~~Amsterdam’da faaliyet gösteren Türkevi AraÅŸtırmalar Merkezi tarafından düzenlenen ‘8. Avrupa Türkçe Yayınlar Sempozyumu, “Londra’dan Pekin’e Türk Toplulukları ve Yeni İpekyolu Projesi” teması ile gerçekleÅŸti.
Cumartesi günü Hollanda’nın baÅŸkenti Amsterdam’da gerçekleÅŸen sempozyuma Hollanda, Türkiye, Almanya, Belçika, Makedonya ve Fas’tan alanında uzman akademisyen, aktivist, bürokrat ve iÅŸ dünyası temsilcileri katıldı.
Gün boyu süren ve oturumlar halinde gerçekleÅŸen sempozyum, Türkevi TopluluÄŸu BaÅŸkanı Drs. Veyis Güngör’ün açış konuÅŸması ile baÅŸladı.
Sözlerine, “aradan uzun bir zaman geçti. Bu aradan sonra tekrar sizlerle birlikte olmanın heyacanını yaşıyorum. Arzum, bundan sonra sizlerle daha sık buluÅŸmak, insanımızı ve insanlığı ilgilendiren konularda birlikte düÅŸünmek ve fikir alışveriÅŸi yapmaktır” diye baÅŸlayan Güngör, Avrupa Türkçe Yayınlar Sempozyumu’nun uzun bir aradan sonra tekrar düzenlenmesinden dolayı memnuniyetini dile getirdi.
-Türkevi BaÅŸkanı Drs. Veyis Güngör’ün konuÅŸması
Güngör konuÅŸmasında, Avrupa Türkçe Süreli Yayınlar Sempozyumu yıllar önce, Türkiye dışında özellikle DoÄŸu ve Batı Avrupa’da yayın yapan Türkçe yayınların biraraya gelmesiyle ortaya çıktığını hatırlatarak, “BaÅŸlangıçta ana amaç, Türkçe yayın yapan yayıncıların, yazarların biraraya gelmeleri, ortak sorunların tartışılması, karşılıklı tecrübe ve bilgi deÄŸiÅŸimiydi. Daha sonra Sempozyumlara sivil toplum ve siyaset de dahil edildi. Dolayısiyle hareket alanımız ve hedef kitlemiz medya, sivil toplum ve siyaset olarak ÅŸekillendi. Organize edilen sempozyumlarda bu doÄŸrultuda kararlar alındı, bazı küçük ölçekli projeler de hayata geçirildi” diyerek geçmiÅŸ dönem hakkında katılımcıları bilgilendirdi.
-Yeni İpek Yolu Projesi Sadece Ticari bir yol değil
Yirmibirinci yüzyılın ikinci on yılında ‘gücün Batı’dan DoÄŸu’ya kaydığı’ tartışıldığına dikkat çeken Güngör, “Çin’in günümüzde üç dört yüzyıl önce İngiliz ve Hollandalıların yaptıkları ticaret modelini uyguladığı belirtiliyor. Çin altyapıya, özellikle de enerjiye yatırım yapıyor. 2030 yılında Çin’in enerji ihtiyacının mevcudun üç katından fazla olacağı ifade ediliyor. Devamla bu geliÅŸmeleri siyasete yansıtıp, yani refah düzeyini yükseltip, istikrarı arttıracağı bekleniliyor. Bu geliÅŸme dünyanın çok kutuplu bir dünyaya doÄŸru evrildiÄŸi ÅŸeklinde de okunuyor. Ekonomik alanda gücün Avrasya kıtasına doÄŸru kaydığını söyleyen tarihçiler de var. Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın baÅŸarısı ve yeni ‘İpek Yolu’ yatırımları ile Çin’in Rusya ve Avrupa ile ekonomik uyumu ilerleteceÄŸine dikkat çekiliyor.
