TÜRKİYE

Türkiye yeni nesil uydularıyla uzay gücü olma yolunda

Türkiye yeni nesil uydularıyla uzay gücü olma yolunda
Email :

Dünya atmosferinin sınırı geçilince, insan ürünü aktif yapay uydular yörüngesel bir düzlemden yeryüzündeki hayatın ÅŸekillenmesinde ve yok edilmesinde can alıcı roller üstlenmeye baÅŸladılar.

Dış uzay SoÄŸuk SavaÅŸ sonrasında küresel aktörlerin birbirleriyle yeniden tutuÅŸtukları dünya liderliÄŸi mücadelesinde stratejik önem kazanan, askeri ve ekonomik güç unsurları üzerinden kritik rol oynanan bir alan haline geldi. Ülkelerin dünya çevresindeki alçak-orta-yüksek yörüngede yapay uydu sahibi olmaları, yapay uydular konusunda sayısal üstünlük ve görev farklıklarında çeÅŸitlilik elde etmeye çalışmaları ve bu uyduların diÄŸer devletlerin müdahalelerine karşı korunması, ulusal savunma unsurları arasında yer alıyor. Bu yazıda öncelikle uyduların ülkeler arası rekabetteki önemine, daha sonra da teknolojilerine deÄŸinilerek Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarına yer verilecektir.

Yeni devrimsel özelliÄŸin bir diÄŸer yanı da uydu yapımının teknolojik açıdan en geliÅŸmiÅŸ uygulamaları içermesi. 2000’li yıllarda baÅŸlayan minimalizm yaklaşımını takiben oluÅŸturulan, küçük kameralı ve küçük ebatlı küp uyduları, maliyet açısından da uygun yeni nesil uydu sistemleri olarak kullanılmaya baÅŸladı.

Dünya atmosferinin sınırı geçilince, insan ürünü aktif yapay uydular yörüngesel bir düzlemden yeryüzündeki hayatın ÅŸekillenmesinde ve yok edilmesinde can alıcı roller üstlenmeye baÅŸladılar. Artık hayatın ÅŸekillenmesinde büyük söz sahibi olan, dünyadaki dijital dönüÅŸümü gerçekleÅŸtiren bilgi teknolojileri dahilindeki yapay zekâ/otomasyon ve büyük veri çalışmaları için, dünyanın her noktasına eriÅŸilebilirlik ve her noktasıyla baÄŸlantıda olma hali gerekiyor. Bu ihtiyacı karşılayan uydular anlık hızlı ve doÄŸru veri elde edilmesinin kaynağını oluÅŸturuyorlar. Askeri alanda ise yörüngedeki bir uydunun elektromanyetik spektrumunu kullanan ve lazer, mikro dalga ve parçacık ışınları bazlı silahlar sayesinde, uyduların yok etme sistemine sahip olmaları da planlanıyor. Kıtalararası balistik füzelerin atmosferde imhasına imkân tanıyan, ayrıca yeryüzünde gerçekleÅŸecek savaÅŸlar için hazırlanan, dünya yörüngesinde otonom hareket eden lazer silahlı uydulara dayanan “Işık Harbi”, uzay gücü olarak kabul edilen ülkeler tarafından geliÅŸtirilmiÅŸ durumda.

