BELÇİKA

CHP’nin ilk yurtdışı mitingi Brüksel’de düzenlendi

Email :

CHP Avrupa’ya seslendi
CHP’nin ilk yurtdışı mitingi Brüksel’de düzenlendi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” temalı miting serisinin ilk yurtdışı buluÅŸmasını Belçika’nın baÅŸkenti Brüksel’de gerçekleÅŸtirdi.

CHP Genel BaÅŸkanı Özgür Özel’in katıldığı mitingde, Avrupa’daki sosyalist ve yeÅŸiller partilerinden çok sayıda temsilci yer aldı. Etkinlik, Atatürk için saygı duruÅŸu ve İstiklal Marşı ile baÅŸladı. Ardından, farklı ülkelerden belediye baÅŸkanlarının mesajları okundu. Miting, CHP’nin sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlandı. Ä°mamoÄŸlu’na Avrupa’dan destek Brüksel Belediye BaÅŸkanı Philippe Close, video mesajında “Seninleyiz Ekrem” ifadelerini kullanırken, Avrupa YeÅŸiller Partisi EÅŸ BaÅŸkanı Vula Tsetsi demokrasi ve özgürlük vurgusu yaptı.

Avrupa Sosyalist Partisi Genel Sekreteri Giacomo Filibeck ise, “CHP, yasaların üstünlüÄŸü ve demokrasi için en önemli sembole sahip. O sembol ÅŸu anda hapiste,” dedi. Mitingde ayrıca Ekrem İmamoÄŸlu’nun Silivri Cezaevi’nden gönderdiÄŸi mektup da okundu. İmamoÄŸlu, Avrupa’daki yurttaÅŸlara “Bu zor dönemde hepimizin yüreÄŸinde üç kelime var: demokrasi, adalet ve cesaret” sözleriyle seslendi.

CHP Lideri Özgür Özel, konuÅŸmasında gurbetçilere teÅŸekkür ederek, “Avrupa’daki Türkler, ülkesini unutan insanlar deÄŸil; Türkiye’nin geleceÄŸi için sözü olan kahramanlardır,” dedi. Özel, 207 gündür tutuklu olan Ekrem İmamoÄŸlu, Zeydan Karalar ve diÄŸer belediye baÅŸkanlarına destek çaÄŸrısında bulundu.

19 Mart’tan bu yana Türkiye genelinde 60 eylem yaptıklarını hatırlatan Özel, “Bizim yaptığımız miting deÄŸil, bir direniÅŸ eylemidir,” ifadelerini kullandı. CHP lideri konuÅŸmasında Avrupa’daki bazı siyasetçileri, “ErdoÄŸan’la çıkar iliÅŸkisi kurup Türkiye’deki demokrasi ihlallerine sessiz kalmakla” eleÅŸtirdi.

Eurofighter ve nadir elementler tartışması Özel, Türkiye’nin nadir toprak elementleri rezervlerinin ABD ile yapılan görüÅŸmelerde gündeme gelmesini eleÅŸtirirken, “Bu ülkenin gelecekteki en büyük zenginliÄŸi pazarlık masasında olmamalı,” dedi. Ayrıca Almanya’nın Eurofighter savaÅŸ uçakları satışına koyduÄŸu blokajın, CHP’nin diplomatik giriÅŸimleriyle kaldırıldığını söyledi. “Biz hukuksuzlukla mücadele ederken bile ülke çıkarını savunduk,” dedi.Avrupalı siyasilerden yoÄŸun katılım. Mitinge Avrupa Parlamentosu üyesi ve eski Belçika BaÅŸbakanı Elio Di Rupo, Avrupa Sosyalist Partileri Genel Sekreteri Giacomo Filibeck, Avrupa YeÅŸiller Partisi EÅŸ BaÅŸkanı Vula Tsetsi ve Belçika Sosyalist Partisi liderleri Paul Magnette ile Conner Rousseau katıldı.

