Bugün Avrupa’da Türkçe Medyanın ÇöküÅŸ ve KayboluÅŸ Süreci YaÅŸanmaktadır.
Bir zamanlar geniÅŸ kitlelere hitap eden toplumun sesi olan Türkçe yayınlar, (Hürriyet, Miilliyet, Tercüman, Sabah ve daha niceleri) yaÅŸanan finansal krizleri aÅŸamayıp, etkisiz ve itibarsız bir noktaya sürüklenerek sessizce yok oldular. Yerini yerel gazetelerimiz aldı ancak belli bir süre sonra onlarda baÅŸta finansal destek eksikliÄŸi olmak üzere benzer sorunlarla karşı karşıya kaldılar. Åžimdi ise sadece kahramanca son çırpınışları ile ayakta kalmaya çalışan sayıları azalmış bir medya sektörümüz kaldı.
Avrupa'daki Türkçe medyanın Reklam gelirlerinin düÅŸüklüÄŸü, matbaa ve dağıtım maliyetlerinin yüksek olması yayın hayatını sürdürmeyi zorlaÅŸtırmaktadır. Nitelikli gazeteci bulma zorluÄŸu, profesyonel eÄŸitim eksikliÄŸi ve genç nesillerin medyaya ilgisizliÄŸi önemli bir sorundur. Avrupa ülkelerindeki Türk gazetecilerin akreditasyon süreçlerinde yaÅŸadıkları bürokratik engeller ve sarı basın kartı tanınması sorunları devam etmektedir. Geleneksel medyanın (gazete, dergi) dijitalleÅŸmeye ayak uydurmakta zorlanması ve yeni medya araçlarının etkin kullanılamaması sorunu yaÅŸamaktadır. Genç neslin Türkçe dil becerilerinin azalması, Türkçe medyanın hedef kitlesini daraltmakta ve içerik üretimini karmaşık hale getirmektedir. İşte bu sorunlar, Avrupa'daki Türk toplumunun doÄŸru bilgilendirilmesi ve seslerini duyurabilmeleri için bir engel teÅŸkil etmektedir.
Yurt dışında yaÅŸayan 7 milyonun üzerindeki insanımızın hayatını kayıt altına alan onların hak ve hukukunu savunan Yurt Dışı Medya Sektörü ortaya milli bir polkitika konulamadığı ve sektör olması gerektiÄŸi gibi desteklenmediÄŸi için yaÅŸadığı zorlukları aÅŸma mücadelesini, motivasyonunu kaybedip sessiz bir kayboluÅŸ süreci yaÅŸamaktadır.
Avrupalı Türklerin Kaderi YaÅŸadığımız Ülkelerin Medyasının İnsafına Terkedilmemelidir.
Avrupalı basın kurumları ve ırkçılık iliÅŸkisi, son yıllarda artan aşırı saÄŸ hareketler, göç krizleri ve kurumsal ırkçılık tartışmalarıyla birlikte yoÄŸun bir inceleme altındadır.
Artan Irkçı Söylemler, İslamofobi ve Yabancı DüÅŸmanlığı, Kurumsal Irkçılık, Seçici Evrensellik gibi sorunlar Avrupa'da demokrasi kriziyle birlikte, özellikle göçmenlere yönelik hak ihlallerinin haberleÅŸtirilmesinde çifte standartlar uygulandığı, "seçici evrensellik" çağında ırkçılığın normalleÅŸtirildiÄŸi ifade edilmektedir.
Avrupa Basınında ÖtekileÅŸtirme, Kalıpyargılar ve Yetersiz İnsan Hikayeleri, Kadın Göçmenlerin Çifte Dezavantajı tek boyutlu anlatılarla (kurban veya tehdit) olarak sunulmakta, göçmenlerin "insan" olma yönleri vurgulanmamaktadır.
Almanya'da Türklere karşı iÅŸlenen kundaklamalar ve cinayetler, ülkedeki ırkçılık ve yabancı düÅŸmanlığının en trajik yansımaları arasında yer almaktadır. Bu saldırıların en bilinenleri arasında Mölln Saldırısı (1992), Solingen Faciası (1993), NSU Cinayetleri (2000-2006), Hanau Saldırısı (2020) gibi olaylarda yitirdiklerimizi bir düÅŸünün. Almanya medyasının olayları yansıtma ve takip etme refleksini bir düÅŸünün
Kısaca 7 milyon insanımızı yaÅŸadığımız ülkelerin medyasının insafına terk edemeyiz.
