geleneklerini yansıtan noktalarda var. Biraz doÄŸudan, biraz batıdan esinlenmiÅŸ bir ibadetler zincirinin esintilerini de görmek mümkün.
KREMASYON GELENEĞİ
En dikkat çekici izleriden biri kremasyon merkezi. Kremasyon, ölen kiÅŸinin cesedinin yaklaşık olarak 900-1200 derece sıcaklıkta yakılması olayı olarak biliniyor. Kremasyon uygulaması prehistorik döneme kadar uzanıyor. AteÅŸgah tapınağında bulunan kremasyon havuzu bu açıdan geçmiÅŸe ışık tutan bir kalıntı. Bu havuzda insanlar öldükten sonra Bakü ve çevresinde adeta bir su kaynağı gibi yeryüzüne çıkan dünyanın en kaliteli petrolünün yarattığı dayanılmaz ateÅŸ gücü ile cesetler yok edilmiÅŸ.
Bakü AteÅŸgah tapınağı ile ilgili bilgi, fotoÄŸraf ve görüntüleri okurlarımızın bilgilerine sunuyoruz.
ODLAR YURDU AZERBAYCAN.
AteÅŸin Azerbaycan ile yakın ilgisi var. Buraya odlar yurdu, yani ateÅŸ ülkesi deniyor.
Azeri kelimesi de ateÅŸe tapan anlamına geliyor. İşte, Azerbaycan ve Bakü'deki çok sayıda görülmeye deÄŸer yer arasında en önemlilerinden biri de AteÅŸgah tapınağı.
Yaklaşık 4.000 yıl öncesi ateÅŸperestlerin yaÅŸadığı Bakü civarındaki Surakhanı kasabasındaki AteÅŸgah tapınağı ZerdüÅŸtlük için önemli bir tapınak. Bu tapınak medresevari yapıda ateÅŸperestlerin ayinlerini, günahlardan arınmak için kendilerine iÅŸkence çektirdiklerini simgeleyen, günlük hayatlarını yansıtan mumyaları, resimleri, kabartmaları görmek mümkün.
Buraya gelen ZerdüÅŸtler, çilehane olarak adlandırılan odalarda bedenlerine eziyet vererek günahlarından arınacaklarına inanırlarmış (sönmemiÅŸ kireç üstüne yatmak ya da üstüne ağır zincirler asmak gibi), Odaların bir kısmında ateÅŸ tapınağını görecek biçimde küçük pencereler var, böylece inanlar oda içinde oturup ateÅŸi seyrederlermiÅŸ.
AteÅŸgah, dünyaki 3 Mecusi tapınağından biri. Bakü’ye 30 km mesafede, AbÅŸeron yarımadasının Surahanı kasabasının güneydoÄŸu kısmında yer alır. "AteÅŸgah" sözcüÄŸü ateÅŸ mabedi anlamına gelir. 16-18. yüzyılda doÄŸal gazın çıktığı, bir zamanlar ebedi sönmez ateÅŸlerin yandığına inanılan bir ateÅŸ mabedidir. Mabedin en erken yapısı olan ahır 1713 yılına aittir. Merkezi secdegahı ise 1810 yılında tacir Kançanagaran tarafından yaptırılmıştır.
AteÅŸgah, yapısına göre ÅŸehir hanlarına benzemektedir. Medya döneminden itibaren Azerbaycan’da yayılmış olan ateÅŸ tapınakları geleneklerini yansıtmaktadır. Fakat bazı Hint mabetlerinin özelliklerini de barındırmaktadır. Mabedin ortasında devamlı yanan bir ateÅŸ vardır. Söylentiye göre bu eskiden doÄŸal bir ateÅŸtir, ÅŸimdi ise doÄŸal gaz verilerek yakılmaktadır. AteÅŸgah’ta yanan ateÅŸ etrafında küçük odalar bulunmaktadır. Bu odaların yine küçük birer penceresi ateÅŸi görmektedir. Eskiden hac için buraya gelen ZerdüÅŸtler bu odalarda konaklar, pencereden sürekli ateÅŸi izler ve kendilerine çeÅŸitli iÅŸkenceler yaparak ibadetlerini gerçekleÅŸtirirlermiÅŸ.
21 Mart Nevruz günü ziyaretçi akınına uÄŸrayan AteÅŸgah’ta ZerdüÅŸt dinine inananlar, geçmiÅŸ dönemde çilehane olarak kullanılan ÅŸimdi müzeye çevrilmiÅŸ odaları ziyaret ederler. Her odanın giriÅŸ kapısının üzerinde de Sanskritçe yazılı kitabeler asılmıştır. Bu kitabeler Azerbaycan Türkçesine çevrilmemiÅŸ, sadece bir kitabenin altına Farsça tercümesi yazılmıştır. 7. yüzyıla kadar Mecusilerin tapınağı olarak kullanılan AteÅŸgah, o dönemlerde buradan geçen kervanların konaklama yeri idi. Mecusilere göre çok mukaddes olan AteÅŸgah 7 asırda Azerilerin İslam’ı kabul etmesiyle önemini yitirdi ancak 19. Yüzyıla kadar bir kahin burada hizmet etmeye devam etti.