Bir baÅŸka ifadeyle, dikkatler tarihte dünya hakimiyetinde önemli rol oynamış ilk ‘İpek Yolu’na çekiliyor. İnsanlık ilk İpek Yolu’ndan sonra, ‘kölelik yolu’, ‘altın yolu’ ve ‘siyah altın yolu’na ÅŸahit olmuÅŸtu. Åžimdi ise, yani yirmibirinci yüzyılda yeni bir yol yeni bir hat oluÅŸuyor. Bu yol Türkistan ile kesiÅŸiyor. Bir baÅŸka ifadeyle ilk yol tekrar görünüyor. Tarihi ‘İpek Yolu’ geri geliyor. Yeni İpek Yolu Projesi, sadece ticaret yolu deÄŸil, aynı zamanda düÅŸüncelerin, kültürlerin, inançların karşılaÅŸtığı, kesiÅŸtiÄŸi ve yayıldığı yoldur” sözleriyle konunun önemine vurgu yaptı.
-Musa Serdar Çelebi: Türkiye Bu Projeye Kayıtsız Kalamaz
Sempozyumun ilk oturumunda konuÅŸan UKID, Uluslararası Kalkınma ve İşbirliÄŸi DerneÄŸi BaÅŸkanı Musa Serdar Çelebi, “Bir KuÅŸak ve Bir Yol İnsiyatifine dikkat çekerek özetle, “Bugün burada, Amsterdam’da konuÅŸtuÄŸumuz Yeni İpek Yolu Projesi 60’a yakın ülkeyi direk ve dolaylı ÅŸekilde ilgilendirmektedir. Proje Aysa, Afrika ve Avrupa kıtalarındaki ülkeleri birbirine baÄŸlayan medeniyet, ekonomik ve kültürel iletiÅŸimi hedeflemektedir. ‘Bir KuÅŸak ve Bir Yol’ inisiyatifi diye adlandırılan bu proje kıtalar arası kara, deniz, hava ve demir yolları ve tabiiki siber alanda da iÅŸbirliklerini öngörmektedir. Çin bu çerçevede CGTN bir televizyon yayınıyla sekizyüz milyon insana ulaÅŸak bir yayın hayata geçiriyor. Katılımcı ülkelerden her yıl 10 bin öÄŸrenciye burs imkanı gibi bir çok getirisi olacak. Türkiye ve Türkler bu projeye kayıtsız kalamaz” dedi.
-Nilgün Eliküçük Yıldırım: Ortak Kader TopluluÄŸu ve Çin Rüyası
Türkevi Amsterdam Tartışmaları Moderatörü Ahmet Suat Arı’nın moderatörlüÄŸünde oturumlar halinde devam eden sempozyumun ilk bölümünde söz alan Gazi Üniversitesi Uluslararası İliÅŸkiler Bölümü’nden Nilgün Eliküçük Yıldırım, “Yeni İpek Yolu Ekonomik KuÅŸağı: ortak Kader TopluluÄŸu ve Çin Rüyası” konulu konuÅŸmasında katılımcıların ufkunu açacak bilgiler verdi.
Sempozyuma Türkiye’den katılan Nilgün Eliküçük Yıldırım, “Yeni İpek Yolu Projesi, Bir kuÅŸak, bir yol insiyatifi, Çin’in en iddialı bir projesidir. 2013 ve 2014’te yapılan açıklamalarla bu proje dünyaya duyuruldu. 2013’teki Periferi komferansı yani Çin’in komÅŸu ülkelerle uyguladığı diplomasi tanıtıldı. Bu diplomaside dört ana çıkış noktası vardı. Bunların başında Çin’in komÅŸu ülkelerle iletiÅŸimi baÅŸta olmak üzere karşılıklı fayda yani ‘win win’, güvenilirlik saÄŸlama gibi özellikler gelmektedir. Çin’in dünyada etkisinin artması ve görünürlülük kazanması hedeflenirken, bu proje Çin’in büyük rüyası olarak tanıtılmaktadır. Yeni İpek Yolu Projesinden; Siyasi Birlik, Altyapı baÄŸlantıları, Engelsiz ticaret, Finansal bütünlük kültürel baÄŸların kurulması amaçlanmaktadır. Bunun için Çin, Asya Altyapı Yatırım Bankası, İpek Yolu Fonu gibi kurumlar oluÅŸturuldu” diye konuÅŸtu.