Hedeflenen dijital dönüÅŸümde, endüstri 4.0’ın ihtiyaçlarını karşılama, “dijital ipek yolu” gibi yeni ekonomik entegrasyon projeleri, yapay zekâ tabanlı yaÅŸam alanları olan akıllı ÅŸehirlerin sürdürülebilir olması, 5.0 toplumsal yaÅŸama uygun faaliyetleri gerçekleÅŸtirme, büyük veri açısından anlık veri toplama ve analizi, küresel iletiÅŸim ve navigasyon (seyrüsefer) gibi hususlarda, uyduların dünya için yeni bir devrim baÅŸlattıkları görülüyor. Devrim gerçekleÅŸirken, uzaktan algılama uydularıyla elde edilen verilerin ticarileÅŸtirilerek baÅŸka ülkelere satılması, uydu sahibi ülke açısından da artık yeni bir gelir kalemi olarak görülmekte. Bu açıdan deÄŸerlendirildiÄŸinde, yörünge üzerinde uydular aracılığıyla hak sahibi olmak, devletler için hem savunma hem de uluslararası sistemde etkin bir aktör olmak açısından büyük önem kazanmış durumda. Azalan yörünge noktalarına ve devletler arasında artan rekabete nazaran, bu noktaları kapatmakta hızlı olanın kendi pozisyonunu saÄŸlamlaÅŸtırdığı ve önemli bir avantaj saÄŸladığı görülüyor. Yörünge kazanımlarını muhafaza etmek için sürekli uydular göndermek, aynı zamanda ülke içinde uydu imalat ekosisteminin yeni teknolojilere adapte edilerek canlı tutulmasını ve istihdama ciddi katkı saÄŸlamaktadır.

Türkiye’nin uydu alanında en önemli hamlesi, yeni teknoloji küp mini uyduları üretiminde elde ettiÄŸi baÅŸarıdır. Uydu teknolojisinde küresel devletlerin de tercih ettiÄŸi mini uydularla aynı teknolojik çizgide kendi imkanlarımızla ürettiÄŸimiz milli uyduları da uzaya artık kendi topraklarımızdan fırlatmak üzere hazırlanıyoruz.

Yeni devrimsel özelliÄŸin bir diÄŸer yanı da uydu yapımının teknolojik açıdan en geliÅŸmiÅŸ uygulamaları içermesi. 2000’li yıllarda baÅŸlayan minimalizm yaklaşımını takiben oluÅŸturulan, küçük kameralı ve küçük ebatlı küp uyduları, maliyet açısından da uygun yeni nesil uydu sistemleri olarak kullanılmaya baÅŸladı. Ebadın dışında, dış uzay koÅŸullarına dayanıklı yeni malzeme olarak kompozitler, uydu yazılımlarının yapay zekâ tabanlı olarak tasarlanması ve uydulara otonom özellikler kazandırılması, yörüngede hareket edebilmeleri için gerekli itki sistemi kaynağının yakıtlı/yakıtsız olarak farklılaÅŸması, yakıt gerektirmeyecek ÅŸekilde güneÅŸin radyasyon basıncının kullanılmasını baz alan “güneÅŸ yelkeni”, yeni uydu teknolojileri alanındaki geliÅŸmelerden.

Uyduların uluslararası sistem içinde ülkelere saÄŸladığı güç unsurlarını dikkate alan Türkiye, yeryüzü gözlem uyduları ağını geniÅŸleterek ülkenin ekonomi, savunma ve insanî alanlarda duyduÄŸu ihtiyaçları karşılamayı, uzay araçları üretiminde rekabet avantajı geliÅŸtirmeyi, geliÅŸmiÅŸ uydular ve veri analizi teknolojileri sayesinde verileri ticarileÅŸtirerek gelir elde etmeyi, uydularla bölgesel hakimiyet kurmayı ve tanımlanmış düÅŸman unsurlardan daha yüksek bir konumdan dünya üzerindeki her ÅŸeyi her an izleyebilmeyi ve bu ÅŸekilde stratejik gücünü artırmayı amaçlamaktadır.

