- "İsrail'in İran'a karşı tek taraflı baÅŸlattığı ve vahÅŸi bir ÅŸekilde sürdürülen saldırıların da karşılıklı olarak sona erdirilmesi ve bir an evvel bir nihai ateÅŸkesle bölgede sakinliÄŸin, sükunetin saÄŸlanması ÅŸarttır"
- "Artık silahın konuÅŸmadığı, terörün olmadığı, Türkiye'de ayrılıkçı fikirlerin gündeme gelmediÄŸi, getirilmediÄŸi, herkesin yasalar önünde eÅŸit olduÄŸu, herkesin yaratılıştan gelen haklarını kullanmakta eÅŸit olduÄŸu, insanların 'ya dinde kardeÅŸ ya yaratılışta eÅŸ' anlayışıyla birbirleriyle kardeÅŸçe yaÅŸadığı bir Türkiye'yi hep beraber inÅŸa edeceÄŸiz
KurtulmuÅŸ, NATO Parlamento BaÅŸkanları Zirvesi dolayısıyla bulunduÄŸu Belçika'nın baÅŸkenti Brüksel'de, "Türk Toplumu BuluÅŸması"na katıldı.
Dünyanın her yerinde Türkiye'nin millet varlığının içinde kendisini hisseden yüz milyonlarca insanın olduÄŸunun altını çizen KurtulmuÅŸ, Türkiye'nin gücünün sadece kendi yurttaÅŸlarından ibaret olmadığını, Türkiye'ye gönülden baÄŸlı olan bu insanların gücü ve duasının Türkiye'yi güçlendiren önemli hususlardan biri olduÄŸunu vurguladı.
Son yıllarda Batı dünyası baÅŸta olmak üzere, Türkiye'nin kurum ve kuruluÅŸlarının kurumsal kapasitesinin geliÅŸmekte olduÄŸunu görmenin bir kıvanç vesilesi olduÄŸunu ifade eden KurtulmuÅŸ, "Türkiye, bugün sahip olduÄŸu imkanların, gücün farkındadır. Millet varlığımız baÅŸta olmak üzere bu gücümüzü artırabilmek için her alanda büyük bir dayanışmayla iÅŸbirliÄŸi içinde yolumuza devam etmemiz gerekiyor." diye konuÅŸtu.
Türkiye gibi ülkelerin elindeki en önemli güçlerden birinin "yumuÅŸak güç" olduÄŸunu ifade eden KurtulmuÅŸ, "Güçlü olacağız, ekonomimiz güçlü olacak. Güçlü olacağız, askeriyemiz, savunma sanayimiz güçlü olacak ama en az onun kadar insanların zihninde, gönlünde olumlu bir algının, 'Bu insanlar, bu ülke, millet, bunlar haktan, hukuktan, adaletten yanadır; bunlar barıştan, huzurdan yanadır' diyerek insanların zihinlerinde ve gönüllerinde de birtakım olumlu algıların olması, gücün en önemli yansımalarından birisidir." ifadelerini kullandı.
KurtulmuÅŸ, Türkiye'ye düÅŸmanlık yapan bazı kısıtlı çevreler dışında dünyanın neresine gidilirse gidilsin, Türkiye'ye, Türk insanına karşı olumlu yaklaÅŸan çok geniÅŸ kitlelerin olduÄŸuna iÅŸaret ederek Afganistan ile ilgili bir hatırasını ÅŸöyle anlattı:
"Havaalanından dönüyoruz, son derece zor günler, Devlet BaÅŸkanlığı Sarayı'na bile havaalanından helikopterle gidilebilecek kadar güvenliÄŸin olmadığı günler. O günlerde bizim oradaki Türk misyonumuz, mesela MehmetçiÄŸimiz, insanlara gidiyor, eÄŸitim, saÄŸlık yardımı yapıyor, köylerde yollar açıyor, sular getiriyor... Komutanlardan birisi havaalanında bize bir ÅŸey anlattı, hepimizin gözleri yaÅŸardı. Komutan, 'Biz gittik, Afganistan'da Afgan kadınları, namahrem diye yabancı erkeklerin olduÄŸu yere girmiyor. Fakat o Afgan halkı, kadınlar, genç, yaÅŸlı, bizim Türk askeri oraya girdiÄŸi zaman kaçmıyor, ondan uzaklaÅŸmıyor. Türkler oraya, içeriye, odaya girdiÄŸi zaman dışarı çıkmıyor. Sonunda tercüman vasıtasıyla sordum; 'Siz erkeklerden namahrem diye kaçıyorsunuz da niye bizden kaçmıyorsunuz?' dedim. Bir Afgan kadını ÅŸu cevabı verdi: 'Türk askeri bizim için namahrem deÄŸildir.' Yani onu kardeÅŸi, abisi, babası gibi görüyor. Dünyada bu kadar büyük bir yumuÅŸak güce sahip olan bir baÅŸka ülke yoktur."
