DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bütün dünya liderlerine sesleniyorum; gün Filistinli mazlumların yanında dimdik durma günüdür

Email :

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, "Bütün dünya liderlerine sesleniyorum; gün bugündür, gün insanlık adına Filistinli mazlumların yanında dimdik durma günüdür." dedi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) Genel Kurul Salonu'nda BM'nin 80. Genel Kurulu görüÅŸmelerinde katılımcılara hitap etti.

KonuÅŸmasına BM'nin 80'inci Genel Kurulu'nun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek baÅŸlayan ErdoÄŸan, insanlığın ortak vicdanını temsil eden bu kürsüden bir kez daha hitap etmekten büyük bahtiyarlık duyduÄŸunu ifade etti.

ErdoÄŸan, Genel Kurul BaÅŸkanlığını tamamlayan BM Genel Kurulu'nun 79. Dönem BaÅŸkanı Philemon Yang'ı tebrik etti, bu görevi devralan eski Almanya DışiÅŸleri Bakanı Annalena Baerbock'a baÅŸarılar diledi.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, "KonuÅŸmamın hemen başında, Filistin'in giderek artan sayıda ülke tarafından tanındığı bir dönemde, Filistin Devlet BaÅŸkanı Sayın Mahmut Abbas'ın bugün bizzat aramızda olamayışından duyduÄŸum üzüntüyü ifade etmek istiyorum. Biz bugün bu kürsüde kendi vatandaÅŸlarımızla birlikte sesi kısılmak istenen Filistin halkının hissiyatına tercüman olmak için de bulunuyoruz. Filistin Devleti'ni tanıyacağını açıklayan tüm ülkelere teÅŸekkür ediyor, henüz bu kararı almayan devletleri ise bir an önce harekete geçmeye çağırıyorum." diye konuÅŸtu.

BirleÅŸmiÅŸ Milletler Åžartı'nın bundan 80 yıl önce San Francisco'da imzalandığını ve 24 Ekim 1945'te yürürlüÄŸe girdiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, BirleÅŸmiÅŸ Milletler KuruluÅŸ Åžartı'nın ilk maddesinin ilk kelimelerini burada tekrar hatırlatmak istediÄŸini belirterek, ÅŸöyle devam etti:

"BirleÅŸmiÅŸ Milletler'in amacı, uluslararası barış ve güvenliÄŸi korumaktır.' Evet, bizler bu salonda BirleÅŸmiÅŸ Milletler'in 80'inci yaşını kutlarken dünyanın birçok bölgesinde KuruluÅŸ Åžartı'nın ilk maddesinin ilk kelimelerine gölge düÅŸürecek vahim hadiseler yaÅŸanıyor. Özellikle Gazze'de gözlerimizin önünde 700 günü aÅŸkın bir süredir soykırım devam ediyor.

Biz toplantı halindeyken dahi Gazze'de ÅŸu anda siviller katlediliyor. Gazze'de ölen sivillerin sayısı 65 bini geçti. Enkaz altında kaç cenazenin olduÄŸu henüz bilinmiyor. Ölenlerin 20 binden fazlası çocuk. İsrail tarafından, Gazze'de son 23 aydır her saat bir çocuk acımasızca hayattan kopartılıyor. Bunlar sayı deÄŸil dostlar, hepsi birer can, birer masum insan. Åžu anda sadece silahlarla deÄŸil, açlık silahıyla da insanlar öldürülüyor. 21'inci yüzyılda, medeni dünyanın bakışları altında, 146'sı çocuk 428 kiÅŸi açlıktan hayatını kaybetti ve sayı her geçen gün artıyor."

Gazze'deki masum sivillerin fotoÄŸraflarını gösterdi

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, daha sonra Gazze'deki günlük hayatı anlatan bir fotoÄŸraf göstererek, "Ellerinde leÄŸenli kadınlar. Lütfen hepimiz elimizi vicdanımıza koyup cevap verelim. 2025 yılında ÅŸöyle bir gaddarlığın makul bir sebebi olabilir mi? Fakat, insanlık adına bu utanç manzarası Gazze'de 23 aydır her gün tekrar ediyor. 365 kilometrekare içinde yaÅŸayan 2,5 milyon Gazzeli, her gün yerinden ediliyor, her gün bir baÅŸka bölgeye göçe zorlanıyor." diye konuÅŸtu.