-Prof. Dr. Numan Aruç: Avrupa ve Dünya Barışına Katkı
Makedonya Bilimler ve Sanatlar Akademisi Stratejik AaraÅŸtırmalar Merkezi’nden sempozyuma katılan Prof. Dr. Numan Aruç, farklı bir bakış açısı getirerek, iki projede de Avrupa Türkleri’nin önemli bir rol üstlenebileceÄŸini anlattı.
“Yeni İpek Yolu Projesi asesan Yeni Medeniyetler İttifakı’nın birlikte düÅŸünülmesi gerektiÄŸine iÅŸaret ettiÄŸi konuÅŸmasında, “Yeni İpek Yolu Projesi esasan Yeni Medeniyetler İttifakı ile birlikte düÅŸünülmelidir. Her iki proje insanlığın kurtuluÅŸu için önemli fırsatlardır. Avrupa Türkleri olarak önce Avrupa’da barışa sonra dünyada barışa katkıda bulunmalıyız” ifadelerine yer verdi.
-Ömer Kocaman: Türkiye ‘Orta Koridor Projesi’ni GeliÅŸtirdi
Türk Dili KonuÅŸan Ülkeler İşbirliÄŸi Konseyi – TÜRK KONSEYİ Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Ömer Kocaman da konuÅŸmasında Türk Konseyi hakkında bilgi vererek, “Türk Konyesi, tarihte ilk defa gönüllü olarak Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan arasında Türk Dili KonuÅŸan Ülkeler İşbirliÄŸi Konseyi olarak kuruldu. Åžimdi Özbekistan da Konseyle iliÅŸkilerini ilerletti. Türk Konseyi uluslarararası bir kuruluÅŸtur. Yeni İpek Yolu çerçevesinde Türkiye ‘Orta Koridor’ projesini geliÅŸtirdi. Yani bu projeyle Çin'den Avrupa'ya uzanan bir taşımacılık yapılacak. Bunun içinde Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi de var. Orta Koridor projesiyle İpek Yolu hattında taşıma mesafeleri kısalacak, ticaret daha cazip hale gelecek. Geleneksel İpek Yolu üzerindeki önemli noktaları kapsayan "Modern İpek Yolu Ortak Tur Paketi" projesi hayata geçiriliyor. Bu proje modern İpek Yolunu bir turizm destinasyonu haline getirmek ve dünyaya tanıtmaktır” ÅŸeklinde konuÅŸtu.
-Dr. Fırat PürtaÅŸ: Kültürel EtkileÅŸim Fırsatı
Hollanda Centre for Public Debate BaÅŸkanı Mehmet Emin AteÅŸ’in baÅŸkanlığında süren pozyumun ikinci oturumunda söz alan, Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi TÜRKSOY Genel Sekreteri Dr. Fırat PürtaÅŸ ‘Kültürel EtkileÅŸim’e iÅŸaret ederek ÅŸöyle konuÅŸtu:
“İpek Yolu Projesi, eskiden olduÄŸu gibi bundan sonraki yıllarda da, geçtiÄŸi bölgede, ülkelerde refahı yakından etkileyecektir. Çok somut bir örnek vermek gerekirse, KaÅŸgarlı Mahmut'un ünlü eseri “Kitab-ı Divanü Lûgati t-Türk tarihi İpek Yolu ile dünyayı etkilemiÅŸtir. Türkçe dünyada öÄŸrenilen bir dil haline gelmiÅŸtir. Ayrıca, bu yıl UNESCO tarafından 950. Yılı olarak ilan edilen, Yusuf Has Hacip ve ünlü eseri Kutatgu Bilig diÄŸer kültürleri etkilemiÅŸtir. İpek Yolu Projesi kültürel etkileÅŸim ve zenginleÅŸmede Türkler için önemli bir fırsattır.”