Bosna Hersek'in bağımsızlığını yeni kazandığı günlerden birinde Ayvaz Dede Åženlikleri'ne gittiklerini ve orada insanların ellerinde Bosna Hersek bayrakları ile Avrupa BirliÄŸi'nin verdiÄŸi bayrakların yanı sıra Türk bayraklarıyla bu ÅŸenlikleri kutladıklarını anlatan KurtulmuÅŸ, "Dünyanın hiçbir ülkesi bir tek BoÅŸnak'ın eline kendi bayrağını vererek Ayvaz Dede ÅženliÄŸi'ne gönderemez. Bu, bizim milletimizin büyük gücüdür. Bu gücün farkında olmamız lazım. Biz burada Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olarak varlığımızı koruyor ve güçlendiriyorken bunu hiç unutmayacağız. Bu miras, büyük bir mirastır. Bu miras, çoÄŸaltarak sonraki nesillere aktarmamız gereken bir mirastır. Türkler adaletin, hakkaniyetin, insanlığın, vicdanın, insafın sesidir ve bunu yayan bir millettir." deÄŸerlendirmesinde bulundu.
Kitlesel olarak çekim gücü yüksek olan coÄŸrafi bölgelere gelen insanların genellikle asimile olduklarını ancak Türk toplumunun asimile olmadığını, çok kuvvetli bir ÅŸekilde entegre olmayı baÅŸardığını söyleyen KurtulmuÅŸ, "Mühim olan burada yaÅŸamak deÄŸil, burada hangi ÅŸartlar içerisinde varlığımızı sürdürdüÄŸümüzdür." dedi.
KurtulmuÅŸ, bunun için de Türk toplumlarının çok güçlü olarak Avrupa'da varlığını sürdürmesi gerektiÄŸini belirtti. Belçika'da 300'ün üzerinde sivil toplum kuruluÅŸu bulunduÄŸunu aktaran KurtulmuÅŸ, "Sözümüzün kuvvetini, kuvvetli STK'larla artırmak mecburiyetindeyiz." diye konuÅŸtu.
Sivil toplum kuruluÅŸlarının küçük küçük derebeyliklerine dönüÅŸtürülmesinin önüne geçilmesi gerektiÄŸine dikkati çeken KurtulmuÅŸ, "Öyle olmalı ki her bir STK kendi alanında ana akım, diÄŸer bütün buradaki diÄŸer farklı kültürlere sahip olan toplum kesimleri içinde örnek olacak STK'lar haline gelebilmesi lazım." ifadesini kullandı.
Sadece bir alanda görüÅŸ, diploma sahibi olmanın ötesinde alanında yıldız öÄŸrenciler olacak Türk gençlerini yetiÅŸtirmek gerektiÄŸini belirten KurtulmuÅŸ, bunun için eÄŸitim alanına yapılan yardımların desteklenmesini istedi.
Belçika'da 130 civarında yerel siyasette olan Türk vatandaşının olduÄŸunu bildiren KurtulmuÅŸ, ÅŸunları söyledi:
"Güzel bir ÅŸey ama yetmez. Belçika'nın özellikle merkezi siyasetinde hem federal meclislerde hem de merkezi diÄŸer meclislerde var olacak arkadaÅŸlarımızın olması, buradaki Türk toplumunun duygu ve düÅŸüncelerini temsil eden, nitelikli ve gerçekten Türkiye ile gönül bağı olan kardeÅŸlerimizin siyasette etkin hale gelmesi lazım. Burada yaÅŸayan bazı arkadaÅŸlarımızın TBMM içinde var olması önemlidir. Åžu andaki parlamentonun içerisinde de bütün partilerden çok sayıda arkadaşımızın olduÄŸunu biliyorum. Ama bizim yurt dışındaki Türk toplumundan beklediÄŸimiz esas mesele buradaki yetiÅŸmiÅŸ gençlerimizin, insanımızın siyasette çok daha etkili, buradaki parlamentolarda çok daha güçlü bir ÅŸekilde temsil edilmesini saÄŸlamaktır."
