~~Avrupa Güvenlik ve İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı'nın 16 Nisan referandumu konusunda yayınladığı raporda "yok yok."
~~Referandum öncesinde Türkiye’ye gelerek, gerek kampanyaları, gerekse oy verme ve sayım iÅŸlemlerini yerinde gözlemleyen AGİT heyeti, “ön raporunu” bugün açıkladı. Ayrıntılı rapor ise daha sonra açıklanacak.
AGİT’in “ön raporunda” yok yok; “evet” kampanyasının devlet imkanları ile yapılmasından, baÅŸta CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan olmak üzere, AKP’lilerin “hayır” oyu verecekleri terörist ve vatan hainleriyle aynı düzlemde göstermelerine kadar her unsur AGİT raporunda yer alıyor.
İşte AGİT’in ön raporunda yer alan tüm unsurlar;
* Seçmenlere, oylanacak metin konusunda tarafsız bilgi aktarılmadı.
* OlaÄŸanüstü hal sürecinde kısıtlanan temel özgürlükler, tüm süreç üzerinde olumsuz etki yaptı.
* “Evet” ve “hayır” tarafları eÅŸit propaganda yapma imkanına sahip olamadı
* Medyada “evet” kampanyası çok geniÅŸ yer bulurken, medya üzerindeki kısıtlamalar, gazetecilerin tutuklanması ve medya kuruluÅŸlarının kapatılması, seçmenlerin çoÄŸulcu fikirlere eriÅŸim imkanını azalttı.
* Oy verilen yerlere sivil toplum gözlemcileri sokulmadı.
* Valiler olaÄŸanüstü hal rejiminin kendilerine verdiÄŸi yetkiyi, toplanma ve ifade özgürlüklerini kısıtlamak için kullandı.
* OlaÄŸanüstü hal, hukukun üstünlüÄŸünü ortadan kaldırmak amacıyla kullanıldı.
* Genel olarak referandum Avrupa Konseyi standartlarını karşılamadı. Yasal çerçevede gerçek bir demokratik süreçin iÅŸlemesi için uygun deÄŸildi.
* Kamu adına yayın yapan kuruluÅŸ, meÅŸru siyasi partilere eÅŸit zamantanımadı. Kamu adına yayın yapan kuruluÅŸ tercihini iktidar partisi ve CumhurbaÅŸkanı adına kullandı. Bu konuda YSK’nın yaptırım yetkisi de elinden alındı.
* MeÅŸru siyasi partilerin referandum kampanyasına tam katılımına kısıtlamalar getirildi. DiÄŸer ilgili kurum vekuruluÅŸlara da kampanya kısıtlaması getirildi. YSK, sivil toplum kuruluÅŸları ve meslek örgütlerinin kampanya faaliyeti yapmalarına izin vermedi.
* Yerel kamu görevlileri “evet” kampanlarında yer aldı.
* Kamu imkanları uygun ÅŸekilde kullanılmadı. “hayır” kampanyaları kamu imkanlarıyla etkisizleÅŸtirildi
* Bazı üst düzey yetkililerin “hayır” destekçilerini terörist sempatizanı olarak göstermesi, kampanya dilini lekeledi.
* “hayır” destekçileri kampanyalarını yürütürken polis müdahalesine ve ÅŸiddete maruz kaldı.
* Oy verilen yerlerin içinde ve dışında polis mevcudiyeti vardı. Bazı yerlerde polis, oy vermeye gelen seçmenlerin kimlik numaralarını bile kontrol etti
* YSK’nın tam da oy verme günü yayınladığı karar, oyların geçerliliÄŸine iliÅŸkin kriteri deÄŸiÅŸtirdi. Bu durum hem mevcut yasayla çeliÅŸti hem de seçimlerin hukukiliÄŸi konusundaki önemli bir garantiyi ortadan kaldırdı..