- Dr. İlyas Keskin: 4,5 milyar insana hitap eden bir parkur
Fas’tan Sempozyuma katılan, Türkiye Fas İş Konseyi baÅŸkanı ve Congo Cumhuriyeti Fahri Konsolosu Dr. İlyas Keskin, projenin ekonomik kazanımlarına dikkat çekti. Keskin özetle ÅŸöyle konuÅŸtu:
“İpek Yolu Projesi, 4,5 milyar insana hitap eden bir parkurdur. Çin, tüm dünyada Çin ticaret merkezleri kuruyor. Türkiye’de 65 ülkeyi kapsayan İpek Yolu parkurunda hızla ticaret merkezleri açmalıdır. İpek Yolu projesi çerçevesinde Türkiye baÅŸta olmak üzere alt yapılar gerçekleÅŸtirilecek, bu bile ülkeler için bir kazanımdır. Kanaatimce Yeni İpek Yolu Projesi Türkiye için önemli bir fırsattır.”
-Sahra Åžahin: Türkçe İçin Önemli
Almanya’dan Avrupa Türkleri DüÅŸünce Platformu’ndan katılan Sahra Åžahin, Yeni İpek yolu’nda Türkçe dile dikkat çekerek, “İpek Yolu güzergahına hakim olanlar dünya gidiÅŸatına da yön verirler, hükmederler. Ticaret aynı zaman da bir kültür ve medeniyet alışveriÅŸidir. İpek Yolu DoÄŸu için bir kazanç iken, Batı için bir hedef olmuÅŸtur. İpek Yolu hem Türkiye hem Avrupa’daki Türkler için, Türkçenin konuÅŸulması ve etkinleÅŸtirilmesi için önemli bir fırsattır” dedi
-Seyit Tümtürk: DoÄŸu Türkistan Vurgusu
Türkiye’den sempozyuma katılan Dünya Uygur Kongresi E. BaÅŸkan Yardımcısı Seyit Tümtürk ise, Çin’in DoÄŸu Türkistan’da Uygurlara uyguladığı baskılara dikkat çekerek ÅŸöyle konuÅŸtu:
“Çin’in Bir KuÅŸak Bir Yol projesiyle birlikte yayılmacı politikasına DoÄŸu Türkistan baÅŸta olmak üzere Türk Dünyası heba edilmemelidir. Çin'in kuÅŸak yol projesini Dünyaya barış huzur ve ekonomik refah getireceÄŸinden bahsederken Pekin'den Londra'ya bu güzergahın kilit noktası olan 35 milyon Uygur Türkünün yaÅŸadığı DoÄŸu Türkistan'daki soykırım derecesindeki uygulamalarından vazgeçmelidir. Bugün Çin'in kuÅŸak yol projesine en büyük engel olarak gördüÄŸü DoÄŸu Türkistan'da 1 milyon uygur Türkünün kamplarda iÅŸkence görüyor. Çin kardeÅŸ aile projesiyle çerçevesinde Uygur ailelerin evine Çinlileri yerleÅŸtirmekten vazgeçmelidir.”
-Mürteze Suluoca: Makedonya’da Türkçe Yayınlar
İngiltere’den Eurovizyon Haber Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Köker’in oturum baÅŸkanlığını yaptığı üçüncü bölümde ise ağırlıklı olarak Avrupa’daki Türk medyasının ‘İpek yolu Projesi’nde yeri tartışıldı.