Uzay teknolojisi alanında bilgi paylaşımının çok sınırlı olmasına, ülkelerin kendi beÅŸerî sermayeleri ve kapasiteleriyle geliÅŸtirdikleri bu faaliyetlere raÄŸmen, Türkiye iÅŸbirliÄŸi imkânlarını yine en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirerek kendi uydu sanayiini oluÅŸturma baÅŸarısını gösterdi. Bunda siyasi iradenin kararlı ve stratejik vizyona sahip olmasının katkısı büyük. 24 Ocak 1994 yılında fırlatılan ilk iletiÅŸim uydusu TÜRKSAT 1A fırlatıcı roket arızası nedeniyle baÅŸarısız olsa da, aynı yılın AÄŸustos ayında fırlatılan TÜRKSAT 1B ile uydularımız uzayda varlık göstermeye baÅŸladılar. Görev süreleri biten 1B, 1C ve 2A, halen aktif ÅŸekilde kullanılan üç haberleÅŸme (TÜRKSAT 3A, 4A, 4B) ve üç yer gözlem (Göktürk-1, Göktürk-2 ve Rasat) uydusuyla ve en son 8 Ocak 2021’de fırlatılan 5A uydusuyla, ülkemiz dünyada dış yörüngede bulundurduÄŸu uydu sayısı bakımından 26. sırada yer alıyor. 2021 yılı içinde fırlatılması planlanan haberleÅŸme uydusu 5B, 6A ve yüksek çözünürlüklü İMECE ile daha üst sıralara çıkmak hedefleniyor. TÜRKSAT Uydu HaberleÅŸme Kablo TV ve İşletme A.Åž. firması da bölgesinde lider ve dünyanın önde gelen uydu operatörlerinden biri olarak, marka deÄŸeri yüksek Türk ÅŸirketleri kategorisinde yer alıyor. Uydu teknolojilerine destek veren Askeri Elektronik Sanayii (ASELSAN), Roket Sanayii ve Ticaret A.Åž. (ROKETSAN), Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAÅž) gibi ülkemizin en önemli ÅŸirketleri de uzay çalışmalarında aktif yer almaktalar. Uydu üretiminde kendine özgü bir ekosistemi olan üniversiteler de yan paydaÅŸlarla geniÅŸ bir istihdam alanı oluÅŸturuyorlar.

Uluslararası sistem içinde uzayda uydu sahibi olan 30 ülkeden biri olarak Türkiye, yörüngeler üzerindeki belli alanlarda egemenlik haklarını da garantilemiÅŸ durumda. Otuz bir derece doÄŸu boylamında bulunup 2050 yılına kadar kullanım süresi olan TÜRKSAT 5A, 42 derece doÄŸu boylamında bulunup 2028 yılına kadar kullanım süresi olan TÜRKSAT 3A ve 2044 yılına kadar kullanım süresi olan TÜRKSAT 4A ve 50 derece doÄŸu boylamında bulunup 2045 yılına kadar kullanım süresi olan TÜRKSAT 4B’ye nazaran, uyduların kullanım sürelerinden kaynaklanan yörünge haklarının uzunca bir dönemi içerdiÄŸini söyleyebiliriz.

Kapasitelerini ve teknolojilerini her yeni modelde artıran uydular, geniÅŸ bir alanda sahip oldukları hakimiyetle veri toplama imkânı saÄŸlıyorlar. Fırlatılacak TÜRKSAT 5A ve 6A haberleÅŸme uydularıyla Ka-Band [1] hizmetleri küresel düzeye çıkarak, 2021 yılı içinde Türkiye’nin ulusal güvenliÄŸini de yakından ilgilendiren bölgeler (OrtadoÄŸu’nun tamamı, Basra körfezi, Kızıldeniz, Akdeniz, Kuzey ve DoÄŸu Afrika ve Nijerya ve Güney Afrika) kapsam içine dahil edilmiÅŸ olacak. TÜRKSAT 5A ve 6A uyduları aynı zamanda yörünge üzerinde yeni bir alan olarak 42 derece doÄŸu yörüngesinde egemenlik hakkı elde etmemizi de saÄŸlayacaktır.