 

“TÜRKİYE’DEKİ TÜM SİYASİ TUTSAKLARA, DÜÅžÜNCESİNDEN DOLAYI İÇERİDE OLAN KİM VARSA ONA SAHİP ÇIKMAYA GELDİK”

“DARBEYE UÄžRAYAN KENDİSİ OLUNCA DÜNYADAN DAYANIÅžMA BEKLİYOR, DARBEYİ KENDİSİ YAPINCA ‘SUSUN’ DİYOR; SUSMAYACAÄžIZ”

“BİR TARAFTA TÜRKİYE’NİN NADİR ELEMENTLERİNİ TRUMP’A PEÅžKEÅž ÇEKENLER, BİR TARAFTA KENDİ CANINDAN GEÇİP ÜLKENİN MENFAATİNİ DÜÅžÜNENLER VAR”

“YALNIZLAÅžTIRILMIÅž BİR ÜLKE HALİNE GETİRMEK İSTEYENLERE İNAT, TÜRKİYE’NİN MODERN AVRUPA’NIN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLMASI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

“OMUZ OMUZA, KOL KOLA VERİP SANDIÄžA KOÅžACAÄžIZ; BU DERTLERİ BİTİRECEK, ATATÜRK’ÜN PARTİSİ’Nİ İKTİDAR YAPACAÄžIZ”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel BaÅŸkanı Özgür Özel, Belçika’nın baÅŸkenti Brüksel’de, Place Jean Rey Meydanı’nda, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingine katıldı. Burada konuÅŸan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “‘Memleket isterim; gök mavi, dal yeÅŸil, tarla sarı olsun. KuÅŸların, çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim; ne baÅŸta dert, ne gönülde hasret olsun. KardeÅŸ kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim; ne zengin - fakir, ne sen - ben farkı olsun. Kış günü herkesin evi - barkı olsun. Memleket isterim; yaÅŸamak, sevmek gibi gönülden olsun. Olursa bir ÅŸikayet ölümden olsun.’ Hepiniz hoÅŸ geldiniz. Belçika’dan, Hollanda’dan, Almanya’dan, Fransa’dan, Avrupa’nın dört bir yanından gelerek ülkesine, demokrasiye, adalete, seçilmiÅŸlere ve seçtiÄŸine sahip çıkan, CumhurbaÅŸkanı adayının ve geleceÄŸin iktidarının arkasında duran deÄŸerli demokratlar, hepiniz hoÅŸ geldiniz” dedi. Özel, ÅŸunları söyledi:

 

 

“AVRUPA’DAKİ TÜRKLERİN ÜLKESİ İÇİN SÖYLEYECEK SÖZÜ VAR”