Bu bölümün ilk konuÅŸmacısı Makedonya’dan katılan Gazeteci Mürteza Suluoca, geçmiÅŸten bugüne Makedanya’da Türkçe ve Türkçe yayınlarla ilgili katılımcıları bilgilendirerek, Türkçe yayınların yok olma sürecine girdiÄŸinin altını çizdi.
Türçenin Makedonya’da yaÅŸatılması için kalıcı tedbirlerin alınması gerektiÄŸinin altını çizen Suluoca “Anadil Türkçe’nin anayasal tedbirlerle koruma altına alınması gerekiyor” sözleriyle durumun ciddiyetini ortaya koydu.
-Mahmut AÅŸkar: Türkçe Avrupa’da Yazı Dili Olmalı
Türk – Alman Yazarlar BirliÄŸi BaÅŸkanı Mahmut AÅŸkar, İpek yoluProjesi kapsamında Avrupa ülkelerinde Türkçe’nin yeri üzerinde duran bir konuÅŸma yaptı.
Bu yol güzergahındaki Türklerin kendi aydın ve entellektüelini çıkarması gerektiÄŸine vurgu yapan AÅŸkar konuÅŸmasında ÅŸu görüÅŸlere yer verdi:
“İpek Yolu Projesinin, beni en fazla ilgilendiren bölümü Londa’dan Edirne’ye kadar olan bölümüdür. Elbette diÄŸer ilerleyen güzergahta da bizim insanımız var. Ancak bizim de içinde bulunduÄŸumuz bölüm Avrupa ve Balkanlardır. Bizim de en önemli sorunumuz Türkçe’dir. Dil’dir. Avrupa’da Türkçe’nin bir yazı dili olarak yaÅŸatılması ve geliÅŸtirilmesi zorunludur. Bunun için Brüksel merkezli bir Türkçe Dil Kurumu hayata geçirilmelidir. Sivil toplum da güçlü olmalıdır. Avrupa ve Balkan Türkleri kendi aydınını, entellektüelini çıkarmalıdır.”
-Hüseyin Dönmez: Dilde, Fikirde İş’de Birlik
Belçike Türkçe Medya BirliÄŸi BaÅŸkanı Hüseyin Dönmez konuÅŸmasında Avrupa’da Türkçe yayınlarla ilgili geniÅŸ bir fotoÄŸraf ortaya koydu. Türkçe yayınlarla ilgili bilgiler de veren Dönmez özetle, “Avrupa Türkleri, İsmail Gaspıralı’yı örnek alarak, kendi iletiÅŸim araçlarını, literatürünü, medya ve var olacağımız diÄŸer organlarını güçlendirmelidir” diye konuÅŸtu.
-Metin Yazarel: Kitle İletişimi Şekil Değiştirdi
Hollanda Haber Gazetesi Yazarı Metin Yazarel, Uluslararası İliÅŸkilerde Medyanın Rolü ve Etkinlik Alanı’nda yaÅŸanan deÄŸiÅŸime iÅŸaret ederek ÅŸöyle konuÅŸtu:
“Günümüzde diplomasi ve Uluslararası iliÅŸkileri dostluk deÄŸil, malesef basın ve medyanın düÅŸmanlık üzerine kurguladığı senaryolar besliyor olsa da, muhakkak ki medya dünyası farklılıklar içeriyor. Konumuza yeni ipek yolunun tanıtımına medya desteÄŸi saÄŸlamak anlamında basın ve medya vasıtasıyla yeni ipek yolunu coÄŸrafi, ekonomik, etnik ve turistik bir perspektiften sunarak, insanlara yeryüzünün yeni egzotik bölgelerini keÅŸfetmeye davet eder gibi tanıtım yapılabilir.”
-Muhsin Ceylan, Soru – Cevap ve Kapanış KonuÅŸması
Avrupa Türk Basın Yayın ve Gazeteciler BirliÄŸi adına Almanya’dan katılan Gazeteci Muhsin Ceylan, sempozyum sonunda soru cevap bölümünü koordine etti ve kapanış konuÅŸmasını gerçekleÅŸtirdi.