- "Türkiye, o eski ne dediÄŸini bilmeyen, ne söylediÄŸine kendisi bile inanmayan Türkiye deÄŸildir"
Yurt dışında yaÅŸayan Türklerin, Türkiye ile gönül baÄŸlarını kopartmamasını isteyen KurtulmuÅŸ, Türkiye'nin yurt dışındaki temsilciliklerinin geçmiÅŸin aksine halkın içinde olduÄŸunu söyledi.
Dünyanın her yerinde Türkiye'nin kültürel diplomasi kurumlarının bulunduÄŸunu aktaran KurtulmuÅŸ, bu kurumların Türk vatandaÅŸlarının olduÄŸu yerlerde "harıl harıl" çalışmaları ve çabalarının Türkiye için bir iftihar tablosu olduÄŸunu dile getirdi.
Neredeyse dünyanın her yerinde Maarif Vakfı üzerinden, Yunus Emre Enstitüsü üzerinden hem Türkçeyi öÄŸrenenler hem de Türk kültürüne vakıf olmak için gayret edenlerin olduÄŸunu bildiren KurtulmuÅŸ, ÅŸunları kaydetti:
"Türkiye gerçekten o eski ne dediÄŸini bilmeyen hatta ne söylediÄŸine kendisi bile inanmayan Türkiye deÄŸildir. Türkiye artık hedefleri olan, perspektifi olan, geleceÄŸe doÄŸru nasıl hareket edeceÄŸini bilen ve bunu yaparken de hem kendi halkını, yurt içinde ve yurt dışında, hem de millet varlığını kendisi için en büyük kazanım olarak gören bir Türkiye. Bu istikamette yolumuza devam edeceÄŸiz."
Türkiye'nin zor bir coÄŸrafyada yer aldığını dile getiren KurtulmuÅŸ, böyle bir coÄŸrafyada Türkiye'nin güçlü ve ÅŸahsiyetli bir ülke olarak durmaktan baÅŸka ÅŸansı olmadığını vurguladı.
Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye'nin durduÄŸu noktaya deÄŸinen KurtulmuÅŸ, Ukrayna'nın toprak bütünlüÄŸünü ve egemenliÄŸini savunduklarını, ilhaka karşı olduklarını, bir an evvel adil ve kalıcı barışın kurulması için gayret sarf ettiklerini anlattı.
İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırımda kaç kiÅŸinin öldüÄŸünün istatistiÄŸinin bile tutulamadığına dikkati çeken KurtulmuÅŸ, on binlerce kilometre uzakta olanların "savaÅŸ oyunu oynar gibi" Orta DoÄŸu'yu karıştırmaya devam ettiÄŸini söyledi.
Uluslararası camiada koca lafların arkasına sığınan bir sürü adamın 'Bu insanlık suçudur.' diyerek ortaya çıkıp İsrail hükümetinin zulmüne ses çıkarmadığını dile getiren KurtulmuÅŸ, ÅŸöyle konuÅŸtu:
"Allah'a çok ÅŸükür hükümetler ne yaparsa yapsın artık dünyanın birçok yerinde halklar bu vahÅŸete 'dur' demeye baÅŸlamıştır. Geçen hafta pazar günü burada 150 bin kiÅŸiye yaklaÅŸan mahÅŸeri kalabalıklarla yapılan yürüyüÅŸ, sessiz kalan hükümetlerin yüzüne de vurulan açık bir tokattır. Dünyanın her yerinde insanlık cephesi kazanmaya baÅŸlamıştır ve inÅŸallah Filistin'in bu acılarının üzerinden yeni bir dünyanın insanlık ekseninde yeniden kurulacağına hep beraber ÅŸahit olacağız. Onlar için Orta DoÄŸu, savaÅŸ oyununun bir parçası, uzakta, bilmem kaç bin kilometre uzakta bir yer. Bizim için Orta DoÄŸu, her sokağında hatıramızın olduÄŸu, her sokağında millet varlığımızın bize dua ettiÄŸi bir bölgenin adıdır. Dolayısıyla biz bu bölgede bir insanın burnunun kanamasından rahatsızlık duyarız. Aynı ÅŸekilde İsrail'in İran'a karşı tek taraflı baÅŸlattığı ve vahÅŸi bir ÅŸekilde sürdürülen saldırıların da karşılıklı olarak sona erdirilmesi ve bir an evvel bir nihai ateÅŸkesle bölgede sakinliÄŸin, sükunetin saÄŸlanması ÅŸarttır."