Gazze'nin saÄŸlık altyapısının tamamen çökmüÅŸ durumda olduÄŸunu, doktorların öldürüldüÄŸünü ya da gözaltına alındığını, ambulansların vurulduÄŸunu, hastanelerin bombalandığını, yıkıldığını belirten ErdoÄŸan, tedavinin, operasyonun ve ilaç bulmanın mümkün olmadığını kaydetti.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, "Bakın, Tayyip ErdoÄŸan olarak içim yanarak, içim kan aÄŸlayarak söylüyorum. Henüz 2-3 yaşındaki, elleri, kolları, bacakları olmayan masum yavrucaklar, bugün maalesef, Gazze'nin olaÄŸan fotoÄŸrafı haline gelmiÅŸtir." dedi.

"BirleÅŸmiÅŸ Milletler Gazze'de kendi çalışanlarını dahi maalesef koruyamamıştır"

Ardından, açlıktan ölme noktasına gelen bir çocuÄŸun fotoÄŸrafını gösteren ErdoÄŸan, "Buna hangi vicdan dayanır, hangi vicdan buna sessiz kalabilir? Çocukların açlıktan, ilaçsızlıktan öldüÄŸü bir dünyada huzur olur mu?" ifadesini kullandı.

Herkesin anne-baba olduÄŸunu, üzerine titrediÄŸi evlatları, torunları olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, sözlerini ÅŸöyle sürdürdü:

"Burada, Amerika'da, Avrupa'da, dünyanın her yerinde, bir çocuÄŸun eline küçük bir diken batsa, anne babaların yüreÄŸi yanıyor ama Gazze'de, çocukların elleri, kolları, bacakları anestezi yapılmadan ampute ediliyor. Kimse kusura bakmasın ama bu, insanlığın dip noktasıdır. İnsanlık tarihi son bir asırda böyle bir vahÅŸet görmemiÅŸtir. Her ÅŸey gözümüzün önünde cereyan ediyor. Gazze'deki soykırım medya, sosyal medya aracılığıyla her an canlı olarak yayınlanıyor.

İsrail, ÅŸu ana kadar Gazze'de ulusal ve uluslararası basında çalışan 250 gazeteciyi kasıtlı olarak öldürdü, Gazze'ye tüm giriÅŸleri yasakladı. Ama yine de soykırımı gizleyemedi. Filistin topraklarında devam eden soykırıma her fırsatta dikkatleri çeken Genel Sekreter Sayın Guterres'i gönülden destekliyorum, cesareti için kendisini bir kez daha tebrik ediyorum. Ancak, BirleÅŸmiÅŸ Milletler Gazze'de kendi çalışanlarını dahi maalesef koruyamamıştır. Gazze'de insanlara yardım için koÅŸturan 500 kiÅŸi öldürülmüÅŸtür. Bunların 326'sı BM personelidir."

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, soykırımın, tıpkı Holokost gibi insanların toplu halde imhası için kullanılan, utanç verici, insanlık dışı, barbarca bir kavram olduÄŸunu söyledi.

Bugün Gazze'de sadece insanların öldürülmediÄŸine dikkati çeken ErdoÄŸan, sözlerini ÅŸöyle sürdürdü:

"Gazze'de hayvanlar hedef alınarak öldürülüyor. Tarım alanları, bahçeler, aÄŸaçlar, otlar, asırlık zeytin aÄŸaçları, sular yok ediliyor, kirletiliyor. Gazze'de binalar, evler, kütüphaneler, hastaneler, okullar, camiler, kiliseler, tarihi yapılar bilinçli bir ÅŸekilde yıkılıyor. Gazze'nin toprağı, insan için de hayvan için de bitki için de artık iÅŸe yaramaz hale getiriliyor. İşte sizlere bir baÅŸka fotoÄŸraf. Åžimdi size soruyorum, elimdeki ÅŸu fotoÄŸrafın güvenlik arayışıyla ne ilgisi var? Bunun adı canlıya düÅŸmanlık, hayata düÅŸmanlık deÄŸil midir? Bu kürsüden açık açık ifade ediyorum. Bu kürsüden ifade ediyorum, Gazze'de bir savaÅŸ yoktur. Gazze'de iki taraftan söz edilemez, Gazze'de bir yanda elinde en modern, en öldürücü silahlar olan düzenli ordu, diÄŸer tarafta ise masum siviller, masum çocuklar vardır. Bu, terörle mücadele deÄŸildir. Bu, 7 Ekim olayı öne sürülerek yürütülen bir iÅŸgal, tehcir, sürgün, soykırım daha doÄŸrusu bir toplu kıyım politikasıdır."

