Her biri yazıldığı dönemin estetik anlayışını yansıtan 44 farklı ülkeden 114 mushaf, İstanbul'da sanatseverlerin beÄŸenisine sunuldu.
Taksim Camii Kültür Sanat Merkezi'nde açılan "Altın Harfler: 114 Mushaf, Tek Kelam (Golden Letters: 114 Mushaf, One Word)" sergisi, İslam tarihinin farklı dönemlerinde yazılmış mushaflar üzerinden ayetler etrafında ÅŸekillenen kavramsal dünyayı ziyaretçilerle buluÅŸturuyor.
Serginin genel koordinatörü Abdullah Dide Åžentürk, AA muhabirine, gönüllüsü olduÄŸu "mynameislam" platformunun koleksiyonundaki eserlerin sergide izleyiciyle buluÅŸtuÄŸunu söyledi.
Platform olarak yurt dışındaki yetim ve fakir çocuklar için ÅŸenlikler düzenlediklerini ve geliri Gazze'ye bağışlanmak üzere Filistin temalı ürünler ürettiklerini belirten Åžentürk, "Mushaf koleksiyonunu farklı ülkelere gittiÄŸimiz için oralardan toparlamıştık. Sonrasında çok özel eserlerle de tamamlayınca aklımıza böyle bir fikir geldi. Kur'an'da 114 sure var. 114 mushafımız olsun, 114 kavramla iliÅŸkilendirelim istedik." ifadelerini kullandı.
Åžentürk, sergideki her mushafın birbirinden farklı olduÄŸunu vurgulayarak, "Tema olarak 114 mushaf, 114 kavram ve 114 sure aslında. Sergideki her mushaf bir surede açık ve o sureyle alakalı önemli kavramımız var. Yani o surenin bize vermeye çalıştığı en önemli kavramı aldık ve onu sureyle de iliÅŸkilendirerek mushafın önüne koyduk." diye konuÅŸtu.
"Sultanahmet'te sürekli bir sergi açmayı planlıyoruz"
İslam sanatlarının tezhip, hat, ebru gibi güzelliklerini göstermek amacıyla yola çıktıklarını, daha sonra bunun biraz yalın kalacağı düÅŸüncesiyle konsepti geniÅŸlettiklerini anlatan Åžentürk, ÅŸunları kaydetti:
"Kur'an-ı Kerim'de geçen hak, hikmet, bereket gibi kavramlar var. Bu kavramları da Dilara Tekin, Åžerafettin Kalay, Nureddin Yıldız, Firuzan Çetin ve Mehmet Akif Can hocalarımızla masaya yatırdık. 'Hangisi olmalı, hangisi olmamalı, neden o olmalı?' diye konuÅŸtuÄŸumuz birçok toplantıdan sonra çıkmış kavramlar bunlar. Yakın zamanda inÅŸallah Sultanahmet'te Kur'an Müzesi ismiyle sürekli bir sergi de açmayı planlıyoruz. Orada yabancılara yönelik hidayet kavramı öne çıkacak, 33 sure üzerinden 33 kavram iÅŸlenecek. Mühtedilerin yani sonradan Müslüman olanların imanla ilgili sorularına odaklanan bir çalışma olacak."
Proje çalışmalarının Kur'an-ı Kerim'in bugünün sorunlarına getirdiÄŸi çözümlere odaklanan, ailelere ve gençlere yönelik 99 kavram üzerine çalışmalarla baÅŸladığını vurgulayan Åžentürk, "Daha sonra mushaf adedini, Kur'an'daki sure sayısı olan 114'e çıkarttık. Sergideki en eski eser 1698 yılında Hamburg'da yazılmış Latince bir Kur'an-ı Kerim mushafı. Iraklı hattat İbnül Bevvab'ın mushafı ile Çad, Mısır ve Sudan'dan el yazması eserler de var. Prestij eserlerin tıpkı basımları, Åžeyh Hamdullah, Ahmed Karahisari, Åžekerzade Seyyid Mehmed'in hatları var. Onun dışında Afrika'da çocukların Kur'an ezberlemek için kullandıkları löh denilen tahtalarımız var. Felak, Nas ve İhlas suresinin olduÄŸu Mısır'da Firuze ve deÄŸiÅŸik taÅŸlarla iÅŸlenmiÅŸ üç parçalık eserin üzerinde Felak, Nas ve İhlas sureleri yazıyor. Bir de camekanın içinde çok özel minik mushaflar var. Onlar da genelde el yazması ve deriye yazılmış mushaflar." dedi.
