Türkiye’de ve yurt dışında yaÅŸayan Süryanilerin yaÅŸadıkları bir kitapta bir araya getirildi. Serdar Korucu'nun "Biz Bu Topraklara Aitiz" kitabında Süryani toplumundan 38 kiÅŸinin anlatısı bulunuyor.
Türkiye ve yurt dışında yaÅŸayan Süryaniler, geçmiÅŸte yaÅŸadıklarını, gelecekten beklentilerini, gazeteci Serdar Korucu'nun “Biz Bu Topraklara Aitiz" kitabında anlattı. istos yayın'dan çıkan kitap, hem Türkiye’de, İstanbul, Mardin ve Şırnak’ta, hem de yurt dışında, İsveç, Belçika ve İspanya’da yaÅŸayan Süryani toplumunun üyelerini bir araya getiriyor.
38 isim, Türkiye’deki Süryanileri, Süryanilerin Türkiye topraklarındaki derin ve köklü tarihini anlatıyor. Kendilerinin anıları ve ailelerinden aktarılan tanıklıklarla birlikte…
Kitapta anlatısı bulunan 38 isimden biri, Antakya ve tüm DoÄŸu PatriÄŸi, Evrensel Süryani Ortodoks Kilisesi'nin Ruhani Lideri Moran Mor İğnatius Efrem II. Kitabın da adı Serdar Korucu’nun ile CNN Türk’te yaptığı röportajda PatriÄŸin kullandığı bir cümleden alıyor: “Biz Bu Topraklara Aitiz…”
Antakya ve tüm DoÄŸu PatriÄŸi, Evrensel Süryani Ortodoks Kilisesi'nin Ruhani Lideri Moran Mor İğnatius Efrem II: “Kimse evini terk etmek istemez, biz bu topraklara aitiz”
"CUMHURBAÅžKANIMIZIN KİLİSEMİZİN TEMELİNİ ATTIÄžI GÜNLERE GELDİK"
İstanbul, Ankara ve İzmir Süryani Ortodoks Cemaati Ruhani Reisi ve Patrik Vekili Metropolit Mor Filüksinos Yusuf Çetin: “’Acaba bir gün Vali de bizi ziyarete gelir mi?’ dediÄŸimiz günlerden Sayın CumhurbaÅŸkanımızın kilisemizin temelini attığı günlere geldik.”
Mardin ve Diyarbakır Metropoliti Mor Filüksinos Saliba Özmen: “Süryanilerin gidecek baÅŸka ülkesi yok. Bize buradan baÅŸka her yer gurbet.”
Sait Susin: “DoÄŸruyu söylemek gerekirse son 22-23 yılda hayal bile edemeyeceÄŸimiz adımlar atıldı.”
"BİZE SAHİP ÇIKAN BİR HÜKÜMET VAR"
Kenan Gürdal: “Bugün bize sahip çıkan, haklarımız için geri adım atmayan bir hükümet var.”
Emanuel Abacı: “Dükkânın önüne pankart çekmiÅŸler. 'Ya Kıbrıs’ın yarısı ya Bıtrıs’ın karısı.' Babamın adı Bıtrıs…”
Semra Abacı: “Bir Süryani kız kaçırıldığında bütün ÅŸehir felç oluyordu. Korkunç bir ÅŸeydi. Ve babamın altı kızı vardı.”
Lolita Asil: “Kimse doÄŸduÄŸu toprakları terk etmek istemez. Hele bir eviniz bir iziniz kalmışsa o topraklar bir gün sizi mutlaka çeker.”
Yusuf Türker: “Uzun karanlık yıllar geçirdik. İnsanlar gitti. İş yerleri kapandı. Sık sık kışkırtmalar oldu.”
Münir ÜçkardeÅŸ: “Bizlerdeki duygusallık çocuklarımızda yok. Her Mardin’e gittiÄŸimde aÄŸlıyorum.”
Yusuf BasmacıoÄŸlu: “O taÅŸ duvarlara dokunduÄŸum zaman ÅŸunu hissediyorum, ben oraya aitim.”
Gülcan Diril: “Annemizi bulabilmek mucizeydi. En azından bir mezarı var. Peki ya babam nerede?”
Süleyman Akgüç: “92 yaşındaki bir adam nasıl öldürülür? Neden öldürülür? Biz bunu anlayamıyoruz.”
