TÜRK Cumhuriyetleri

Kerkük Kalesi’nde Türk Mirasının Bir Şaheseri: Gök Kümbet

Email :

Kerkük, asırlardan beri Irak Türklerinin bu coÄŸrafyada ÅŸekillenmiÅŸ Türk kültürünün merkezidir. Bir ÅŸehrin aidiyeti ve kimliÄŸi, o ÅŸehrin tarihi mimari eserleri, sosyal ve kültürel yapısıyla da yakından ilgilidir. Bir millet için “tarihi eser” sahibi olmak, her ÅŸeyden evvel bir “tarihe” sahip olmayı gerektirir. Bu topraklardaki Irak Türklerinin geçmiÅŸi bin yılı aşıyor. Yani en azından bin yıllık bir tarihten söz ediyoruz. Bin yılı aÅŸkın geçmiÅŸin tarih olabilmesi, tarih bilincine sahip olmayı ve bu süre içinde inÅŸa edilen medeniyet ve tarihi eserlere sahip çıkmayı, o medeniyeti ve tarihi eserleri yaÅŸatmayı gerektirir.

Kerkük ÅŸehrinin simgesi olan Kerkük Kalesi ve Kerkük’ün her köÅŸesinde sizi Türktarihi eserler karşılar. Gök Kümbet, Uryan Camii, Hasan Pakiz Camii, Seyit Necip Tekkesi, Fuzuli Mescidi, Kilciler Pazarı, Nakışlı Minare ve Camisi, Kerkük Redif Kışlası, Kapalı Çarşı (Kayseri), Altunköprü, Kırdar Hanı ve Çarşısı, Kerkük Kale Hanı, Kerkük (Aziziye) Kışlası, Mecidiye Sarayı, Sultan Sakı Yatırı, Dakuk Ulu Camii Minaresi, Hristiyan kilisesi iken, çeÅŸitli düzenlemelerden sonra camiye çevrilen UluCamii, Yahudi tapınağından yüzyıllar önce'devÅŸirilen' ve Türkmenlerce kutsal sayılan Danyal Peygamber Camii ve Minaresi, 16 gözlü TaÅŸköprü gibi 60’tan fazla Türk tarihi eserine Kerkük’ün her noktasında rastlamak mümkün. Kerkük’ün her köÅŸesi tarih ve medeniyet kokuyor..

Kerkük’te yaÅŸayan Türkmenlerin dışındaki milletlerin buna benzer acaba kaç tane tarihi eseri vardır? Åžehrin temellerini oluÅŸturan bu eserler, Türklerin Kerkük’te ne kadar izler bıraktığını gözler önüne seren misallerinden sadece bazılarıdır. Mimari eserlerin yanında edebi eserler ve sanatçılara da bakacak olursak, Kerkük’ün münevver kesimini Türkmenlerin çoÄŸunlukta olduÄŸu bir grubun oluÅŸturduÄŸu görülür.

Yani Kerkük özüyle de sözüyle de Türkçe’dir. Bütün bunların yanında ÅŸehirdeki mahalle ve bölge isimlerinin de tamamının Türkçe olduÄŸunu belirtmek gerekir. Kerkük Türküleri bütün dünyada hangi dille icra ediliyor? Türkçe. Kimileri Kerkük bizim diyor! İyi de, Kerkük’te tarihi eser, medeniyet ve kültür mirasları nerede? Yok.

“Gök Kümbet 700 yıldan beri dimdik ayakta”

Kerkük kalesi’nin içinde Türk tarihi eserlerden biri olan Gök Kümbet, 1361 yılında Celayirliler döneminde (1340-1431), 820 metre kare alan ve 17 metre yüksekliÄŸinde yapılmıştır. Kalenin içinde günümüze kadar ayakta kalabilen Türk mirasının bir ÅŸaheseridir. Celayirliler dönemine ait Gök Kümbet’in dış duvarlarıyla karşı karşıya geldiÄŸimizde, üstündeki yazıttan da anlaşıldığı gibi kümbet 14. yüz yılda Selçuklu hanedanına mensup BuÄŸday Hatun için yaptırılmıştır. Türk çadırından ilham alınarak yapılan Gök Kümbet iki katlı, sekiz köÅŸelidir, kemer ve pencere süslemeleri yeÅŸil renk
ağırlıklı piÅŸmiÅŸ topraktandır, bu sebepten dolayı Türkmenler Gök kümbet’in yanında yeÅŸil kümbette derler.Türk eseri olan Gök Kümbet’in duvarları orijinal tuÄŸlaların farklı 
biçimlerde dizilmesiyle zengin bir yüzey dekorasyonu gösterir ve renkli Türk  çini motifleri ile süslüdür.

