Teknolojik geliÅŸmelerle birlikte son yıllarda hayatımıza giren yapay zeka uygulamaları gün geçtikçe insan gücünün yerini alırken bu sayede geçmiÅŸte saatler süren çalışmalar artık tek tuÅŸla gerçekleÅŸtirilebiliyor.
Teknoloji çağının son meyvesi yapay zeka uygulamaları, giderek yaygınlaÅŸan kullanım ağıyla artık hayatımızın yeni bir parçası haline geldi. Son yıllarda "ChatGPT" ve "Gemini" ile adından sıkça söz ettiren uygulamalar, akla ilk olarak gelen metin, fotoÄŸraf, ses ve video üretmenin yanı sıra farklı iÅŸleri de yapabiliyor.
Tanıtım afiÅŸi hazırlamak isteyen tasarımcılar yapay zeka destekli uygulamalar sayesinde girdikleri komutlar doÄŸrultusunda diledikleri görsel ürünleri tek tuÅŸla hazır hale getirebiliyor. Bir sanatçı, hazırlamak istediÄŸi ÅŸarkıyı çok kısa sürede üretebiliyor; bir dava dosyası, yapay zeka destekli avukatlık uygulamasıyla anında çözüme kavuÅŸabiliyor. Sadece bu alanlarla sınırlı olmayan uygulamalar saÄŸlık, eÄŸitim, finans, ticaret, ulaşım ve lojistik baÅŸta olmak üzere çeÅŸitli sektörlerde yaygın bir ÅŸekilde kullanılıyor.
Akıllı telefonlardaki sesli yanıt asistanları, otonom sürüÅŸ sistemleri, akıllı yollar ve araç içi uygulamalar, çevrim içi alışveriÅŸ sitelerindeki algoritmalar, tıbbi görüntüleme alanında manyetik rezonans (MR) veya röntgen gibi görüntülerinin analizleri, yapay zeka destekli gerçekleÅŸtiriliyor.
"Artık birincil kullanıcıya doÄŸru ilerleyen bir yapı söz konusu"
Yapay zekanın geleceÄŸi hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Marmara Üniversitesi (MÜ) İletiÅŸim Fakültesi Görsel İletiÅŸim Tasarımı Anabilim Dalı BaÅŸkanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, makine öÄŸrenmesi, derin öÄŸrenme ve dil iÅŸleme modellerinin bileÅŸkesinden oluÅŸan yapay zeka sisteminin, Türkiye'de ve dünyada giderek yaygın bir hal almaya baÅŸladığını söyledi.
Yapay zekanın Türkiye açısından son derece önemli bir noktaya doÄŸru evrilmeye baÅŸladığını belirten Prof. Kırık, "Birçok iÅŸ koluna, alana yayılmaya baÅŸladığını ifade edebiliriz. BaÅŸta medya ve eÄŸitimde yapay zekanın çok ciddi manada kullanıldığını görüyoruz. Gerek uygulamalar aracılığıyla gerekse de yapay zeka sohbet robotları aracılığıyla artık birincil kullanıcıya doÄŸru ilerleyen bir yapı söz konusu." dedi.
Kullanıcıların son dönemde çok daha kolay ÅŸekilde yapay zeka destekli uygulamalara ulaÅŸma imkanına eriÅŸtiÄŸine iÅŸaret eden Kırık, bu uygulamaların eÄŸitim alanında baÅŸvurulan temel kaynak haline geldiÄŸine deÄŸindi.
Prof. Dr. Kırık, bu sistemlerden alınan bilgilerin teyit ve mukayeseye muhtaç olduÄŸuna, bu tarz bilgilerin kullanıcıların yanlış yönlendirilmesine sebebiyet verebileceÄŸine dikkati çekerek, öÄŸrencilerin ödevlerini ve tezlerini yapay zeka uygulamaları üzerinden hazırlayabildiklerini dile getirdi.
Buradan alınan bilgilerin kıyas yapılmadan ve mukayese edilmeden bilimsel kaynaklara eklenmesi, referans gösterilmeksizin çalışmalarda kullanılmasının ciddi problemlere mahal verebildiÄŸinin altını çizen Kırık, "Çünkü yapay zeka her zaman doÄŸru cevabı verecek diye bir kaide yok. Unutmamamız gereken en temel nokta, var olan parametrelerin, verilerin, girdilerin sisteme eklemlenmesi ve daha sonra sorulan sorular üzerine bunların analizi esasına dayanarak cevapların sunulması söz konusu oluyor. İşte burada yanıltıcı bilginin sunulması, ciddi problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebiliyor." diye konuÅŸtu.
Yapay zeka iÅŸsizlik ve istihdam sorununa yol açar mı
Prof. Dr. Kırık, İngiltere'de yapılan bir araÅŸtırmada, doktorların teÅŸhis koyamadığı bir hastaya yapay zeka aracılığıyla teÅŸhis koyulduÄŸunu aktararak, Rusya'da yapılan bir çalışmada ise bu ülke menÅŸeili bir yapay zeka sohbet robotunun tıpta yeterlilik sınavından yüzde 83'lük dereceyle geçtiÄŸini, bu nedenle tıp dünyasında yapay zekanın faydalı olup olmayacağı konusunda farkı görüÅŸlerin olduÄŸunu söyledi.