"Bölge barışını da tehdit ediyor"

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, bugün Gazze, Hamas bahanesiyle yok edilirken, eÅŸ zamanlı olarak Hamas'ın yönetimde olmadığı Batı Åžeria'nın da adım adım iÅŸgal edildiÄŸini, infazlarla masum sivillerin katledildiÄŸini dile getirdi.

"İsrail, Gazze ve Batı Åžeria ile sınırlı kalmıyor, Suriye'ye, İran'a, Yemen'e, Lübnan'a saldırılar düzenleyerek bölge barışını da tehdit ediyor." diyen ErdoÄŸan, en son arabulucu Katar'da ateÅŸkes müzakereleri için toplantı yapan heyete, İsrail'in saldırı gerçekleÅŸtirdiÄŸini anımsattı.

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:

"Katar'a yönelik saldırı göstermiÅŸtir ki İsrail yönetimi tamamen kontrolü kaybetmiÅŸtir. Netanyahu'nun barış yapmaya da rehineleri kurtarmaya da niyetinin olmadığı bir kez daha anlaşılmıştır. Sadece komÅŸuları deÄŸil, Orta DoÄŸu'daki tüm ülkeler İsrail hükümetinin pervasız tehditlerine muhatap oluyor. Åžunun da farkına varalım. İsrail'in artan saldırganlığı sebebiyle Avrupa baÅŸta olmak üzere Batı'da, İkinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan deÄŸerler de çok ağır yara almıştır. En temel insan hakları, ifade özgürlüÄŸü, basın özgürlüÄŸü, gösteri ve protesto özgürlüÄŸü, kadın hakları, çocuk hakları, demokrasi, eÅŸitlik, adalet gibi kavramlar rafa kaldırılmıştır. Gelinen noktada hepimiz ÅŸu gerçeÄŸi görmek zorundayız. VadedilmiÅŸ topraklar saplantısıyla hareket eden İsrail yönetimi, yayılmacı bir politika ile bölge barışına ve insanlığın müÅŸterek kazanımlarına kastetmektedir. Üç semavi dinin kutsal beldesi, insanlığın ortak mirası olan Kudüs-ü Åžerif bu radikalizmin doÄŸrudan hedefidir. Vicdan sahibi Musevileri de rahatsız eden, onların da tasvip etmediÄŸi, dahası tüm dünyada antisemitizmi körükleyen bu cinnet hali artık daha fazla devam edemez. Gazze'de ateÅŸkes bir an önce saÄŸlanmalı, saldırılar durmalı ve insani yardımların engelsiz giriÅŸine mutlaka izin verilmelidir. Soykırım kadrosunun uluslararası hukuka hesap vermesi temin edilmelidir. İnÅŸallah bu mutlaka gerçekleÅŸecektir."

"Çocukların çocukları büyüttüÄŸü Gazze"

ErdoÄŸan, Gazze'de yaÅŸanan barbarlığa karşı sesini yükseltmeyen, tavır almayan herkesin bu vahÅŸetin sorumluluÄŸuna ortak olduÄŸunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bütün dünya liderlerine sesleniyorum, gün bugündür. Gün, insanlık adına Filistinli mazlumların yanında dimdik durma günüdür. Halklarınız Gazze'deki barbarlığa tepki gösterirken, gelin sizler de adım adım cesaretinizi gösterin. Çocukların çocukları büyüttüÄŸü Gazze'ye karşı insanlık görevinizi yerine getirin. Bu vesileyle, dünyanın farklı ülkelerinde Gazzeli mazlumlara sahip çıkmak için meydanları dolduran, Gazzeli masumlara destek olmak için denizlere yelken açan akademisyeniyle, sanatçısıyla, siyasetçisiyle, aktivistiyle, öÄŸrencisiyle tüm Filistin savunucularına en kalbi selamlarımı yolluyorum."