2009 yılında Gök Kümbet’in onarımı adı altında herkesin hatırası ve hafızasında olan sekizgen çatılı ÅŸaheser yapının doÄŸal özelliklerini deÄŸiÅŸtirerek (Tahrip edilerek) hiç ilgisi ve benzeri olmayan bir yapıya dönüÅŸtürülür. 700 yıllık Gök Kümbet’in sekizgen olan orijinal çatısı yıkılıp yerine Celayirlilerin hiçbir dönemine rastlanmayan ÅŸekilsiz bir yapı oluÅŸturulur. Yürütülen ilkel çalışmalar sırasında

Gök Kümbet’in gövdesini oluÅŸturan tuÄŸlalar ve duvarlarını süsleyen Türk çini motifleri kırılmış ve dökülmüÅŸtür.

Yapılan tahribatlar tüm açıklığıyla ortada durmaktadır. 700 yıllık Gök Kümbet eski hali olan sekizgen yapısı ile dururken ne oldu da bu mimari ÅŸaheserin yapısı deÄŸiÅŸtirildi (Tahrip edildi)? Onarım ne demektir? tamirat, tamir, bir yontunun, bir yapının bozulmuÅŸ yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme, yani onarım bir yapının ÅŸeklini deÄŸiÅŸtirmeden tamiridir. Ama gelin görün ki Gök Kümbet’e yapılan iÅŸlem onarım deÄŸil tahribattır. Yani herkesin gözü önünde Kerkük’te 700 yıllık Türk tarihi eserin yapısı deÄŸiÅŸtiriliyor ama ne yazık ki kimseden ses yok.

Çalışmalar ilkel yöntem ve iÅŸin ehli olmayan kiÅŸiler (Ameleler) tarafından yürütüldü.

Türk, Arap ve yabancı kaynaklara göre Gök Kümbet’in çatısı sekiz köÅŸeli olarak tarif edilmektedir. Bu yeni ve ÅŸekilsiz yapı Celayirlilerin hiçbir dönemine ait mimarı tarz bulunmamaktadır. Dünyanın neresinde görülmüÅŸtür 700 yıllık tarihi eser keyfi olarak kanun ve kurala uymadan yapısı deÄŸiÅŸtiriliyor. Amaç belli, Irak Türklerinin tarih, kültür, miras ve kimliÄŸini yok etmek istiyorlar.

“Kerkük Kalesi dozerlerle yerle bir edildi”

Türkmenlerin simgesi Kerkük Kalesi, en eski tarihi eserleri de surları içerisinde saklamaktadır. Saddam rejimi, 1990 yılında Kerkük Kalesinin tarihi eserlerini onarmak adı altında Kerkük Kalesi’ni yıkma ve tamamı Türkmen olan sakinlerini boÅŸaltma planını uygulamaya koyar. Kale, 1995 yılında Saddam Hüseyin'in talimatıyla zorlatamamen boÅŸaltılır ve 1997'den itibaren 2003'e kadar yüzlerce geleneksel Türk tarihi evleri ve eserleri dozerlerle yıkılır ve yerle bir edilir. Türkmenlerin evleri, tarihi eserleri, hatta mezar taÅŸları bile yerle bir edilir. Niyet, Kerkük’ün Türkmen özelliÄŸini ve izlerini
silmekti.

Türkmenlerin yüzyıllar boyunca yoÄŸunluklu olarak yaÅŸadıkları kalenin içi bugün dozerlerle yerle bir edilmiÅŸtir. Kalede sadece ayakta kalabilen tek tük yapı bulunuyor. Ancak dozerle yapılan ve uluslararası teamüle aykırı biçimde yapılan tarihi eser katliamına hiçbir uluslararası kuruluÅŸ ses çıkarmamıştı. Bu eserler Irak Türkmenlerinin mirasıdır bunları korumak için tüm gücümüzle mücadele etmeliyiz aksi takdirde tarihi eserlerimizi yok edecekler. Aslında bu tarihi eserler bölgede bu toprak sahiplerinin kimler olduÄŸunun bir ispatıdır. Tarihi eserlerin dili yoksa ama
kimlikleri vardır.

Yıktılar kalamızı
Sürdüler balamızı
Daha can boÄŸazdayken
Çektiler salamızı

Irak Türkmen Gazeteciler Cemiyeti Dış İliÅŸkiler Sorumlusu Dr. KürÅŸatÇavuÅŸoÄŸlu KAYNAK -Suphi SAATÇİ, KardaÅŸlık Dergisi Sayı:44 Ekim-Aralık 2009

İlgili Etiketler :