"Åžahsen ben İslam'daki tüm yüksek deÄŸerleri buldum. Ama mesele, insanların sinsi eylemlerine İslam denildiÄŸi karanlık ÅŸovla ilgili deÄŸil."
Bu açıklama "Muslim en France" medya kuruluÅŸu baÅŸkanı Jean-Michel Brun'un Publika.az'a verdiÄŸi özel röportajda yapıldı.
İşte onunla bir röportaj:
- Bay Brun, son günlerde tanıdığım en ilginç insanlardan biri olduÄŸunuzu dürüstçe söyleyebilirim. Okurlarımızın da bu tadı beÄŸenmelerini isterim.
- Aslında ben bir ekonomistim. Bu alanda doktora çalışmalarımı bile tamamladım. Bir zamanlar çok masumdum. Dünyayı ancak ekonomiye dikkat ederek bitirebileceÄŸimizi düÅŸündüm. Bir gün ekonominin bir hastalıktan baÅŸka bir ÅŸey olmadığını anladım. Film yapmaya baÅŸladım. Çünkü gerçeÄŸi söylemenin tek yolu onu göstermektir. Beyrut'ta ÅŸiddetli bir iç savaÅŸ çıktı. O sırada ÅŸans eseri kameramla oradaydım. Kader beni Beyrut'ta askeri muhabir olarak kalmaya yönlendirdi. Kısa süre sonra Orta DoÄŸu muhabiri olarak çalışıyordum. İsrail-Filistin, Suriye, Batı Sahra, Irak, İran, Afganistan gibi ülkelerde savaşın sıcak noktaları hakkında raporlar hazırladım. Ben zaten Fransa'nın ikinci büyük medya kuruluÅŸu olan Sunset Press'in bir çalışanıydım. Ancak medeni durumum nedeniyle savaÅŸ bölgesinden uzaklaÅŸmak ve eve dönmek zorunda kaldım. Daha sessiz bir aktivite türü seçtim. Geçen yıl basına döndüm. Fransa'daki Müslümanların sesi olmaya karar verdim. Maalesef bugün Müslümanlar Fransız hükümeti tarafından ayrımcılığın kurbanı oldular.
- Pandeminin gezegende paniÄŸe neden olduÄŸu doÄŸru.
- Son aylarda pandemi sorunu tüm dünyanın gündeminde. Bu trajedinin insanları bir araya getirip birleÅŸmesini umuyordum. Ama benim ülkemde tam tersi oldu. Önemsiz nedenlerle komÅŸularına ÅŸikayette bulunan ve satıcıları dolandırıcılıkla suçlayan alıcıların çaÄŸrılarıyla polis yardım hatları susturulmadı. Alman iÅŸgalinin gri günlerine geri döndük. İnsanlar, virüsü birbirlerinin gözlerine yayan potansiyel düÅŸmanlar haline geldi. Herkes önlerinde ne olduÄŸunu gördü ve 10 adım öteye koÅŸmaya baÅŸladı. Maalesef, salgın, iç ÅŸefkatimizi açığa vurmaktan ziyade en kötü niteliklerimizi abarttı.
- Sebep mi?
- Çünkü siyaset yine zor sözünü söyledi. Star Wars'da belirtildiÄŸi gibi korku, kötü güçlerin kapısının anahtarıdır. Radyo, televizyon ve çevrimiçi medya, gün boyu kabul ettiÄŸiniz yeni gerçekliÄŸe katılmıyorsanız hem kendinizin hem de yakınlarınızın ölümüne neden olacağınızı haykırıyorsa, huzurunuzu ve uyumunuzu nasıl koruyabilirsiniz? Filozof Barbara Steigler'in güzel bir sözü var: "Toplumumuz tarafından yönetilen bir neoliberalizm aÅŸamasına girdik. Bireylerin rızasını almak yerine, neoliberalizm bizi köleleÅŸtiriyor. İnsanları var olan gerçekle uzlaÅŸmaktan baÅŸka çaresi bırakmıyor. Bu bir tür zihinsel sarsıntıya dönüÅŸüyor.
- Kişisel olarak titrek hissediyor musunuz, yoksa mevcut durumu değerlendirecek kadar ayık mısınız?
- Bu virüsün hayatımı çok deÄŸiÅŸtirdiÄŸini söyleyebilirim. Hindistan topraklarının "potasyum yuga" dediÄŸi yerin en karanlık kısmındayız. Aksine, niceliÄŸin niteliÄŸi aÅŸtığı bir noktadayız. Fikirlerimizin anlamı sözlerimizden daha ağır olmalıdır. Sebep ne olursa olsun, maneviyatımız tüm zor durumların üstesinden gelmelidir. Küresel sorunlar hayatımızı kaosa çevirmemeli. Özellikle bu zor zamanlarda hayatta anlam bulmanın tek yolu budur. Eski Fransız Kültür Bakanı Andre Malroux'dan alıntı yapacağım: "21. yüzyılda, maneviyatımızı ya bulacağız ya da kaybedeceÄŸiz." Åžimdi ne demek istediÄŸini anlamaya baÅŸlıyorum.