- "Türkiye'yi tutabilecek hiçbir güç dünyada yoktur, olmayacaktır"
Allah'ın milletlere imkan, fırsat ve mühlet verdiÄŸini, bugün Türkiye'nin imkanı ve fırsatının bulunduÄŸunu anlatan KurtulmuÅŸ, "Cenabıallah'tan bize, bu millete mühlet vermesini, daha da güçlenmesi için imkanlarını arttırmasını dua ve temenni ediyoruz. Ancak dünyadaki iÅŸleri baÅŸkaları bizim adımıza yapacak deÄŸildir. Dünyadaki hedeflerimizi gerçekleÅŸtirmek için hep beraber çalışacağız. Türkiye ve Türkiye'nin yurt dışındaki varlığı olan siz deÄŸerli dostlarımız, kardeÅŸlerimiz hep beraber çalışacağız ve ümit ediyorum ki öncelikli olarak kendi içimizde birliÄŸi, dirliÄŸi saÄŸlayacağız." ifadelerini kullandı.
Askeri, ekonomik, kültürel ve diplomasi gücünün gerekli olduÄŸuna dikkati çeken KurtulmuÅŸ, "Bunların hepsinden daha gerekli olan daha elzem olan ise iç kalenin saÄŸlam olması, milli birliÄŸin ve beraberliÄŸin tam manasıyla tesis edilmesidir. DeÄŸil 86 milyon, 386 milyon olsanız herkes baÅŸka bir yere giderse, baÅŸka bir yöne saparsa oradan sonuç çıkmaz ama hep beraber içimizdeki farklılıkları bir zenginlik vesilesi olarak görerek Türkiye'de birlik ve beraberliÄŸimizi... Etnik, mezhebi, meÅŸrebi farklılıklarımızı bir kenara bırakarak ortak vatandaÅŸlık ÅŸuuru içerisinde, birlik ve kardeÅŸlik içerisinde yolumuza devam edersek Türkiye'yi tutabilecek hiçbir güç dünyada yoktur, olmayacaktır." diye konuÅŸtu.
Terörsüz Türkiye çalışmalarının TBMM olarak görevlerini tamamlayarak sonuçlanması için gayret edeceklerini dile getiren KurtulmuÅŸ, ÅŸunları kaydetti:
"Cumhuriyet'imiz 100 yaşında. Bunun 50 yılı Türkiye terörle meÅŸgul edildi. Ayaklarımızda dünyanın en ağır prangaları yük olarak vuruldu. On binlerce insanımızı kaybettik. Türkiye, en az, 2 trilyon dolar maddi kayba uÄŸradı. Åžimdi bunları geride bırakacağız ve artık silahın konuÅŸmadığı, terörün olmadığı, Türkiye'de ayrılıkçı fikirlerin gündeme gelmediÄŸi, getirilmediÄŸi, herkesin yasalar önünde eÅŸit olduÄŸu, herkesin yaratılıştan gelen haklarını kullanmakta eÅŸit olduÄŸu, insanların 'ya dinde kardeÅŸ ya yaratılışta eÅŸ' anlayışıyla birbirleriyle kardeÅŸçe yaÅŸadığı bir Türkiye'yi hep beraber inÅŸa edeceÄŸiz. Aramıza sokulmaya çalışılan bütün emperyalist aparatları ve fikirleri geride bırakacağız."


















