"Bazı tabloları Gazze yararına satışa açtık"
Ziyaretçilerin hem sergiyi gezme hem de sergilenen eserlerdeki kavramlar üzerine sohbet edilen programlara katılma imkanı bulduklarını aktaran Åžentürk, "Buraya geldiklerinde tabii ki öncelikle 114 tane birbirinden farklı mushaf görecekler. Türk, Osmanlı, İranlı hattatların, Arap ülkelerinden ve dünyanın deÄŸiÅŸik bölgesindeki hattatların eserleri var. Mesela Bosna hattı, Endülüs hattı, 10 ciltlik İstanbul mushafı. Bunların tamamını burada görme ÅŸansları var. Ayrıca bazı fermanlar, eski beratlar ve Gazze yararına satışa sunduÄŸumuz hat tablolarımız var. Mushaflardan satışımız yok ama bazı tabloları Gazze yararına satışa açtık." diye konuÅŸtu.
Åžentürk, "mynameislam" platformu olarak hazırladıkları Filistin temalı ürünlere de yer verdiklerine iÅŸaret ederek, "Bizim 400 çeÅŸide yakın farklı ürünümüz var. Birçok kuruma, vakıflara, sivil toplum kuruluÅŸlarına, okullara, Amerika'dan Kanada'ya, İsviçre'den Almanya'ya birçok bölgeye gönderdiÄŸimiz ürünlerimizden bir seçki yaptık." bilgisini verdi.
Sergi hakkında
Sergide erken dönem mushafların sade satır düzenlerinden klasik hat ekollerinin ölçü, oran ve ritimle olgunlaÅŸmış örneklerine uzanan bir görsel dil takip ediliyor.
Barındırdığı nadir ve orijinal eserlerle de dikkati çeken sergide, 1698 yılında Hamburg'da Latince "Al Corani" adıyla basılmış mushaf Kur'an'ın Batı dünyasındaki erken dönem baskı tarihine ışık tutarken, deri kaplı, el yazması yaklaşık 140 yıllık Çad mushafı, farklı coÄŸrafyalarda Kur'an yazım geleneÄŸinin sürekliliÄŸini gözler önüne seriyor. İslam tarihinin en kıymetli emanetlerinden biri olarak kabul edilen ve Hz. Osman'a atfedilen Mushaf-ı Åžerif de sergide görülebiliyor.
Sergide bulunan 44 farklı ülkeden 114 mushafın her biri yazıldığı dönemin estetik anlayışını yansıtırken, "Kelam aynıdır, onu taşıyan formlar zamanla deÄŸiÅŸir." hakikatini de hatırlatıyor.
Eserlerin yer aldığı salonda sergi süresince Kur'an-ı Kerim ile kurulan iliÅŸkinin farklı yönleriyle ele alındığı söyleÅŸiler ve sahne etkinlikleri izleyiciyle buluÅŸacak.
Program kapsamında bugün Nurettin Yıldız "Mushaf Bize Ne Anlatıyor?" ve 16 Ocak'ta Firuzan Çetin "Kur'an'la Yeniden BaÅŸlamak" konulu söyleÅŸi yapacak.
Saat 10.00-20.00 arasında ziyaret edilebilen serginin son günü 17 Ocak'ta ise "Evlen Zaman İçinde" adlı tek perdelik kara mizah tiyatro oyunu sahnelenecek.