“Bugün Brüksel meydanındayız. Hava, Türkiye’den biraz daha soÄŸuk, sonbahar serinliÄŸi var. Ama bugün bu kalabalık hem bizim hem de Türkiye’deki milyonların yüreÄŸini ısıtıyor. Ayaklarınıza saÄŸlık, emeklerinize saÄŸlık, yüreklerinize saÄŸlık. Bugün bu meydan bize ve Türkiye’ye çok ÅŸey söylüyor. Birilerinin dediÄŸi, küçümsediÄŸi gibi Avrupa’daki Türkler ülkesinin sorunlarına uzak, ülkesinin dertlerine kulak tıkayan, yılda bir kez gelip tatilini yapan giden, ülkesini düÅŸünmeyen insanlar deÄŸil; aksine Türkiye için, ülkenin geleceÄŸi ve yarınları için söyleyecek sözü olan kahramanlardır. Hepiniz hoÅŸ geldiniz. Hepinizi çok seviyoruz. 19 Mart’ın ardından İstanbul’da ve Türkiye’de tam 60 kez bir araya geldik. Önce miting yapıyoruz sandılar. ‘Toplanırlar, dağılırlar’ dediler. ‘Uzun sürmez’ dediler. ‘Yaz gelince ne yapacaklar?’ dediler. Ama her çarÅŸamba akÅŸamı İstanbul’da bir meydanda yüz binleri, her hafta sonu Türkiye’nin güzel bir ilinde, doÄŸusunda - batısında, kuzeyinde - güneyinde çoÄŸunlukla da bir zamanlar, ‘AK Parti’nin kalesi’ denilen yerlerde o ÅŸehrin en tarihi, en büyük mitinglerini yaptık. Çünkü yaptığımız ÅŸey bir miting deÄŸil; bir eylemdi, bir karşı çıkıştı, bir karşı koyuÅŸtu. İşte o yüzden 61’inci eylemimizde Brüksel’de sizlerleyiz. HoÅŸ geldiniz, ÅŸeref verdiniz. Buraya eylem yapmaya, sesimizi duyurmaya, dayanışmaya, sizlerden güç almaya, sizlere umut vermeye geldik. Buraya gelmeden önce Türkiye’de iktidar sahipleri her zamanki kolaycılıkla ‘Yurtdışına mı gideceksiniz, Türkiye’yi mi ÅŸikayet edeceksiniz?’ diye bir safsataya sarılmaya baÅŸladılar. Birisi birine gammazlanacak, ÅŸikayet edilecekse karşı tarafın düÅŸman olması lazım, hasım olması lazım. Biz buraya dertleÅŸmeye, konuÅŸmaya, güç almaya, güç vermeye, dosta geldik; dosta, sizlere sarılmaya geldik.”

“AKLINIZI BAÅžINIZA ALIN, MANSUR YAVAÅž YALNIZ DEĞİLDİR”

“Suçsuz yere 207 gündür hapiste bulunan CumhurbaÅŸkanı adayımız Ekrem İmamoÄŸlu’na, Adana gibi baÅŸkan Zeytan Karalar’a, Toroslar’ın yiÄŸit evladı Muhittin Böcek’e, onların da içinde olduÄŸu 16 belediye baÅŸkanımıza, yüzlerce siyasetçiye, bürokrata, Türkiye’deki tüm siyasi tutsaklara, Selahattin DemirtaÅŸ’a, Figen YüksekdaÄŸ’a, fikrinden ve düÅŸüncesinden dolayı içeride kim varsa ona sahip çıkmaya geldik. DiÄŸer yandan ‘Birinden kurtuldum, sıra ötekine gelsin’ diye Mansur BaÅŸkan’ı hedefine almaya çalışanlara ‘Aklınızı başınıza alın, Mansur YavaÅŸ yalnız deÄŸildir’ demeye geldik. Bugün burada sadece Türkiye’den dostlarımız yok. Bugün Avrupalı kardeÅŸ partilerimizden çok sayıda temsilci burada. Sosyalist Enternasyonal’den, Avrupa Sosyalist Partisi’nden, YeÅŸiller’den çok deÄŸerli dostlarımız, Avrupa Parlamentosu’ndan çok deÄŸerli temsilciler burada. Mikrofonda gösterdikleri dostlukla, Türkiye’ye sahip çıkarak, ‘Türkiye’yi seviyoruz’ diyerek, dostumuz olduklarını dosta da dost olmayana da haykıran Dario Nardella’ya, Giacomo Filibeck ve Vula Tsetsi’ye yürekten teÅŸekkür ediyoruz. HoÅŸ geldiler, ÅŸeref verdiler. Tüm milletvekillerine, ev sahipliÄŸi yapan Brüksel belediye baÅŸkanına, burada baÅŸkan yardımcısı ile temsil edilen, ÅŸehir dışından mesajını buraya ileten Roma’nın, Amsterdam’ın, Barselona’nın, BudapeÅŸte’nin deÄŸerli belediye baÅŸkanlarına, kardeÅŸimiz Selanik belediye BaÅŸkanına, Timisoara, Köln, Frankfurt, Utrecht belediye baÅŸkanlarına bu meydana verdikleri destek ve bize gösterdikleri ev sahipliÄŸi için yürekten teÅŸekkür ediyoruz. İyi ki varlar, iyi ki bizimle birlikteler.”