Medya ve eÄŸlence sektöründe de yapay zekanın kullanıldığını, uygulamalar aracılığıyla müzik bestelendiÄŸini ve senaryo hazırlandığını aktaran Kırık, ÅŸöyle devam etti:
"Bu durum bir iÅŸsizlik ve istihdam sorununu beraberinde getirebilir. Çünkü belki birçok insanın yapacağı iÅŸi sadece tek bir yapay zeka uygulaması üzerinden gerçekleÅŸtirmesinin söz konusu olduÄŸunu ifade etmemiz gerekiyor. Telif davalarının artık medya aracılığıyla açılmaya baÅŸladığını da görüyoruz. Özellikle dünyanın en büyük yayın kuruluÅŸları, yapay zeka sohbet robotlarına ciddi telif davaları açmaya baÅŸladılar. İzinsiz kullanmaları sebebiyle bu makalelerin tespiti söz konusu oldu. Bundan sonraki süreçte, burada medya aracılığıyla var olan bilgilerin, içeriklerin yayılması söz konusu olduÄŸu için ilgili yapay zeka sohbet robotlarına telif davaları açılmaya baÅŸlandı. Bu da gelecekte hukuki sorunlarla karşı karşıya kalmamızı sebebiyet verebilir. Avrupa BirliÄŸi (AB) Parlamentosu bu alanda çalışmalarını sıklaÅŸtırmıştı. 2025 yılından itibaren yürürlüÄŸe girecek yapay zeka yasasını çıkarttı. Belki önümüzdeki günlerde Türkiye açısından da bu tarz yasaların çıkması kuvvetle muhtemel olabilir."
Prof. Ali Murat Kırık, yapay zekayı bir bebeÄŸe benzeterek, gelecek yıllarda yapay büyüyeceÄŸini, geliÅŸeceÄŸini ve yetiÅŸkin bir insanın sahip olduÄŸu bütün özellikleri kendi bünyesine dahil edebileceÄŸini anlattı.
Türkiye'de yapay zekaya yatırımlar hızla artıyor
Türkiye'nin yapay zeka konusunda geri kalır bir ülke olmadığına iÅŸaret eden Kırık, gerek devlet kurumları aracılığıyla gerekse de özel sektör giriÅŸimleriyle yapay zekaya olan yatırımların giderek artmaya baÅŸladığını, bu konuda Türkiye Bilimsel ve Teknolojik AraÅŸtırma Kurumunun (TÜBİTAK) başı çektiÄŸini ifade etti.
Prof. Dr. Kırık, YükseköÄŸretim Kurulunun (YÖK) gelecekte somut adımlar atabileceÄŸini, yeni yapay zeka programlarının, lisans ve lisans üstü programların açılacağını, bütün eÄŸitim programlarına yapay zekanın entegre edilip buna uygun bir eÄŸitim sisteminin yer alacağını dile getirdi.
Türkiye'deki yapay zeka sohbet robotlarına dair çalışmaların da tüm hızıyla devam ettiÄŸini belirten Kırık, ÅŸunları kaydetti:
"ASELSAN ile HAVELSAN'ın bu alanda çalışmalarına ÅŸahit oluyoruz. Bununla birlikte özel sektörde Baykar'ın yerli ve milli sohbet robotunu geliÅŸtirmesi, bunu yaygınlaÅŸtıracak olmasının da ciddi bir avantaj olarak karşımıza çıkacağını ifade edebiliriz. Bunun sebebi ÅŸudur: Yerli ve milli teknolojilerin olması, doÄŸru bilgiye ulaÅŸabilme konusunda ciddi bir avantaj saÄŸlayabilir. Çünkü bildiÄŸiniz üzere dezenformasyon, çağımızın en büyük sorunlarından bir tanesi. Bazen bu tarz sohbet robotlarının yanlı ve taraflı cevaplar verebildiÄŸini görüyoruz, bilgi saklayabildiÄŸine de ÅŸahit oluyoruz.
GeçmiÅŸte nasıl arama motorlarını kullanıyorsak, bugün de yapay zeka sohbet robotlarını kullanmaya baÅŸlayacağız. Orada en azından kıyas ve mukayese yapabilme ÅŸansımız söz konusuyken artık sadece soruları oraya sorarak cevapları oradan almaya baÅŸlayacağız. O yüzden yerli ve milli yapay zeka sohbet robotlarının, uygulamalarının geliÅŸim göstermesi oldukça önemlidir. Türkiye'de tabii ki TÜBİTAK'ın başını çektiÄŸi ve CumhurbaÅŸkanlığı Dijital DönüÅŸüm Ofisi'nin de bu alanda yapacağı çalışmalar, CumhurbaÅŸkanlığı İletiÅŸim BaÅŸkanlığının aynı ÅŸekilde geliÅŸtirdiÄŸi yapay zeka zirvelerinin çok önemli olduÄŸunu düÅŸünüyorum."