Suriye'de yaÅŸanan zulüm ve çatışmaları 13 yıl boyunca BM kürsüsünde dile getirdiÄŸini anımsatan ErdoÄŸan, "Nasıl bugün Gazzeli mazlumlar için sesimizi yükseltiyorsak, 13 yıl süresince de Suriyelilerin feryatlarına dikkati çektik. Burada onların da sesi, nefesi olduk. 1 milyon insanın hayatına milyonlarcasının da vatanlarını terk etmesine sebep olan zulüm 8 Aralık devrimi ile birlikte hamdolsun artık tarihe karıştı." ifadelerini kullandı.

KomÅŸumuz İran'la ilgili nükleer dosyanın bir an evvel diplomasi yoluyla çözülmesini temenni ediyoruz. Unutulmamalıdır ki bölgemiz yeni bir krizi daha kaldıramaz. KomÅŸumuz Irak'ın istikrarı, güvenliÄŸi ve refahı, bölgemizin selameti bakımından fevkalade önemlidir. Kalkınma Yolu Projesi gibi kolektif refahı önceleyen, stratejik hamlelere bu bakımdan büyük önem atfediyoruz. Kuzeyde her ikisi de komÅŸumuz olan Rusya ve Ukrayna arasında İstanbul Sürecine büyük bir iÅŸtiyakla ev sahipliÄŸi yapıyoruz. DoÄŸrudan görüÅŸmeler sayesinde çok sayıda esirin ve naaşın mübadelesine aracılık ettik. Taraflar arasında barış müzakerelerinin modalitelerini belirlemeye çalıştık. Unutmayın, 'Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz.' ÅŸiarıyla önümüzdeki dönemde de ateÅŸkes için çaba göstermeye devam edeceÄŸiz."

"Somali ile Etiyopya arasındaki ihtilafın halline yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz"

Azerbaycan ve Ermenistan arasında barışın tesisi için tarafları en başından bu yana cesaretlendirdiklerini ifade eden ErdoÄŸan, "8 AÄŸustos'ta iki ülke arasında kalıcı barışa giden adımların atılmasından memnuniyet duyuyoruz. Azerbaycan CumhurbaÅŸkanı Sayın Aliyev ile Ermenistan BaÅŸbakanı Sayın PaÅŸinyan baÅŸta olmak üzere sürece katkıda bulunan Amerikan BaÅŸkanı Sayın Trump'ı burada bir kez daha tebrik ediyorum." diye konuÅŸtu.

Bu vesileyle Türkiye-Ermenistan normalleÅŸme sürecinin kendi rayında ilerlediÄŸini de belirten CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, "DiÄŸer bir ara buluculuk faaliyetimiz olan Ankara Süreci kapsamında Somali'yle Etiyopya arasındaki ihtilafın halline yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz. Tarafların bu giriÅŸimi hızla, baÅŸarıyla neticelendirmelerini temenni ediyorum." ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Türkiye'nin, Karadeniz'de güvenliÄŸin teminatı olan Montrö SözleÅŸmesi'ni tam 89 yıldır tarafsızlık içinde harfiyen uyguladığını vurgulayan ErdoÄŸan, ÅŸunları kaydetti:

"Ege Denizi'ni ve DoÄŸu Akdeniz'i ilgili tüm tarafların meÅŸru menfaatlerine riayet edilen, bir istikrar ve refah havzası olarak görmek istiyoruz. Enerji ve çevre baÅŸta olmak üzere her konuda yapıcı iÅŸbirliÄŸine hazırız. KomÅŸularımızdan da aynısını bekliyoruz. Bu vesileyle DoÄŸu Akdeniz'de Türkiye'yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni dışlayan projelerin baÅŸarılı olamayacağını burada özellikle vurgulamak istiyorum. Kıbrıs Adasının, batısında Türkiye'nin hak ve yetkileri Adanın etrafındaki alanlarda ise Kıbrıs Türklerinin meÅŸru hakları vardır. Daha evvel de teklif ettiÄŸimiz DoÄŸu Akdeniz Konferansı, müÅŸterek bir zeminin bulunmasına katkı yapacaktır. Kıbrıs Meselesinin çözümü daha önce defalarca denenmiÅŸ ancak Rum tarafının uzlaÅŸmaz tutumu nedeniyle tüketilmiÅŸ federasyon modeli üzerine bina edilemez. Kıbrıs Adası'nda iki ayrı devlet ve iki ayrı halk vardır. Kıbrıs Türkleri, Ada'nın eÅŸit sahibidir ve azınlık olmayı kabul etmeyecektir. Uluslararası toplum Kıbrıs Türklerinin yarım asırdır maruz bırakıldıkları haksız izolasyona artık son vermelidir. Son üç BirleÅŸmiÅŸ Milletler Genel Kurulu'nda yaptığım çaÄŸrıyı bugün bir kere daha tekrarlıyor, uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya, diplomatik, siyasi ve ekonomik iliÅŸkiler kurmaya davet ediyorum."