“SURİYE’DEKİ HESAPLAR İÇİN DARBEYE SUSANLARI GÖRÜYORUZ”

“DiÄŸer yandan ErdoÄŸan ile bir - al ver iliÅŸkisi içinde oldukları için, Türkiye’deki demokrasiye karşı, kurulan kumpasa karşı susanlar var, sessiz kalanlar var. ‘Türkiye sığınmacılara baksın, ileri karakolumuz olsun’ diyenler var. İşte bugün buradaki bütün demokratların varlığını bildiÄŸimiz gibi bir takım çıkar hesaplarıyla, Türkiye’nin karşısındaki planları da suspus olanları da tarih önünde kaydediyoruz. Kimse bundan endiÅŸe etmesin. Avrupa’daki bütün kardeÅŸ partileri saygı ile selamlıyorum. Hiçbirini ayırmadan, hepsini saygı ile selamlıyorum. İngiltere İşçi Partisi’nin kıymetli üyelerine, yürekli mücadele insanlarına yönetim anlayışından bağımsız olarak saygılar sunuyorum, onları da seviyoruz. Irak’ın iÅŸgaline, Amerika ile birlikte ‘Nükleer silah var’ diyerek susanları nasıl tarih bugün utandırıyorsa, bugün de Amerika ile birlikte Suriye’deki hesaplar için Türkiye’deki darbeye susanları görüyoruz, not ediyoruz. AK Parti iktidarı siyasete iÅŸine geldiÄŸi gibi kural koymaya çalışıyor. ‘Türkiye’de ne olursa olur. Ben yaparım, orada kalır’ diyor. ‘Sen çıkarsan, dışarıda konuÅŸursan, ben seni beni ÅŸikayet ediyorsun diye ÅŸikayet ederim’ diyor. O iÅŸ o kadar kolay deÄŸil. Nerede bu yoÄŸurdun bolluÄŸu? ErdoÄŸan’a sevap olan baÅŸkasına neden günah olsun? Ona helal olan baÅŸkasına niye haram olsun? Türkiye’de öÄŸrencilerin baÅŸörtüsü sorunu vardı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde geldiniz, davayı açtınız. O günlerde bir hak mücadelesiydi, ben de karşınızda olmadım. Ama o gün gelip Türkiye hakkında dava açarken bu ÅŸikayet deÄŸil. AK Parti’ye kapatma davası açılmış. Dört kiÅŸilik heyet yapmış, dünya baÅŸkentlerini geziyor. Bu ÅŸikayet deÄŸil. 15 Temmuz darbesi olmuÅŸ, kapımızı çalıyor. ‘Avrupa sizi tanır, dünya bizden iyi bilir. Birlikte anlatalım bu darbeyi, dünyaya ÅŸikayet edelim’ diyor. Darbeye uÄŸrayan kendisi olunca dünyadan dayanışma bekliyor. Darbeyi kendi yapınca ‘Bunu dünyaya anlatmayın’ diyor. Vallahi da anlatacağım, billahi de anlatacağım. Bir adım geri durmayacağım. Haksızlığı yapan kendisi olunca ‘Susun’ diyor. Susmayacağız ve konuÅŸacağız.”

“ERDOÄžAN YANLIÅž YOLDADIR, TÜRKİYE’NİN MENFAATİNİN KARÅžISINDADIR”