Türkiye’nin uydu alanında en önemli hamlesi, yeni teknoloji küp mini uyduları üretiminde elde ettiÄŸi baÅŸarıdır. Uydu teknolojisinde küresel devletlerin de tercih ettiÄŸi mini uydularla aynı teknolojik çizgide kendi imkanlarımızla ürettiÄŸimiz milli uyduları da uzaya artık kendi topraklarımızdan fırlatmak üzere hazırlanıyoruz. 5A haberleÅŸme uydusunun gönderilmesinden bir hafta sonra, 14 Ocak 2021’de ASELSAN tasarımı ASELSAT 3U küp uydusu, Falcon-9 roketiyle birlikte dünya alçak yörüngesine yerleÅŸtirilmesi için fırlatılmak üzere ABD’nin Florida eyaletindeki Cape Canaveral Uzay Üssü’ne gönderildi. 2021 yılı bu ÅŸekilde uzaya gönderilecek Türk uydularıyla Türkiye’nin uzaydaki kabiliyetlerinin arttığı bir yükseliÅŸ dönemi ÅŸeklinde deÄŸerlendirilebilir. Türk mühendislerin elde ettiÄŸi deneyim ve gençlerin İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’nde (TEKNOFEST İstanbul) uydu geliÅŸtirme yarışmalarındaki performansları, özellikle Türkiye’nin ihraç ürünlerine küp uyduları da dahil edebileceÄŸini düÅŸündüren çok baÅŸarılı bir yükseliÅŸ gösteriyor. Hem askeri hem de sivil alanda ticari bir farklılaÅŸma yakalanarak, ticari alanda katma deÄŸer üretilmesine yönelik çalışılmalar tüm hızıyla devam ediyor.

Uydu dışında, uzay çalışmalarına vizyon kazandırmak üzere 13 Aralık 2018’de CumhurbaÅŸkanlığı kararnamesiyle kurulan Türkiye Uzay Ajansı, dış uzayın barışçıl amaçlarla kullanılması ilkesine uygun, rekabetçi bir uzay ve havacılık sanayinin geliÅŸtirilmesi, toplumun refahı ve milli menfaatler doÄŸrultusunda uzay ve havacılık teknolojilerinin kullanımının yaygınlaÅŸtırılması, uzay ve havacılık alanında bilimsel ve teknolojik alt yapıların ve insan kaynaklarının geliÅŸtirilmesi, uzaya bağımsız eriÅŸim imkanı saÄŸlayacak tesis ve teknolojilerin kullanılması, uzay ve havacılık bilimi teknolojileri alanındaki uzmanlık ve bilgi birikiminden milli sanayinin diÄŸer sektörlerinin de yararlanabilmesi için gerekli çalışmaları gerçekleÅŸtirme amaçlarını taşıyor.

Bu kapsamda asıl hedef, kendi milli imkânlarımızla uzaya en kısa sürede, en uygun maliyetle ulaÅŸmayı baÅŸarmaktır. Bu açıdan, uydu fırlatma konusunda dışa bağımlılığı bitirmek için, yerli ve milli imkânlarla inÅŸa edilmiÅŸ, kendimize ait bir fırlatma istasyonu inÅŸası öncelik taşıyor. Ülke toprakları içinde ya da uygun coÄŸrafyalarda yapılacak ikili anlaÅŸmalarla bunun nasıl gerçekleÅŸtirilebileceÄŸi araÅŸtırılıyor. Ayrıca 29 Ekim 2020 tarihinde, ROKETSAN’ın bir sonda roketi, üç kere yapılan deneme sonunda, uzay sınırı olarak kabul edilen bölgeyi geçti. Uydu üretim teknolojisiyle birleÅŸecek yerli uzay roket teknolojisi, bize uzaya eriÅŸim imkânı saÄŸlayabilecektir. Pilotsuz, yapay zekâ teknolojisine dayalı 6. nesil savaÅŸ uçakları, aynı zamanda uzayda kullanılabilecek uzay araçları olarak da düÅŸünülüyor. Türk savunma sanayinin planları içinde yer alan 6. nesil uçak üretimi bizi doÄŸrudan uzaya taşıyabilecektir.

ABD uzay ajansı NASA’nın 2024 Ay yolculuÄŸu-Artemis projesinde istenilen niteliklere hızlıca sahip olarak, imzalanacak iÅŸbirliÄŸi kapsamında, Türk uzay kabiliyetinin varlığının oluÅŸturulması da hedefler arasında. Çin’in 2022’de tamamlayıp dış uzaya yerleÅŸtireceÄŸi kendine ait Çin uzay istasyonu da birçok ülkenin araÅŸtırmacılarına açık olacak. Bu istasyon tıp, biyoloji, moleküler genetik ve kimya gibi alanlardaki uzmanlara uzayda yerçekimsiz ortamda çalışma imkânı saÄŸlayacağından, Türk araÅŸtırmacılar da, kutup bölgelerindeki faaliyetlerimizde olduÄŸu gibi, yeni bir araÅŸtırma üssüne katılma imkânına sahip olacaklar. ABD, Çin, Fransa, Rusya’nın yanı sıra İspanya, İtalya ve Japonya ile de uzay alanında iÅŸbirliÄŸi faaliyetleri geliÅŸtirilmeye çalışılıyor.