Azerbaycan'ın adını bu ateÅŸlerden aldığı söylenir. Buna göre Azerbaycan "odlar yurdu" anlamına gelmektedir. Azerbaycan, İslamiyeti kabul edince ZerdüÅŸtler burdan Hindistana göçmüÅŸ, bir kısmı da baÅŸka ülkelere dağılmıştır. Bugün bile Hindistan'dan mabede ziyarete gelenler olur. AteÅŸ hala Azerbaycan’da önem taşımaktadır.
ZERDÜÅžTLÜK.
ZerdüÅŸtlük, Dünya'nın eski tek tanrılı dinlerinden biridir.
Bazı batılı bilim insanları ZerdüÅŸtlüÄŸü dualist bir din olarak tanımlarlar. Bu dine inananlar beden öldükten sonra dirilip Ahura Mazda'nın huzuruna çıkacağına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar. Yaklaşık 3.500 yıl önce ZerdüÅŸt tarafından İran'da kurulmuÅŸtur. MÖ 600 ve MS 650 yılları arası Pers İmparatorluÄŸu'nun resmî dini olmuÅŸtur. Günümüzde ZerdüÅŸtlüÄŸe Dünya çapında inananların sayısının 190.000'den az olduÄŸu tahmin edilmektedir.
İYİLİK VE KÖTÜLÜÄžÜN SAVAÅžI.
ZerdüÅŸtlük, Budizm gibi felsefi yönü de ön plana çıkan inançlar arasında yer alır. ZerdüÅŸtlüÄŸün temelinde iyilik ve kötülüÄŸün savaşı yatar. ZerdüÅŸt, yeryüzündeki kavganın tanrının ruhu Spenta Mainyu ile ÅŸeytanın ruhu arasında olduÄŸuna inanırdı ve her inananın iyilik için savaÅŸması gerekirdi. ZerdüÅŸtlükteki ÅŸeytan inancı ile batı dinlerindeki melek anlayışı arasında benzerlikler vardır. ZerdüÅŸtlük inancında Tanrı kabul edilen Ahura Mazda “Aklın Efendisi” ile sembolize edilir, Ehriman ise kötülüÄŸün güçlerini temsil eder ve iyilik-kötülük mücadelesi bu noktada baÅŸlar.
Geleneksel olarak ZerdüÅŸtiler yeryüzünün insan kalıntılarıyla bozulmaması gerektiÄŸine inanırlar. Bu yüzden ölülerin cesetlerini defnetmek yerine üstü açık kulelerin çatılarında akbabalara ve doÄŸal etkenlere karşı korumasız bir ÅŸekilde bırakırlar.
TANRI AHURA MAZDA, PEYGAMBER ESPANTAMAN.
Bu inancın tanrısı Ahura Mazda'dır. ZerdüÅŸt Espantaman, bu dinin peygamberidir.
DoÄŸal elementleri kutsal sayarlar ve bu elementler (su, toprak, hava, ateÅŸ) kirletilmekten korunur. Bununla iliÅŸkili olarak ateÅŸe, aydınlığa veya GüneÅŸ'e bakılarak ibadet edilir. Bu inanç ZerdüÅŸt Espenteman tarafından getirilmiÅŸtir.
MAZDEİZM.
ZerdüÅŸtlük, İslamiyet'in İran'da yayılmasına kadar geniÅŸlemeye devam etmiÅŸtir. ZerdüÅŸtiler MS 600 civarında Müslümanların Pers topraklarını ele geçirmesinden sonra İslamiyete geçmiÅŸ ve geriye az sayıda zerdüÅŸti kalmıştır.
ZerdüÅŸt dininin yaratıcısı olan üç peygamberden bahsedilir; I. ZerdüÅŸt yaklaşık olarak MÖ 3000 yıllarında yaÅŸayan Mahabat, II. ZerdüÅŸt yaklaşık olarak MÖ 2040 yıllarında yaÅŸayan HaÅŸeng (bunun İbrahim olduÄŸu da söylenir), III. ZerdüÅŸt ise MÖ 660 yaÅŸayan ZerdüÅŸt'ün kendisidir.
III. ZerdüÅŸt bilge, ileri bir düÅŸünce adamı ve filozof olarak tanımlanır. ZerdüÅŸtlük esas olarak III. ZerdüÅŸt tarafından sistemleÅŸtirilerek yaygınlaÅŸtırılmıştır. ZerdüÅŸt'ün kurduÄŸu dinin adına Mazdeizm denilir. ZerdüÅŸt Mazdeizm'le tek tanrıcılığa yönelirken, çok tanrılığı aÅŸar ve tanrıyı egemenlerden alarak, insanlığın özlemleriyle birleÅŸtiren bir güce dönüÅŸtürür. ZerdüÅŸt tanrının kötülükleri affetmiyeceÄŸine inanır ve kötülüklere karşı savaşımını bir tanrı emri olarak öne sürer.
