DÜNYA

Türkiye, Paris Anlaşması'nı onaylayarak iklim kriziyle mücadelede yeni bir döneme girecek

Türkiye, Paris Anlaşması'nı onaylayarak iklim kriziyle mücadelede yeni bir döneme girecek
Email :

BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) 76. Genel Kurulu'nda Paris AnlaÅŸması'nı onaylama planını duyuran Türkiye, iklim kriziyle mücadelede yeni bir sayfa açıyor.

~umhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, dün BM Genel Kurul Salonu'nda yaptığı konuÅŸmada, "Paris İklim AnlaÅŸması'nı, yapıcı adımlara uygun ÅŸekilde ve ulusal katkı beyanımız çerçevesinde, önümüzdeki ay Meclisimizin onayına sunmayı planlıyoruz." ifadesini kullandı.

~Bu açıklama, ABD'nin iklim finansmanı taahhüdünü iki katına çıkarma ve Çin'in diÄŸer ülkelerde kömür santrali yatırımlarını durdurma kararıyla birlikte BM Genel Kurulu'nda iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle mücadele kapsamındaki üç önemli baÅŸlıktan biri oldu.

Paris AnlaÅŸması, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefiyle Aralık 2015'te BirleÅŸmiÅŸ Milletler İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi Çerçeve SözleÅŸmesi (BMİDÇS) 21. Taraflar Konferansı'nda kabul edilmiÅŸti.

Türkiye'nin 22 Nisan 2016'da 175 ülkeyle birlikte imzaladığı anlaÅŸma, 4 Kasım 2016'da yürürlüÄŸe girdi. Hali hazırda BMİDÇS'e taraf 197 ülkenin imzası bulunan anlaÅŸma, Eritre, Irak, İran, Libya, Yemen ve Türkiye olmak üzere 6 ülkenin meclisinde onaylanmamıştı.

Türkiye, BMİDÇS'in geliÅŸmiÅŸ ülkeler kategorisini oluÅŸturan Ek-1 listesinden çıkarılmayı ve geliÅŸmekte olan ülkeler kategorisinde yer almayı talep ettiÄŸi için bugüne kadar anlaÅŸmayı onaylamamıştı.

Türkiye'nin Paris AnlaÅŸması kapsamındaki hedefleri
Paris AnlaÅŸması'nı onaylayan ülkelerin, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak ve 2050'ye kadar sera gazı emisyonlarını sıfırlamak için taahhütlerini hayata geçirmesi gerekiyor.

Türkiye, 2015'te BM Sekretaryası'na sunduÄŸu ulusal katkı beyanı çerçevesinde emisyon artışını 2030 itibarıyla yüzde 21 azaltma taahhüdünde bulundu.

Meclis'te anlaÅŸmanın onaylanmasının ardından karar, BM Sekretaryasına iletilecek ve Türkiye anlaÅŸmaya taraf olacak.

AnlaÅŸmanın gelecek ay onaylanmasıyla Türkiye için iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle mücadelede yeni bir diyalog kapısının açılacağını belirten uzmanlara göre, bu konuda net hedef ve politikaların belirleneceÄŸi yeni bir döneme giriliyor.

"Türkiye, 2050 itibarıyla net sıfır emisyona ulaÅŸmayı hedeflemeli"
Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans AraÅŸtırmaları DerneÄŸi Kurucu Direktörü Bengisu Özenç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Meclis'te ilgili komisyonun bu alanda bir yıldır çalışmalar yürüttüÄŸünü belirterek, "Türkiye'nin anlaÅŸmayı onaylaması ve uluslararası iklim müzakerelerinde ciddi bir taraf olarak yer almasını talep ediyorduk. Bu bizim için ilk aÅŸama, çok önemli ve olumlu bir adım." dedi.

