BELÇİKA

BİF BAŞKANI EKREM ŞEKER; "KUDÜS KARARI VİCDANİ AÇIDAN KARA BİR LEKEDİR"

Email :

ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in BaÅŸkent ilan etmesine dünyanın heryerinden tepkiler çığ gibi büyümekte.

Bu anlamda Avrupa'nın ve Belçika'nın baÅŸkenti Brüksel'de bulunan Amerika BüyükelçiliÄŸi önünde bir dizi protestolar yapıldı.

Bu anlamda Belçika İslam Federasyonu ve çeÅŸitli islami gruplar yaptıkları protestolarda fransızca, flamanca ve Åžngilizce bildiriler okuyup, dağıttılar. Amerika ve İsrail aleyhine sloganlar atan göstericiler, tüm dünya müslümanlarının ve insanlarının bu haksızlık karşısında seslerini yükseltmelerini istediler.

Belçika İslam Federasyonu BaÅŸkanı Ekrem Åžeker, "Kudüs'ü İsrail'in baÅŸkenti olarak ilan etmek yalnızca siyasi açıdan vahim bir hata deÄŸil aynı zamanda vicdanı açıdan kara bir lekedir." dedi.

Ekrem Åžeker, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in baÅŸkenti ilan etmesine iliÅŸkin yaptığı yazılı açıklamada, bölgede barışın "hayali baÅŸkent ilanları ile tesis edilemeyeceÄŸini", barışın ancak insan hakları ihlallerinin, ÅŸiddetin ve sivillere yönelik saldırıların sona ermesiyle saÄŸlanacağını belirtti.

Åžeker,"Kudüs’te Barışa ve İnsan Onuruna Sahip Çıkış Bildirisi'ni okudu:

"İsrail’in Batı Åžeria, DoÄŸu Kudüs ve Gazze ÅŸeridini iÅŸgal etmesinin üzerinden 50 yıl geçmiÅŸtir. Uluslararası insan hakları örgütleri, 50 yıldır iÅŸgal altında bulunan bu bölgelerde ciddi hak ihlallerinin yaÅŸandığını haykırırken, ABD BaÅŸkanı Donald Trump’un, iÅŸgal altındaki Kudüs’ü İsrail’in baÅŸkenti olarak tanıdığı yönündeki açıklaması siyasi, diplomatik ve ahlaki deÄŸerlerle baÄŸdaÅŸmayan bir tutumdur.

BirleÅŸmiÅŸ Milletler birçok platformda defalarca İsrail’in yerleÅŸim politikasının uluslararası hukuka aykırı olduÄŸunu deklare etmiÅŸ ve İsrail’den bu eylemlerini sona erdirmesini istemiÅŸtir. Buna karşın İsrail mevcut ayrımcı politikalarına ve yeni yerleÅŸim alanları inÅŸalarına devam etmiÅŸtir.

Sayısız insan hakları örgütünün İsrail’deki ihlallere dair yayınladığı raporlar ve bölgedeki bağımsız gazeteci ile sivil toplum kuruluÅŸu temsilcilerinin bildirileriyle uyumlu olarak, uluslararası toplum da İsrail’in iÅŸgalini bugüne kadar reddetmiÅŸ, tam da bu nedenle bütün yabancı büyükelçilikler

İsrail’in baÅŸkenti olduÄŸunu iddia ettiÄŸi Kudüs’te deÄŸil, Tel Aviv’de tesis edilmiÅŸtir.

ABD BaÅŸkanı Donald Trump’un kararı bu açılardan incelendiÄŸinde oldukça provokatiftir: Bölgede hâlihazırda eÄŸitim, istihdam, saÄŸlık gibi alanlarda ağır hak ihlalleriyle baÅŸa çıkmak zorunda kalan ve bugüne dek Filistin-İsrail çatışmasında hayatını kaybeden onbinlerce insanla alay eder gibi ve uluslararası kamuoyunun ortak vicdanını yok sayar bir ÅŸekilde Kudüs’ü İsrail’in baÅŸkenti olarak “ilan etmek”, yalnızca siyasi açıdan vahim bir hata deÄŸil, aynı zamanda vicdani açıdan da büyük bir kara lekedir. 

Bu kara lekenin, baÅŸkanlık yarışından itibaren İslam karşıtı, yabancı düÅŸmanı, cinsiyetçi, ötekileÅŸtirici, popülist söylemleriyle dikkat çeken Trump tarafından ortaya konması ÅŸaşırtmamış; fakat yıkıcı söylemlerde boyut atlandığını ortaya koymuÅŸtur.

Bölgede barış, hayali baÅŸkent ilanları ile tesis edilemez. Bunun için her iki tarafta da insan hakları ihlallerinin, ÅŸiddetin ve sivillere yönelik saldırıların sona ermesi gerekmektedir.

Bölgedeki hak ihlallerini ve 50 yıllık iÅŸgalle uluslararası hukukun ayaklar altına alınmasın görmezden gelmek, barışa ancak engel olacaktır. Olması gereken, uluslararası hukuku, evrensel deÄŸerleri ve saÄŸduyuyu güçlendirmek ve iki devletli çözüm modelinin destekçisi olmaktır.

Bizler, uluslararası hukuka saygı duyan herkesi, ayrımcılığa ve hak ihlallerine karşı çıkıp, bütündinlerin kutsal saydığı Kudüs ÅŸehrine sahip çıkmaya ve Trump’un kararının geçersizliÄŸini haykırmaya çağırıyoruz. Sadece Müslümanlar için deÄŸil, Hristiyanlar ve Yahudilerin de kutsal beldesi olan Kudüs, siyasi hesapların dışında bırakılmalıdır.

Bu hatalı karar da dâhil olmak üzere, bölgede barışa sekte vurabilecek her türlü eylem ve provokatif söylemlerden uzakta; barışa, insan onuruna, temel haklara sahip çıkan, uluslararası hukuka destek olan tüm aktörlerle dayanışmamızı ilan ediyoruz. Bu saÄŸduyuya sahip olup söz konusu karara tepki gösteren ve uluslararası hukuka vurgu yapan tüm devlet yöneticilerinin, siyasilerin, sivil toplum kuruluÅŸlarının ve kanaat önderlerinin açıklamalarını takdirle karşılıyor ve bu hassasiyetlerinin devamını temenni ediyoruz.

İlgili Etiketler :

Ilgili Haberler