Ceylan, Sempozyum sonunda alınan kararları açıkladı.
-8. Avrupa Türkçe Süreli Yayınlar Sempozyumu Sonuç Bildirgesi
1997 yılından itibaren belirli aralıklarla Hollanda’da düzenlenen Avrupa Türkçe Süreli Yayınlar Sempozyumu tekrar Türkiye, Balkanlar ve Avrupa ülkelerinden temsilcierin katılımıyla Amsterdam’da yapıldı.
3 Mart 2018 tarihinde Amsterdam’da düzenlenen ‘8. Avrupa Türkçe Süreli Yayınlar Sempozyumu’ tamamlandı. TÜRK KONSEYİ - Türk Dili KonuÅŸan Ülkeler İşbirliÄŸi Konseyi, TÜRKSOY - Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi temsilcileri, Türkiye-Fas İş Konseyi temsilcileri, Akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve Türkçe süreli yayınlar editörlerinin katıldığı sempozyumda tema olarak ‘Londra’dan Pekin’e Türk Toplulukları ve Yeni İpek Yolu Projesi tartışıldı. Sempozyuma sunumlarıyla katkıda bulunan akademisyen ve delegelerin yaptıkları açıklama ve teklifler doÄŸrultusunda ‘Bir kuÅŸak, bir yol insiyatifi’ yani Yeni İpek Yolu Projesi önümüzdeki yıllarda da Türklerin gündemini oluÅŸturacak. Bu çerçevede sempozyumda önümüzdeki yıllarda uygulanmak üzere aÅŸağıdaki kararlar alınmıştır:
• Yeni İpek Yolu Projesi etkinliklerini yakından takip etmek ve geliÅŸmeleri Balkan ve Avrupa Türklerine iletmek üzere ‘Yeni İpek Yolu Projesi İzleme Grubu’ oluÅŸturulması,
• UNESCO tarafından, Kutadgu Bilig’in -Yusuf Has Hacib tarafından- Yazılışının 900. Yıl Dönümü ilan edilmesiyle Londra – Edirne hattı üzerinde Kutadgu Bilig çalıştayları organize edilmesi,
• Sekizyüz milyon insan ulaÅŸacak CGTN televizyon yayını ve her yıl 10 bin öÄŸrenciye burs imkanı gibi etkinliklere Avrupalı Türklerin katılının saÄŸlanması yönünde insiyatif alınması
• "Modern İpek Yolu Ortak Tur Paketi" içerisindeki ziyaret merkezlerini Balkan ve Avrupa Türkleri dikkatine sunacak etkinlikler yapmak,
• İpek Yolu güzargahının Avrupa yakasında Türkçe’nin bir yazı dili olarak yaÅŸatılması ve geliÅŸtirilmesi yönünde bir vizyon oluÅŸturuması için fikir alışveriÅŸi çalışmaları yapmak,
• Yeni İpek Yolu Projesi sürecinde, Türkiye’nin DoÄŸu Türkistanı iyi deÄŸerlendirmesi ve Uygur Türklerinin insanca yaÅŸaması yönünde giriÅŸimlerin sivil toplum ve medya tarafından da gündeme getirilmesi,
• Türk ve Avrupa Poströnesansı (Ibn RüÅŸd ve Alija düÅŸüncesi, Anadolu, Endülüs, Bosna ve Sarı Saltuk tecrübesi) çalıştayları yapmak,
• Yeni bir Avrupa Türkleri gelecek vizyonu, perspektifi oluÅŸturacak Fikir Fırtınaları organizasyonları yapmak,
• 8. Avrupa Türkçe Süreli Yayınlar Sempozyumu sunum ve notlarının kitap ve televizyon programı olarak yayınlanması.
Amsterdam, 5 Mart 2018



