Bugüne kadar devletimiz 4 zirve organize etti. Kanal Avrupa’nın ise bu 4. Medya Zirvesi.
Åžimdi geçmiÅŸte Brüksel’de yapılan 2. Medya Zirvesinde aldığımız notlara bir göz atalım.
Brüksel Büyük Türkçe Medya Zirvesi 26-09-2011
Devlet Bakanı ve BaÅŸbakan Yardımcısı Bülent Arınç,
"Avrupa`da Türkçe yayın yapan medya organları sayısal olarak belki yüzlerle ifade ediliyor ama etki alanı bakımından daha güçlü olmamız lazım. Avrupa`da Türkçe yayın yapan medya kuruluÅŸlarını desteklemek ve güçlendirmek istiyoruz. Avrupa`daki Türk basın mensuplarının en önemli sorunlarından habere ulaşım ve sarı basın kartı konusundaki talepleri karşılayacağız. Avrupa`da Türkçe yayın yapan medya organlarının temsilcilerinden, bölgesel güç konumunu geride bırakma aÅŸamasına gelen Türkiye`nin doÄŸru algılanmasına yardımcı olmalasınız’’
(Sonuç. Söylenenler maalesef eski gazete sayfalarında kaldı ve unutuldu.)
Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya:
‘’Türkiye`de yerel medyaya verdiÄŸimiz desteÄŸi yurt dışındaki Türkçe yayın yapan medyaya yönelik katkı amacı ile baÅŸlatılan çalışmalar çerçevesinde özellikle sarı-basın-kartı konusunda gerekli düzenlemeleri yaptık ve ilk kartların dağıtmaya baÅŸladık.’’
(Sonuç: Kocaman bir sessizlik)
TRT Genel Müdürü İbrahim Åžahin:
TRT ile birlikte çalışmak isteyenler için ‘’Avrupa Türkçe Medya temsilcilerinin, medya organlarının projelerini bekliyoruz’’ dedi.
(Evet doÄŸru, Trt Türk’de yeni bir rüzgar esiyor ancak o rüzgar her nedense bizim tarafa esmiyor. Bu konuda tespit, gözlem ve kanaatlerimiz var, ancak bunu sorumlularla yüz yüze konuÅŸmayı tercih ederim)
Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu BaÅŸkanı ve Genel Müdürü Kemal Öztürk:
BaÅŸkan Kemak Öztürk Brüksel’de Avrupalı Türk basın mensuplarına ``Anadolu Ajansı`nın sizlere her türlü desteÄŸi vermeye hazır olduÄŸunu ifade etmek istiyorum. Haberlerimizle, fotoÄŸraflarımızla, görüntümüzle, sosyal medya ürünlerimizle ya da uzmanlık alanlarımızla arzu edeceÄŸiniz bütün desteÄŸe hazırız. Sizler Türkiye`nin öncü kuvvetlerisiniz, Avrupa`daki büyükelçileri, baÅŸkonsoloslarısınız. O yüzden bize düÅŸen ÅŸey sizlere hizmet etmektir`` dedi.
(Sonuç: Anadolu Ajansı yapılan ilk uygulamalar sonrası üyelerini potansiyel müÅŸteri gibi görmeye baÅŸladı ve uygulama amacından saptırıldı)
Yurtdışı Türkler ve Akrabalar TopluluÄŸu Genel BaÅŸkan Yardımcısı Gürsel Dönmez:
Dönmez konuÅŸmasında ``Genel talep olarak sunulan “Avrupa`daki Türkçe medyanın maddi imkanlar ile ilgili taleplerini bünyemizde deÄŸerlendirip gereken adımları atacağız” dedi.
(Åžimdi bizler merak ediyoruz. YTB Kurumu Yurtdışı Türkçe Medya Sektörünün güçlendirilmesi adına ne tür projeler yaptı. Ne tür destekler sundular?)
Sonuç olarak Avrupa Türkçe Medya Sektörü bir milli politika çerçevesinde ele alınmadan sorunlarına çözüm bulunması mümkün deÄŸildir. Bu sektörün sorunlarını birinci elden takip edecek bir mekanizma derhal oluÅŸturulmalıdır. Bugüne kadar yapılan 8 zirvede konuÅŸmalar yapılmıştır, sözler verilmiÅŸtir, raporlar hazırlanmıştır ve bir güzelce arÅŸive konmuÅŸ raflara kaldırılmıştır. Olan budur.
Kaynak: www.gundem.be









