Yeni yılın ilk ayını geride bıraktık. 2025 elbette Türk savunma sanayii için baÅŸarılarla dolu geçti. Bilhassa bu alanda kırılan ihracat rekoru ve yeni imzalanan sözleÅŸmeler bu noktada öne çıkıyor. Bu baÅŸarı hikayesinin baÅŸrol oyuncularından biri de Türk yapımı insanlı ya da insansız hava platformları.
Açık konuÅŸmak gerekirse bundan 20 yıl önce Türkiye’nin kendi hava araçlarını üreteceÄŸi ve dünyada bu denli ses getireceÄŸi söylense buna inanların sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Ancak gelinen noktada Türkiye sadece kendi hava araçlarını yapmakla kalmadı. Bunları NATO ve AB üyesi ülkelerden tutun da dünyanın dört bir yanına satabilmeyi baÅŸardı.
Bu baÅŸarı hikayesinin belki en önemli kırılma noktalarından birini 2026 yılında yaÅŸayacağız. Adını uzun zamandır duyduÄŸumuz kimi uçaklar seri üretime girecek, kimileri envantere alınacak kimi belki de gerçek bir savaÅŸta kendini gösterecek ve ‘combat proven’ olacak.
Savunma sanayii araÅŸtırmacısı Ahmet Alemdar, Türk savunma sanayiini yakından takip eden isimlerden biri. KAAN, KIZILELMA, ANKA-3 ya da diÄŸer platformlarla ilgili 2026’da bizi nelerin beklediÄŸini onunla konuÅŸtuk.
“Çekilen onca zahmetin meyvelerini toplama zamanı”
Türk havacılığı açısından kritik bir dönemin eÅŸiÄŸinde olduÄŸumuz görüÅŸüne katılıyor Alemdar. Özellikle son çeyrek asırda çekilen onca zahmetin meyvelerini toplama zamanının geldiÄŸini vurguluyor.
2026’da havacılıkta bir yanda kritik projelerde geliÅŸtirme faaliyetlerinin devam edeceÄŸini diÄŸer yanda seri üretim ve teslimatların baÅŸlayacağını söylüyor. Ayrıca 2026 yılında sadece Türk havacılığı için deÄŸil dünya havacılık tarihine geçecek çeÅŸitli uygulamalar görebileceÄŸimizin altını çiziyor.
Gözler BAYKAR ve TUSAÅž’ta
Bu sene için herkesin aklında KAAN’daki geliÅŸtirmeler, KIZILELMA ile ANKA-3’ün envantere girmesi, HÜRJET ve HÜRKUÅž’ta hangi adımların atılacağı gibi sorular var.
2026’da KAAN savaÅŸ uçağının yenilenen prototiplerinin üretim aÅŸamasının tamamlanacağını söylüyor Alemdar. Bu prototiplerden en az birinin Haziran 2026’ya kadar ilk uçuÅŸunu yapacağını biliyoruz. DiÄŸer iki prototipten birinin de yine bu yıl içerisinde Gök Vatan’la buluÅŸması bekleniyor. Türk Hava Kuvvetleri’ne 2029’da teslim edilmesi beklenen KAAN için 2026 çok yoÄŸun bir takvime sahip olacak.
TUSAÅž imzalı bir diÄŸer proje olan ANKA-3’te ise seri üretim hazırlıklarında sona gelindi. Alemdar, bu yıl içinde Türk Hava Kuvvetleri’ne ANKA-3 teslimatı görebileceÄŸimizi vurguluyor. Kuvvet’in uçan kanat formunda insansız jet motorlu ve stealth karakterinde ilk platformu olacak ANKA-III için yüksek adetlerde sipariÅŸ bekliyor.
Bu noktada gözlerin çevrildiÄŸi bir diÄŸer platform imza BAYKAR’ın gözbebeÄŸi KIZILELMA. Ahmet Alemdar, KIZILELMA’nın da bu sene envantere girmesinin beklendiÄŸine iÅŸaret ediyor. 2026 yılının insansız savaÅŸ uçağı konseptinin Türk ordusunda fiilen operasyonel hale geldiÄŸi yıl olacağının altını çiziyor.
HÜRKUÅž için geri sayım baÅŸladı
TUSAÅž’ın geliÅŸtirdiÄŸi HÜRKUÅž ve HÜRJET için de bir parantez açıyor Alemdar. HÜRKUÅž projesinin ilk fazından sonra HÜRKUÅž-2 adıyla daha nitelikli bir çözüme gidildiÄŸini söylüyor. Ve Türk Hava Kuvvetleri’nin de alım için bu doÄŸrultuda hareket edeceÄŸini kaydediyor. İlk fazda üretilen uçakların ise farklı kullanıcılara ihraç edildiÄŸi bilgisini veriyor.
Ahmet Alemdar, Türkiye’nin ilk insanlı jet motorlu savaÅŸ uçağı olan HÜRJET’te ise ‘son düzlük testlerinin’ devam ettiÄŸini belirtip, devam ediyor:
“İspanya’ya ihracat baÅŸarısı da yakalayan HÜRJET’in ilk kullanıcısı Türk Hava Kuvvetleri olacak. TUSAÅž’ın seri üretime baÅŸladığı bu sürecin sonunda HÜRJET kritik bir alanda dışa bağımlılığı bitirecek. 2026’da öncü seri üretim HÜRJET’lerin testlerin ardından en geç 2027’de Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilmesini bekliyoruz.
Daha sonraki süreçte HÜRJET’in farklı versiyonlarıyla ilgili haberler duyacağız. Milli Uçak Gemisi’ne iniÅŸ-kalkış yapabilecek bir HÜRJET fikri var. Bu konuda 2026’nın hareketli geçeceÄŸi kanattindeyim.
2026’da gözümüzün üzerinde olacağı bir diÄŸer projeyse Türkiye’nin en önemli havacılık / modernizasyon iÅŸlerinden kabul edilen ÖZGÜR… Bu çalışmayı, elimizdeki F-16 savaÅŸ uçaklarının aviyonik ve yapısal olarak günün harp ÅŸartlarına milli imkanlarla hazırlanması olarak düÅŸünebiliriz.
Özgür-I ile F-16 blok 30 düzeyindeki uçaklar, ÖZGÜR-II ile de F-16 blok 40-50 dahil farklı nitelikteki uçaklara milli dokunuÅŸlar olacak. Özgür-I ile saÄŸlanan kazanımların daha ileriye taşınması mümkün. TUSAÅž’ın ana yüklenici olduÄŸu projede yine AESA radardan T-Link’e kadar çeÅŸitli milli kabiliyetlerin F-16’lar üzerinden olgunlaÅŸtığını göreceÄŸiz.”
“Envanterin en hızlı dönüÅŸümlerinden biri olacak”
Her ne kadar haberimizin temel konusu Türk Hava Kuvvetleri’nin gücüne güç katacak milli platformlar olsa da kimi geliÅŸmeleri de yok saymak mümkün deÄŸil. 2026 farklı açılardan da Türkiye’nin hava gücü bakımından en kritik yıllardan biri olacak.
Ahmet Alemdar da buna dikkat çekiyor ve yukarıdaki tabloya yurt dışından tedarik edilmesi planlanan geliÅŸmiÅŸ Typhoon savaÅŸ uçaklarının da eklenmesi gerektiÄŸini söylüyor. Alemdar’a göre günün sonunda Türk Hava Kuvvetleri yakın geçmiÅŸe oranla çok ciddi bir sıçrama yapacak. Böylece hem nicelik hem nitelik açısından çok ciddi bir güç projeksiyonuna sahip olacak.
