Özenç, Türkiye'nin Paris AnlaÅŸması kapsamında sunduÄŸu hedefleri güncellemesi gerektiÄŸine iÅŸaret ederek ÅŸöyle konuÅŸtu:

"Yakın zamanda olmasa bile önümüzdeki bir yıl içinde yeni bir ulusal katkı beyanı ortaya çıkacaktır. Türkiye de Paris AnlaÅŸması'nın bilimsel hedefi doÄŸrultusunda hareket edecekse 2050 itibarıyla net sıfır emisyona ulaÅŸmayı hedeflemeli. Resmi olarak Paris AnlaÅŸması'nın bu doÄŸrultuda getirdiÄŸi bir yükümlülük bulunmuyor fakat 2050'de sıfır emisyon hedefine ulaÅŸmak için bunu destekleyecek politikalar ivedilikle devreye alınmalı. AnlaÅŸmanın onaylanmasının açtığı bu diyalog kapısının iklim deÄŸiÅŸikliÄŸiyle mücadele hedeflerini güçlendirmek ve bu yöndeki politikaların tasarımında ortak aklın geliÅŸtirilmesi için kullanılabileceÄŸi bir döneme giriyoruz."

"Türkiye iddialı bir iklim eylemiyle milli gelirini yüzde 7 artırabilir"
Avrupa İklim Eylem Ağı Türkiye Politika Koordinatörü Özlem Katısöz de CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan'ın açıklamasının Türkiye için "Ek-1" tartışmasının bittiÄŸi anlamına gelebileceÄŸini ifade ederek, "Bu da olumlu bir geliÅŸme. Türkiye, dönüÅŸüm için ihtiyacı olan fona Ek-1'den çıkarak deÄŸil, politika düzeyinde bir dönüÅŸüm kararı alarak ulaÅŸabilir. Finansa eriÅŸim istiyorsak, küresel finansın yönlendiÄŸi karbonsuz bir kalkınma patikasına girmemiz gerekiyor." dedi.

Ülkelerin anlaÅŸma kapsamında emisyon azaltım zorunluluÄŸu olmadığını dile getiren Katısöz, ÅŸöyle devam etti:

"Türkiye ne zaman ve ne kadar sera gazı azaltım taahhüdünde bulunacağına ulusal katkı beyanı çerçevesinde karar verebilir. Paris AnlaÅŸması'nın bir yaptırım uygulama ya da belli bir emisyon azaltım seviyesini zorunlu tutma gibi bir mekanizması yok. Ancak küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefini tutturmak için emisyonların azaltılması gerekiyor. Hatta geçtiÄŸimiz hafta yayınlanan BM raporuna göre 1,5 derece hedefine ulaÅŸmak için ülkelerin iklim çabalarını acilen iki katına çıkarması gerekiyor. Türkiye de Paris AnlaÅŸması'na taraf olarak küresel iklim hareketinin bir parçası olacağını, dolayısıyla emisyon azaltımı çabalarına ortak olacağını duyurmuÅŸ oldu."

Katısöz, Türkiye'nin bu çerçevede 2030'a kadar önemli adımlar atması gerektiÄŸini vurgulayarak, "Türkiye, yeni kömür yatırımlarını durduracağını duyurmalı. Mevcut kömür santrallerini kapatma tarihini belirlemeli ve diÄŸer fosil yakıtlardan çıkış planlarına bir an önce baÅŸlamalı." deÄŸerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 1'inden sorumlu olduÄŸunu fakat kiÅŸi başı emisyon salımının giderek arttığını belirten Katısöz, ÅŸunları kaydetti:

"Türkiye'nin Paris AnlaÅŸması'nı onaylayarak gerçekçi bir hedefle sorumluluk alması, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸini durdurma çabalarına önemli bir katkıda bulunacak. Dünyada iklim krizini tek başına durdurabilecek bir ülke yok, bu yüzden herkesin sorumluluÄŸu oranında çözüme katkıda bulunması gerekiyor. Türkiye, iklim deÄŸiÅŸikliÄŸinin giderek artan tahribatından korunmak, daha adil ve saÄŸlıklı refah toplumu yaratmak için küresel iklim tartışmalarının bir parçası olma fırsatını yakaladı. Türkiye, iddialı bir iklim eylemiyle milli gelirini yüzde 7 artırabilir. Karbona dayalı bir ekonomiye göre daha fazla istihdam yaratabilir, sanayideki deÄŸer zincirini büyütebilir."

İlgili Etiketler :

Ilgili Haberler