Dikran Ego: “Canlı yayında babamın cinayetinin haberini yapmak zorunda kaldım.”
Robert TutuÅŸ: “Ben babamın katillerinin nerede olduÄŸunu, kim olduÄŸunu bilmek istiyorum ama nafile!”
Yusuf Aydın: “Babam 1993 yılında, Midyat’a giderken bulunduÄŸu araçta mayın patlaması sonucu olay yerinde hayatını kaybetti.”
Erol Dora: “Benden önce Cumhuriyet tarihinde Süryani vekil olmamış, ama Osmanlı Mebusan Meclisinde iki vekil varmış.”
Yuhanna AktaÅŸ: “Adına ‘Süryani Mahallesi’ diyoruz ama içinde Süryani yok ki! Darphane gibi çalışıyor ama Süryaniler kazanmıyor.”
David Vergili: “1994’te askeri helikopter indi. Tüm manastırdakilerin gözü önünde Metropolit Samuel AktaÅŸ’ı alıp uzaklara karıştı.”
Yakup Mirza: “Biz ülkemizden kovulduk. Türkiye gibi güzel bir ülke varken biz niye bu çileleri çekiyoruz?”
Marta Sömek: “Ailemde Süryaniceyi bilen tek kiÅŸiyim. Böylece ailemizin yarım okuduÄŸu dualar tamamlandı.”
Yakup Ertunga: “Harput’ta da Elazığ’da da pek çok ilahi Türkçe okunurdu. Bu ilahileri, dinlemeye doyamazdınız.”
Rabita Kerimo: “Orası kendi ülken, köklerin orada ama hep böyle bir sindirilmiÅŸlik... Burada da yabancısın, göçmensin... “
Süheyla Noyan: “Hâlâ Midyat’ı çok özlüyorum. İnan ki o kuru toprağı çok özlüyorum.”
Katia Arslan: “6-7 Eylül için babaannem ‘Cesetleri aÅŸağıya atıyorlardı, kadınlara tecavüz edip boÄŸuyorlardı... Çok Rum ve Ermeni öldü’ dedi. O an kanım dondu.”
Ayhan Tekin: “Kadir İnanır’ın oynadığı Kapı filmindeki ev var ya, iÅŸte o benim kaynanamın evi.”
Ayten Ekinci: “Bugün Mardin’de ‘Süryani’ diye satılan ürünlerin çoÄŸu bizde yok.”
Fikri Turan: “İsmet İnönü dedemin yanına gelmiÅŸti, ‘Åžemun Hanne’yi göreceÄŸim’ demiÅŸ.”
Adnan Çelma: “Hâlâ gözümün önünde bu sahne var. ‘Ah Midyat’ türküsü çalıyor, bir tarafta babam oynuyor, diÄŸer tarafta annem aÄŸlıyor.”
Turgut Alaca: “Yine de ÅŸunu anlamakta zorluk çekiyorum. Bir gün sormak isterim: KardeÅŸim biz size ne yaptık? Ne yaptık da bizi böyle sıkıştırıyorsunuz? Neye istinaden? Suçumuz ne?”
Aydın Aslan: “Müslümanlar iki üç tokat atar, döverlerdi. Böyle olunca Hıristiyanlar kaçıyordu.”
Jan Beṯ-Åžawoce: “Babaannemin gece uyumadan önce anlattığı öyküler benim için hafıza eÄŸitimi oldu.”
Robert Halef: “Tam 25 sene sonra... Evimi ilk gördüÄŸümde aÄŸladım. Benim için anlamı çok büyüktü.”
Habib Dilmaç: “Tur Abdin’in yeri farklı. Köyümüzde olanlar İsveç’te yok. Mesela burada çatıda uyuyup yıldızları izleyemezsiniz.”
Yılmaz Bisse: “‘O eve gideceÄŸim. Kokusunu içime çekeyim’ dedim. Sonra içeri girmek istemedim. Ailemizin o güzel evi, o güzel çiçekleri, hiçbir ÅŸey kalmamıştı.”’
İskender De Basso: “Uzak Åžehir dizisindeki o konak benim babamın, amcalarımın eviydi. Orası bize miras deÄŸil emanet.”
Fehmi Bargello: “Midyat çok deÄŸiÅŸti ama ne yapalım? Bizler geçmiÅŸi özleyerek yaşıyoruz.”





