“Esas sorun nedir biliyor musunuz deÄŸerli yol arkadaÅŸlarım? Sorun Brüksel’de; Avrupa’nın kalbinde, baÅŸkentinde bunları konuÅŸmak deÄŸil. Avrupa’nın baÅŸkentinde, 60 sene önce tam üyesi olmak istediÄŸimiz Avrupa BirliÄŸi’nin baÅŸkentinde, kurucusu olduÄŸumuz Avrupa Konseyi’nin varlığında, Türkiye’de yaptığınız iÅŸlerin Brüksel’de söylenmesinden utanıyorsanız, utanılacak iÅŸler yapıyorsanız, esas sorun buradadır. Ben küçücük bir çocukken bir kusur iÅŸlediÄŸimde, anneannem Selanik doÄŸumlu Sadriye Hanım beni karşısına alırdı, iki omzumdan tutardı. Ben utanır, yüzümü kapardım. Bana derdi ki ‘Åžuna bak. Yapmaya utanmıyor, bakmaya utanıyor gözüme’ derdi. ErdoÄŸan’a buradan söylüyorum. ‘Avrupa’nın parçasıyız’ diyeceksen, Avrupa BirliÄŸi’ni hedefleyeceksen, ne yapacaksın, yapıyorsan da dönüp Avrupa’nın gözünün içine bakacaksın. Ben öyle yapıyorum kardeÅŸim. Bakamayacağın iÅŸi yapmayacaksın. Yaptıysan da gözünü kimseden kaçıramazsın. Esas sorun, bu kadar sorunlu iÅŸleri yapmaktır. Bunu hepimiz biliyoruz. Biz içeride de dışarıda da Türkiye’nin menfaatlerini savunmaktan geri durmayız. Türkiye’nin ana muhalefet partisiyiz. Yurtdışına çıktığımızda Türkiye’nin partisiyiz. Ama karşımızdaki iktidar sadece kendi menfaatlerini koruyan ve kollayan, kendi çıkarı için Türkiye’nin çıkarlarını bir kenara bırakabilen, bu yüzden de her türlü müzakereyi kendi iktidarını sürdürmek üzerinden yapan bir iktidardır. Soruyorum: Bu darbe sürecinin milletimize bir faydası var mı? Türkiye’nin demokrasiden kopmasının milletimize bir faydası var mı? Bu yapılanların Türkiye - Avrupa iliÅŸkilerine bir faydası var mı? Ekonomiye faydası var mı? İşsizliÄŸe faydası var mı? Memlekete faydası var mı? Hiçbiri yoksa demek ki ErdoÄŸan yanlış yoldadır, Türkiye’nin menfaatinin karşısındadır, kendi iktidarı için pazarlık halindedir. Türkiye’nin tarafında olan, Türkiye’nin zenginleÅŸmesini, gençlerinin iÅŸ bulmasını isteyen, Türkiye’nin tarafında olan parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. KurulduÄŸu gün gibi Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin birinci partisidir.”

“TRUMP’LA HERÅžEYİ PAZARLIK KONUSU YAPTI”

“Türkiye’nin çıkarına deÄŸil de kendi çıkarlarına çalışan, her ÅŸey bir yana yandaşının çıkarına çalışan, sadece zenginlere çalışan AK Parti iktidarı artık Trump’a çalışmaya baÅŸladı. Ülkede bulamadığı meÅŸruiyeti, Avrupa ve dünyada bulamadığı meÅŸruiyeti Beyaz Saray’ın kapılarında, Oval Ofislerde arar oldu. Artık milletin desteÄŸini kaybetti. Milletin yitirdiÄŸi desteÄŸine karşı Trump’a güveniyor. Ülkenin her ÅŸeyini pazarlık konusu yaptı. 300 tane Boeing uçağı da masada, Türkiye’nin pahalıya yakacak gaz alması da masada, maalesef gelecekteki en büyük zenginliÄŸimiz… Dünyada beÅŸinci sıradayız, nadir elementlerimiz de Trump ile pazarlık masasında. Oysa ülkeyi kuran parti olarak en zor günümüzde, CumhurbaÅŸkanı adayımız, İstanbul Belediye BaÅŸkanı tutuklanmış iken ve en zor günlerde Avrupa’nın, dünyanın desteÄŸi bekleniyorken, Almanya hükümeti Eurofighterları Türkiye’ye vermekten vazgeçti, blokaj koydu. Onlar olsa, AK Parti olsa, maÄŸdur olan kendisi olsa buna çok memnun olur. ‘Aman vermeyin’ der, ‘Süründürün bunları. Önce biz kurtulalım, sonra Eurofighter gelsin’ der. Biz ne yaptık? Ekrem İmamoÄŸlu yattığı hapishaneden, hücreden mesaj yazdı. Ben Åžansölye yardımcısıyla, savunma bakanıyla görüÅŸtüm. Almanya hükümetine bizzat mesaj ilettik. ‘Bizim yaÅŸadığımız hukuksuzluk ayrı, Türkiye’nin savunma kaygıları ayrı. Eurofighter’ı Türkiye’ye mutlaka verin’ dedik. Almanya blokajı kaldırdı ve Türkiye Eurofighter alma noktasına geldi. Bir tarafta Türkiye’nin nadir elementlerini Trump’a peÅŸkeÅŸ çekenler, bir tarafta kendi canından geçip ülkenin menfaatini düÅŸünenler… Biz olduÄŸumuz yerde dimdik duruyoruz.”