"Avrupa BirliÄŸi'nin de bizim kadar istekli ve kararlı olması mühimdir"

Önümüzdeki dönemde, Türkiye-Avrupa BirliÄŸi iliÅŸkilerinde yeni bir baÅŸlangıç ve vizyonu arzuladıklarını bildiren CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, "Bu vizyon, günü kurtaran deÄŸil ufku yeniden tayin eden, ortak geleceÄŸimizi ÅŸekillendiren bir vizyon olmalıdır. Bunun için elbette Avrupa BirliÄŸi'nin de bizim kadar istekli ve kararlı olması mühimdir." deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, net güvenlik saÄŸlayıcısı bir ülke olarak BirleÅŸmiÅŸ Milletler, NATO, AGİT ve Avrupa BirliÄŸinin harekat ve misyonlarına katkılarını sürdüreceÄŸini yineleyen ErdoÄŸan, "2026 yılındaki NATO Zirvesi'ni Ankara'da toplayacağız. NATO müttefikliÄŸimiz Amerika BirleÅŸik Devletleri'yle iliÅŸkilerimizi ticaret, yatırım, enerji ve savunma sanayi baÅŸta olmak üzere birçok alanda güçlendiriyoruz." dedi.

Ata yurdu Orta Asya'daki kardeÅŸ ülkelerin barış, istikrar ve refahının Türkiye için vazgeçilmez olduÄŸunu vurgulayan CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, sözlerini ÅŸöyle sürdürdü:

"Türk Devletleri TeÅŸkilatımız, bölgesel bir çatı olmanın ötesine geçerek küresel bir aktör olma yolunda ilerliyor. Köklü, beÅŸeri baÄŸlarımızın olduÄŸu Balkanlar'da barışın ve istikrarın sürmesi için yoÄŸun gayret içindeyiz. Temmuz ayında ihdas ettiÄŸimiz Balkan Barış Platformu bu yöndeki çabalarımızın en yeni örneÄŸidir. KFOR Komutanlığı görevini de bu yıl Ekim ayında bir kez daha üstleneceÄŸiz. Afganistan'daki yönetimin, toplumu kuÅŸatıcı dikkate alan bir anlayış sergilemesi temel arzumuzdur. Yeniden toparlanma sürecinde uluslararası toplumun Afgan halkını yalnız bırakmamasıdır. Türkiye ve Türk milleti olarak, Afgan kardeÅŸlerimizin her daim yanında olmaya devam edeceÄŸiz. Güney Asya'da barış ve istikrarın muhafazasını son derece önemli görüyoruz. Nisan ayında Pakistan ve Hindistan arasındaki çatışmaya varan bu gerilimde varılan ateÅŸkesten memnuniyet duyuyoruz. İki ülke arasında terörle mücadelede iÅŸ birliÄŸini önemsiyoruz.

KeÅŸmir Meselesinin BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi kararları temelinde KeÅŸmirli kardeÅŸlerimizin beklentileri ekseninin diyalogla çözülmesini destekliyoruz. Afrika Kıtasıyla eÄŸitimden saÄŸlığa, altyapıdan ticarete kadar geniÅŸ bir yelpazede iliÅŸkilerimiz yıldan yıla güçleniyor. Somali'nin terörle mücadelesine gereken her türlü desteÄŸi verirken insani yardım faaliyetlerimizi de sürdürüyoruz. Sudan'da iki yılı aÅŸkın süredir devam eden çatışma ortamı bizleri ziyadesiyle üzmektedir. Sudan'da akan kanın durması ve sürdürülebilir barışın tesis edilmesi, uluslararası toplumun ortak sorumluluÄŸudur. Bizim bu yöndeki çabalarımız devam edecektir."