Sonda ve uzay istasyonları aynı zamanda yapay uydu sınıfı içinde yer aldığından, uydu üretim teknolojisi tecrübemiz, uzayda yörüngeye yerleÅŸtirilecek teleskop ve uydu teknolojisiyle geliÅŸtirilen sonda üretme imkanımızı kolaylaÅŸtırmış durumda. Türk sonda uzay araçları, yeni öte gezegen araÅŸtırmalarında ve mevcut güneÅŸ sistemindeki gezegenlerin topografyalarının çıkarılması çalışmalarında aktif yer alarak, dünya astronomi bilgisine katkı saÄŸlayan bir ülke konumunda yer almamızı saÄŸlayacaktır.

Uzayın yanı sıra yeryüzündeki gözlem evi ve optik merkezlerin sayısının artırılmasına da önem veriliyor. Mühendislerin çalışmalarının yanı sıra, uzayda görev yapabilecek genç astronot ekiplerinin de uluslararası iÅŸbirlikleri çerçevesinde yetiÅŸtirilerek 2024 Ay projesine hazır hale getirilmesi önem taşıyor. Uzay multi-disipliner bir alan olduÄŸu için, uzayda kullanılabilecek robotlar, yapay zekâ sistemleri ve yeni yazılımların da eÅŸ zamanlı geliÅŸtirilmesine önem veriliyor.

Özel sektörün uzay teknolojilerine ilgisinin artırılmasına çalışılarak, ABD’de olduÄŸu gibi, özel ÅŸirketlerin Türk uzay çalışmaları dahilindeki bu faaliyetleri devlet koordinatörlüÄŸünde gerçekleÅŸtirmesi destekleniyor. Uzay madenciliÄŸi kapsamında, gök cisimleri ve asteroitler üzerinde maden çalışmaları için kapsamlı projeler hazırlanmakta. Türk mühendislerin uzay için geliÅŸtirilen robotik sistemler aracılığıyla dış uzaydaki gök cisimlerinde bulunacak madenlerden enerji elde etme (Helyum 3’ün nükleer enerjide önem kazanması gibi) ve su bulma çalışmalarında yer alması da öncelikler arasında.

Uluslararası norm oluÅŸturma sürecinde BirleÅŸmiÅŸ Milletler (BM) bünyesinde devam eden uzay hukuku çalışmalarına Türk heyetlerinin de katılmasıyla, geleceÄŸe diplomatik ve hukuki alanda yön veren bir ülke olmayı da amaçlıyoruz. Son yıllarda hızla gerçekleÅŸtirdiÄŸimiz uzay hamlelerimiz, küresel güç olma yolunda, ülkemiz için hem ekonomi hem de ulusal güvenlik açısından büyük kazanımlar saÄŸlamakta. 2021 yılında, yakın bir zamanda açıklanacak “Türkiye Milli Uzay Programı” ile genel çerçevesi netlik kazanmış olacak uzay faaliyetlerimizle, dünya uzay liginde aktif faaliyet yürütmeye devam edeceÄŸiz.

[Uluslararası güvenlik, ulusal savunma ve yeni teknolojiler, terörizm ve uzay üzerine çalışmaları bulunan Doç. Dr. A. İnci Sökmen Alaca, İstanbul Arel Üniversitesi Uluslararası İliÅŸkiler İngilizce Bölümü öÄŸretim görevlisidir]

[1] 26,5 GHz ila 40 GHz arasında yayın yapılan bant genişliğine verilen isim.

İlgili Etiketler :

Ilgili Haberler