“SANDIK GİDERSE FELAKET OLUR, EN İYİ BİLEN SİZSİNİZ”

“Biz Türkiye ittifakıyız, Türkiye’nin çıkarlarını savunuyoruz. Burada, bu meydanda sadece sosyal demokratlar yok. Allah eksikliklerini göstermesin; muhafazakar demokratlar, milliyetçi demokratlar, Kürt demokratlar, liberal demokratlar, omuz omuzalar. Çünkü demokratlar bilir ki demokrasi varsa her sorun halledilir. Demokrasi giderse, sandık giderse her ÅŸey felaket olur. Bunu en iyi bilenler sizlersiniz. Batı sadece bir yön deÄŸildir, bir anlayış meselesidir. Batıya gidildikçe saraylar gider… Tarihi saraylar vardır ancak ülke daha mütevazı mekanlardan yönetilir. Konvoylar kısalır, arabalar mütevazılaşır. Liderler denetim altındadır, mütevazıdır ancak halk zengindir. Oysa bundan uzaklaşınca, otoriterlik artınca, saraylar baÅŸlar. bin odalı saraylar, uzun konvoylar, dünyanın en pahalı makam araçları, uçak filoları… İtibar çoktur, ancak halk fakirdir. Åžimdi ErdoÄŸan ve biz iki farklı akımı temsil ediyoruz. Bir yanda uzun konvoyları, bin 500 odalı sarayları, tasarruf etmediÄŸi itibarı ve yoksulluk vaat ettiÄŸi halkıyla ErdoÄŸan. Bir tarafta onun uçan sarayına, en pahalı limuzin Mercedes’lerine deÄŸil, ülkenin demokrasisine talip olan bizler varız. And olsun ki biz kazanacağız.”

“İCAZETLE DEĞİL, GAZİ’NİN PARTİSİNİN VERDİĞİ CESARETLE…”

“Buradan bütün Türkiye’ye, Brüksel’den Afyon’a, EmirdaÄŸ’a selam olsun. Bütün Türkiye’ye selam olsun. Biz muhalefetteyiz ancak güçlü, demokratik, zengin bir ülke için çalışıyoruz, mücadele ediyoruz. Muhalefetteyken bile yurtdışındaki tüm temaslarımızda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, Filistin’in, Azerbaycan’ın çıkarlarını savunuyoruz. Bunu kimseden çekinmeden cesaretle yapıyoruz. Biz bunu icazetle deÄŸil, Gazi Mustafa Kemal’in partisinde olmanın verdiÄŸi cesaretle yapıyoruz. Siz çok yakından yaşıyorsunuz ki Avrupa’dan bakınca Türkiye’de olanı, biteni anlamak çok kolay deÄŸil. Türkiye’de 23 yıllık bir AK Parti iktidarı var. 23 yıl sonra ilk kez seçim kaybetti. Biz 47 yıl aradan sonra ilk kez birinci parti olduk. Seçimde yüzde 38 oy aldık, belediyelerin yüzde 65’ini kazandık. Bugüne kadar ‘demokrasi’ diyen, demokrasiden dem vuran ErdoÄŸan, demokrasi treninden o istasyonda indi. O günden bugüne artık sandıktan deÄŸil, baÅŸka yerlerden medet umduÄŸu için Türkiye’de demokrasiyi askıya almaya çalışıyor. Halkın tercihine saygı duymadı. Önce belediye baÅŸkanlarımızı bakanlarına ‘Bunları silkeleyin’ diyerek, gelen paraları keserek, geçmiÅŸten birikmiÅŸleri CHP’li belediyelerden bir seferde tahsil ederek hizmeti aksatmaya çalıştı. Baktı bu yeterli olmuyor, bu sefer CumhurbaÅŸkanı adayımızın diplomasını 31 yıl sonra iptal etti.”