Afrika'daki Büyük Göller Bölgesi'nin yıllardır süren istikrarsızlık ve çatışmalardan muzdarip olduÄŸunu dile getiren ErdoÄŸan, ÅŸunları söyledi:

"Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin doÄŸusunda yaÅŸanan çatışmaların çözülmesi temennimizdir. Amerika'nın arabuluculuÄŸu ve Katar'ın kolaylaÅŸtırıcılığında yürütülen gayretleri samimiyetle destekliyoruz. Batı Afrika'da, bilhassa sahil havzasında artan terör faaliyetlerini de endiÅŸeyle takip ediyoruz. Tarihi baÄŸlarımızın bulunduÄŸu bu bölge halklarının huzura ve istikrara kavuÅŸmaları için çabalarımız devam edecektir."

İlhamını çift baÅŸlı Selçuklu Kartal'ından alan, kendilerinin de 360 derecelik yaklaşımla yürüttükleri Türk dış politikasında Asya ülkeleriyle iliÅŸkilerin büyük stratejik öneme sahip olduÄŸunu vurgulayan ErdoÄŸan, "Yeniden Asya GiriÅŸimimiz çerçevesinde, ASEAN baÅŸta olmak üzere bölgesel kuruluÅŸlarla angajmanımız giderek derinleÅŸiyor. Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle münasebetlerimizi ortaklık ruhuyla ve 'kazan-kazan' yaklaşımıyla geliÅŸtirmeye büyük önem atfediyoruz. Bölgedeki tüm ülkelerle kurmuÅŸ olduÄŸumuz dostane baÄŸları daha ileriye taşıma irademiz bakidir." ifadelerini kullandı.

"Dünya ticaretinin geliÅŸimine katkı sunuyoruz"

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, uluslararası ticarette artan korumacılık eÄŸilimlerinin ve tedarik zincirlerinde yaÅŸanan kırılmaların dünya ekonomisinde esaslı deÄŸiÅŸimlere yol açtığını belirterek, ÅŸöyle konuÅŸtu:

"Mevcut sınamalarla baÅŸarılı mücadele için Dünya Ticaret Örgütü'nün yer aldığı kurallara dayalı uluslararası ticaretin reforme edilmesini destekliyoruz. Ucuz, güvenli ve sürdürülebilir enerjiye eriÅŸimi, özellikle geliÅŸmekte olan ülkelerin kalkınma hedeflerinin gerçekleÅŸtirilmesi için vazgeçilmez buluyorum. Çin'den Avrupa'ya uzanan ve stratejik önemi haiz Hazar GeçiÅŸli DoÄŸu-Batı Orta Koridoru Projesini ilerletiyoruz. Modern ulaÅŸtırma altyapımız ve Bakü-Tiflis-Kars Hattı ile dünya ticaretinin geliÅŸimine katkı sunuyoruz."

Tabiata saygılı bir gelecek inÅŸa etme hedefiyle çıktıkları yolda 2053 Net Sıfır Emisyon hedefine doÄŸru kararlılıkla ilerlediklerinin altını çizen ErdoÄŸan, "EÅŸim Emine ErdoÄŸan'ın himayesinde yürüyen Sıfır Atık Hareketi'nin tüm dünyada her yıl dalga dalga büyüyen, daha fazla insana ve kalbe ulaÅŸan bir farkındalık halkasına dönüÅŸtüÄŸünü görmek, bizim için ayrı bir bahtiyarlıktır. Bu süreçte, geliÅŸmiÅŸ ülkelerin sorumluluklarını yerine getirmesi artık bir tercihten öte yükümlülük haline gelmiÅŸtir." dedi.