ZerdüÅŸt'ün filozof yönünü doÄŸa, toplum ve insan gerçeÄŸine iliÅŸkin perspektiflerinde görmek mümkündür. Antik çaÄŸ Yunan filozoflarında, ZerdüÅŸt inanışının geliÅŸtirdiÄŸi kavramların etkilerine rastlanır; MÖ 538 dönemlerinde yaÅŸayan Theopampos, iyi- kötü mücadelesini tabiatın kendi içindeki kanunu olarak algılar.
Heraklitos doÄŸadaki her ÅŸeyin sürekli deÄŸiÅŸim içinde olduÄŸunu öne sürer ve hareket kuramında ZerdüÅŸt'ün karşıtlar mücadelesi fikrinden etkilenir. Bundan yola çıkarak, ZerdüÅŸt'ün gök, ışık, GüneÅŸ ve diÄŸer göksel varlıkların çözümlemesini yorumlayarak fiziksel evrenin öz devinimlerini formüle eder. ZerdüÅŸt'ün felsefi inancı Dünya'nın beÅŸ temel elementten oluÅŸtuÄŸunu belirtir. Bunlar toprak, su, ateÅŸ, hava ve bitkidir. ZerdüÅŸt inancının yaÅŸandığı Mezopotamya bölgesinin hayat tarzı, coÄŸrafi konumu ve yaÅŸam koÅŸulları bu tespitlerin kaynağını oluÅŸturur.
PKK'NIN ZERDÜÅžT YÜZÜ
PKK çatışmalarda ölen bazı PKK militanlarını pagan merasimi ile defnettiÄŸi biliniyor. PKK'nın, ZerdüÅŸt yüzünün açığa çıkmasının ne anlama geldiÄŸi konusunda birçok yorumlar yapılıyor. Örgüt militanlarının düzenledikleri törenlerde ateÅŸe nasıl taptıkları görüntülenmiÅŸ durumda.
PKK militanları Öcalan bayrağı altında ateÅŸe secde edip, sembolik krala tapınıyor. PKK örgüte katılan gençleri, yetiÅŸtiÄŸi sosyo-kültürel yapıdan ve dini inançlarından arındırmaya çalışan örgüt, ilk önce, tiyatro ve kısa piyeslerle gençlerin zihinlerini yıkamaya baÅŸlıyor. Hazırlanan piyesler daha çok maÄŸaralar da oynanıyor. MaÄŸaraya kurulan bir sahnede sözde tanrı kral bulunuyor. Mabed olarak kabul edilen saray figürünün önünde bulunan kiÅŸiye tanrı kral sıfatını yükleyen militanlar, bu figür üzerinden, suratlarına yaptıkları makyajlarla, canlandırma yapıyorlar. Canlandırma yapılan piyeslerde kullanılan giysiler ve figürler, piyeslerde M.Ö çaÄŸlara yani pagan dönemine ait konuların iÅŸlendiÄŸini gösteriyor.
İSLAM DİNİNDEN SOÄžUTUP, ESKİ DİN ALTINDA BİRLEÅžMEYE ÇALIÅžIYORLAR.
PKK yönetimi dini deÄŸerlere sahip örgüt mensuplarını dışlayarak, baskı altına alarak bilinçli bir ÅŸekilde İslam dininden soÄŸutmaya çalışıyor. PKK kamplarına katılan yeni militanlara baskı yaparak din deÄŸiÅŸtirmesi yönünde telkinde bulunuluyor.
Peki bu tercihin nasıl bir açıklaması olabilir?
Acaba ZerdüÅŸtlük propagandası PKK saflarında mücadele eden ve Ermenistan, İran, Suriye, Irak ve Türkiye gibi ülkelerden gelen aslında etnik açıdan birbirleri ile akraba olan, ancak din söz konusu olunca ayrılan Åžii Farisiler, Sünni Kürtler ve Ortadox Hristiyan Ermeniler’in PKK saflarında birlikte, birarada ve aynı ülkü etrafında tutmaya çalışmanın bir yolu olarak görülebilir mi?
Acaba Azerbaycan’da özel olarak yeniden düzenlenmiÅŸ ve yurt dışından çok ilgi gören AteÅŸgah Tapınağı ırkçı aryan halklarının bir ortak mabedi olarak ortaya çıkabilir mi?
Bu konunun üzerinde ciddi düÅŸünmek lazım deriz.
http://www.gundem.be/tr/belcika/atesgah-tapinagi