“KENDİNİ YENECEK BİRİNİN ADAYLIÄžINA ENGEL OLMAK İSTİYOR”

“Bu diploma 31 yıldır Türkiye’de her konuda kullanılmış, hiç sıkıntı yok. 25 sınıf arkadaşından bir tanesi Türkiye’nin en önemli iÅŸletme fakültesinin dekanı, sıkıntı yok. Ne zaman ki Ekrem İmamoÄŸlu CumhurbaÅŸkanı adayı, diplomayı iptal ediyor ki karşısına rakip aday olamasın. Diplomayı veren fakülte dahi iptal etmiyor. Yetkisiz bir kuruldan diplomayı iptal ettiriyorlar. Bunun Almancaya tercümesi yok. İngilizceye, Fransızcaya tercümesi yok. Bunu uzun anlatmak lazım, iyi anlatmak lazım. ‘Ekrem Bey’in tek suçu ErdoÄŸan’ı yenmektir, o yüzden diploması iptal edilmiÅŸtir’ diye anlatmak lazım. DeÄŸerli dostlar, bu diploma iÅŸi yetmediÄŸi gibi bundan 206 gün önce ‘Bir ay içinde bütün kanıtlar çıkacak’ dedikleri, ancak yedi aydır tek bir kanıt ortaya koyamadıkları bir iftirayla arkadaÅŸlarımızı hapse attılar, orada tutuyorlar. Sonra da dönüp Türkiye’ye ve dünyaya ‘Ya bu bir yolsuzluk konusu’ diyerek bir algı operasyonu yapıyorlar. Öncelikle 210 gündür, yedi aydır tek bir kanıt olmadığı gibi önceden söyledikleri her ÅŸeyin kendi içinde çürüdüÄŸünü, yalanlandığını ve bizim yedi aydır artık iddianameyi beklediÄŸimizi iyi hatırlatmak, iyice anlatmak gerekiyor. Ayrıca Recep Tayyip ErdoÄŸan İstanbul Belediye BaÅŸkanıyken rüÅŸvetle, irtikapla, ihaleye fesat karıştırmakla, terör örgütlerine destek vermekle suçlandı, yargılandı. Ancak bir gün evine polis gelmedi. Bir gün tutuklu yargılanmadı. Bir gün deÄŸil, cezası mahkemede görüldüÄŸünde kesinleÅŸene kadar kimse kendisine karışmadı. Ancak ErdoÄŸan kendine yapılmayanı, sabah altıda eve polis yollayarak, seçilmiÅŸ belediye baÅŸkanını tutuklayıp cezaevine koyarak, yedi aydır iddianame çıkarmayıp onu millete hizmetten alıkoyarak ve ÅŸimdi de anlaşılıyor ki; her türlü kumpası çevirip bu yargılama sürecini geciktirerek, kendisini yenecek birisinin adaylığına engel olmak istiyor.”