"İnsanlık yapay zeka alanında olaÄŸanüstü bir sıçramaya ÅŸahitlik ediyor"

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, dünyada en fazla kalkınma yardımı yapan ülkelerden biri olarak BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması için çaba harcadıklarını belirterek, ÅŸunları kaydetti:

"2030 Hedeflerine eriÅŸmek ve dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca insanı onurlu yaÅŸama kavuÅŸturmak için, küresel finansman mimarisinin 'kimseyi geride bırakmama' anlayışıyla uyumlu hale getirilmesini savunuyoruz. Burada ÅŸuna da özellikle dikkatinizi çekmek isterim, biz, jeopolitik sınamalarla uÄŸraşırken, insanlık yapay zeka alanında olaÄŸanüstü bir sıçramaya ÅŸahitlik ediyor. Çığır açan bu teknolojilerin dönüÅŸtürücü gücü ve sunduÄŸu nimetlerden hiçbir toplumun mahrum bırakılmaması gerekir. Yapay zeka teknolojileri yeni bir tahakküm aracı olarak deÄŸil, insanlığın lehine kullanılmalıdır. Ev sahipliÄŸini yaptığımız En Az GeliÅŸmiÅŸ Ülkeler için BirleÅŸmiÅŸ Milletler Teknoloji Bankası, dijital ve teknolojik açığın kapatılmasında kritik rol oynuyor. Hazırladığımız ve evrensel mutabakatla yakında imzaya açacağımız Dijital Dünyada Çocuk Hakları SözleÅŸmesi'nin bu alanda küresel bir farkındalık oluÅŸturacağına inanıyor, çabalarımıza güçlü desteÄŸinizi bekliyoruz. DiÄŸer taraftan, ırkçılık, yabancı karşıtlığı ve bilhassa İslam düÅŸmanlığının vahim boyutlara ulaÅŸtığı günümüzde, bir arada yaÅŸama kültürünü tehdit eden bu akımlarla mücadele, insanlık için zaruret halini almıştır. Medeniyetler İttifakı Yüksek Temsilcisi Sayın Moratinos'un, BM Genel Sekreteri'nin İslamofobiyle Mücadele Özel Elçisi olarak da atanması kıymetlidir."

CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan, "Geçen sene burada ifade ettiÄŸim gibi aile kurumu, günümüzde daha önce hiç olmadığı kadar tehdit altındadır. Kadın ve erkekten oluÅŸan aileyi savunmak, aynı zamanda insanı, fıtratı, yaÅŸamı ve geleceÄŸi savunmak demektir. Türkiye olarak, artan saldırılar karşısında aileyi savunmaya devam edeceÄŸiz." ifadelerini kullandı.

"BM'yi kuruluÅŸ ruhuna döndürecek adımları atmak hepimizin ortak sorumluluÄŸu"

"İnsanlığın bir daha savaÅŸ felaketi yaÅŸamaması için kurulan BirleÅŸmiÅŸ Milletler'in kökleri, içinde bulunduÄŸumuz karanlık döneme ışık tutacak deÄŸerlerle doludur." diyen ErdoÄŸan, ÅŸöyle devam etti:

"Genel Sekreter Sayın Guterres'in, TeÅŸkilatımızı etkin ve verimli hale getirmek amacıyla baÅŸlattığı BirleÅŸmiÅŸ Milletler 80 GiriÅŸimi'ne desteÄŸimiz tamdır. Bu giriÅŸimin BirleÅŸmiÅŸ Milletler'in tüm faaliyetlerini daha da güçlendirecek bir süreç olarak baÅŸarıya ulaÅŸmasını temenni ediyorum. Bu sürece, İstanbul'u bir BirleÅŸmiÅŸ Milletler merkezi haline getirme vizyonumuzdan da hareketle güçlü destek vermeye hazırız. 80'inci yılda BirleÅŸmiÅŸ Milletleri kuruluÅŸ ruhuna döndürecek adımları atmak hepimizin ortak sorumluluÄŸudur. Biz, güçlünün haklı olduÄŸu deÄŸil, haklının güçlü olduÄŸu bir düzen kuruluna kadar 'Dünya beÅŸten büyüktür' demeye devam edeceÄŸiz. Görevimiz sistemi terk etmek deÄŸil, onarmak, yeniden iÅŸler hale getirmektir. Hiç ÅŸüphesiz, daha adil bir dünya mümkündür. Türkiye, 'daha adil bir dünyanın inÅŸası' için mücadelesini sabırla devam ettirecektir."

İlgili Etiketler :

Ilgili Haberler