- Hayatın anlamını aramadan yaÅŸamak çok mu zor?
- Sadece insana ve maddeye inananlar, özgürlüÄŸü, eÅŸitliÄŸi ve kardeÅŸliÄŸi arzuladıklarını her zaman kanıtlamaya çalışırlar. Ancak kalplerinde en yüksek sevgi, merhamet ve ilâhi hakikate yükselme arzusu yoksa sonsuz ve anlamsız varlıklar olarak yok olacaklardır. ListelediÄŸim deÄŸerlerden mahrum kalanlardan duyduÄŸumuz sloganlar taÅŸ heykellerden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Birbirimizi seversek, ÅŸöhret için çabalarsak, yaÅŸayamayacağımız evler inÅŸa etmek için zengin olur ve ruhumuzun yoksulluÄŸuna yol açarsak nasıl bir hayattan bahsediyoruz?
- Laik dinlerin bir gün geçerliliÄŸini yitireceÄŸini düÅŸünüyor musunuz?
- Aksine, dinde hiçbir ÅŸey olmadığını düÅŸünüyorum. Ne yazık ki bugün Fransız toplumu, özellikle İslam'da somutlaÅŸan yüksek deÄŸerlerden yoksundur. Ama gençlerimizin çoÄŸunun İslam'a yöneldiÄŸini de söylemeliyim. Çünkü bu din, en yüksek ahlaki deÄŸerleri, sabrı, sevgiyi, birliÄŸi, hümanizmi aşılar. Dinleri zorlamak yerine hepsinden faydalanabiliriz. Bunu yapmak için Kutsal Kitabın ne dediÄŸinin farkında olmalıyız. Yeni sayfalar açmaktan korkmayın. Unutma, dogmatizmden daha kötüsü yoktur. Åžahsen ben İslam'daki tüm yüksek deÄŸerleri buldum. Ancak bunun, insanların sinsi eylemlerine İslam denildiÄŸi karanlık bir gösteri olmadığını unutmayın. İslam bir iÅŸarettir, bir dizi yasak deÄŸil. İşaretçimizi bulana kadar her zaman tetikte olmalıyız.
- İnsanlığın kurtuluÅŸuna sahip olsaydınız, insanlara hangi üstün kaliteyi aşılardınız?
- Yalnızca öÄŸrenmek bir kiÅŸiyi cehaletten kurtarabilir. Cehalet korku, dehÅŸet ve nefret yaratır. Fransa'yı düÅŸünün. İslam hakkındaki cehalet, insanların Müslümanlara karşı nefretini uyandırdı. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki savaşın gerçek sebebini bilmeden Ermenileri körü körüne destekliyorlar. Çünkü okuma yazma bilmeyen kiÅŸi kendi icatlarının kölesidir. Her birimizin temel bir borcu var. BilmediÄŸimizi öÄŸrenmek ve bilmeyenlere öÄŸretmek. İnanın bana, en iyi insani yardım bizi eÄŸitmektir. Okullar, tiyatrolar inÅŸa etmeliyiz ve kitaplar yayınlamalıyız. Gazeteciler bu propagandada büyük rol oynamalıdır.
- Ölümünden sonra hatırlanmamaktan korkuyor musun?
- Açıkçası benim için önemli deÄŸil. Bunun hakkında hiç düÅŸünmedim. Mezarlığın en meÅŸhur ölüsü olmayı arzulamak saçma bir rüya. Önemli noktayı biliyor musun? Bu dünyada bulunduÄŸumuz kısa sürede insanların kaderini iyileÅŸtirmek için çabalamak. Bu anlık bir düÅŸünce deÄŸil. Herkesin hayatının bir prensibi haline gelmelidir. Her gece kendimize iki soru sormalıyız - Bugün kendim için ne yaptım? Bugün baÅŸkaları için ne yaptım?
- Uçakta oksijen balonunun çalışma prensibi.
- Kesinlikle. Kendimize yardım etmeden kendimizi kuyudan çıkaramayız. En büyük yardım, birinin yalnızlığını süslemek için nezakettir.
- Azerbaycan'ın Fransa'da gerçek sesini yükselten sevgili dostumuz, elimizi tuttuÄŸunuz için teÅŸekkür ederiz!
- Cezayir asıllı Fransız düÅŸünür Pierre Rabin'in anlattığı benzetmeyi paylaÅŸmama izin verin. Bir gün ormanda korkunç bir yangın çıkar. Filler hortumlarını nehirden gelen suyla doldururlar ve diÄŸer hayvanlar patileriyle ateÅŸi söndürmeye çalışır. O anda ormandaki en küçük kuÅŸ olan sinek, minik gagasından bir damla su alıp ateÅŸin üzerine dökmeye baÅŸladı. Fil bunu görünce alaycı bir ÅŸekilde güler: - AteÅŸi bu ÅŸekilde söndürür müsünüz? Sinek sessizce cevap verir: - Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum! Bak, bu benim de görevim.
Leyla Sarabi