“BU KAVGA, PARTİLER ARASINDA DEĞİL SINIFLAR ARASINDADIR”

“Ancak yapmaya çalıştığı mesele, sadece Ekrem BaÅŸkan’a, partisine kötülük deÄŸil. Bu Brüksel’de dolaÅŸan milletvekillerimiz bakıyorlar, Belçika’da asgari ücret Türkiye’nin 4,2 katı. En düÅŸük emekli maaşı Türkiye’nin 4,7 katı. Türkiye’de bir asgari ücret 30 kilo kıyma alırken, Belçika’da asgari ücret 128 kilo kıyma alabiliyor. Biz Ekrem BaÅŸkan, ben, Mansur BaÅŸkan, Cumhuriyet Halk Partisi, ErdoÄŸan’ın lüks arabalarına, uçaklarına, sarayına deÄŸil; Türkiye’deki emekçinin kursağından geçecek lokmayı artırmaya, asgari ücreti artırmaya, emekli maaşını artırmaya, yoksulluÄŸu yönetmeye deÄŸil; yok etmeye and içtiÄŸimiz için, ona talip olduÄŸumuz için bu saldırı altındayız. Dünyanın bu düzeninden memnun olanlar ErdoÄŸan’ı istiyor. Zengin daha zengin olsun fakirler sürünsün isteyenler ErdoÄŸan’ı istiyor. Bu milletin eÅŸitliÄŸini isteyenler, kardeÅŸliÄŸini isteyenler, ‘Hep birlikte kazanalım, hakça, eÅŸitçe paylaÅŸalım’ diyenler, sosyal adalet isteyenler Ekrem İmamoÄŸlu’nu istiyor, Cumhuriyet Halk Partisi’ni istiyor. Bu kavga, zengin ve fakir arasındadır. Bu kavga, zulmedenle zulüm gören arasındadır. Bu kavga, partiler arasında deÄŸil, sınıflar arasındadır. Ezilenden yana olanları, vicdanı olanları, bu mücadelede İmamoÄŸlu’na ve CHP’ye sahip çıkmaya davet ediyorum.”

“CHP İKTİDARINDA AVRUPA BİRLİĞİ’NDE BULUÅžACAÄžIZ”

“Bundan tam 64 yıl önceydi. Sirkeci Garı’ndan kalkan bir tren Almanya’ya geldi. O günden beri o trendekilere ‘gurbetçiler’ dendi. Buralara geldiniz, ekmeÄŸinizin peÅŸine koÅŸtunuz. Önce karnınızı doyurdunuz, sonra Almanya’ya, Avrupa’ya güç verdiniz, ÅŸimdi oranın ayrılmaz bir parçası oldunuz. İkinci - üçüncü kuÅŸakla birlikte artık gurbetçilerden deÄŸil, dedeleri gibi gururumuz olan gençlerden, pırıl pırıl bir nesilden bahsediyoruz. Siz birilerinin küçük gördüÄŸü gibi, uzak durduÄŸu gibi deÄŸil; bu ülkenin Avrupa’daki pırlanta gibi temsilcilerisiniz, hepimizin umudu sizdedir. Avrupa’daki gençlerimizdedir. Hepinizi çok seviyoruz. Siz siyasete uzak durursanız, Avrupa’daki gençler siyasete uzak dururlarsa, Türkiye’de konserleri iptal edenler, sanatçıları sabahleyin evinden altıda alıp sözde uyuÅŸturucu kontrolü diye onları toplum önünde küçük düÅŸürenler, gençlerin arzu ettikleri gibi bir ülke yerine, Türkiye’yi bir OrtadoÄŸu ülkesine çevirenlerin iÅŸine geliyor. Buradan hem buradaki çok deÄŸerli Türk toplumuna, özellikle gençlere çaÄŸrıda bulunuyorum. Lütfen siyasetten uzak durmayın. Sandıktan uzak durmayın. Türkiye’nin geçmiÅŸte benim iki amcamın da bindiÄŸi Sirkeci’den kalkan o tren gurbetçileri taşıyordu. Åžimdi biz o gurbetçilerin torunlarıyla hasreti bitireceÄŸiz. Andolsun ki CHP iktidarında Avrupa BirliÄŸi’nde buluÅŸacağız, sınırları

İlgili Etiketler :

Ilgili Haberler