TÜRKİYE

Milli Mücadele'nin sesi Anadolu Ajansı 103'üncü yaşını kutluyor

Milli Mücadele'nin sesi Anadolu Ajansı 103'üncü yaşını kutluyor
Email :

Milli Mücadele'nin baÅŸladığı süreçte, bağımsızlık hareketinin hem yurda hem de dünyaya duyurulması amacıyla kurulan Anadolu Ajansı (AA), 103 yıldır ulusal ve uluslararası kamuoyuna yazılı ve görsel içerikler sunuyor.

Anadolu Ajansı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla KurtuluÅŸ Savaşı süresince milli birliÄŸi tehlikeye düÅŸürecek kışkırtmalara karşı milleti uyanık tutmak, ulusal mücadeleyi bağımsızlığa ulaÅŸtıracak kararları halka bildirmek amacıyla TBMM açılmadan 17 gün önce 6 Nisan 1920'de kuruldu.

 

Mücadelede üstlendiÄŸi kritik görevle Cumhuriyet tarihi içinde özel bir yere sahip olma özelliÄŸi taşıyan Anadolu Ajansının kuruluÅŸu, "Milli Mücadele'nin dönüm noktası" denilebilecek zor günlerden geçilen süreçte gerçekleÅŸti.

İstanbul'un fiilen iÅŸgalinin ardından Milli Mücadele'ye katılmak için Anadolu'ya geçmek üzere yola çıkan aydınlardan Yunus Nadi (AbalıoÄŸlu) ve Halide Edip (Adıvar), Akhisar İstasyonu'nda verilen mola sırasında "Ankara'ya gider gitmez bir ajans teÅŸkilatı kurulması" konusunu deÄŸerlendirdi.

Türkiye'nin önemli markası haline gelen "Anadolu Ajansı"nın isminin nasıl ortaya çıktığına, Yunus Nadi'nin anılarında yer veriliyor. Yunus Nadi anılarında, Halide Edip ile istasyondaki mola sırasında aralarında geçen konuÅŸmayı ÅŸöyle anlatıyor:

"Mart 31, sene 1920. Geyve'ye muvasalatımızın dördüncü günü ve üçüncü sabahıdır. Bugün Ankara'ya doÄŸru yolumuza devam edeceÄŸiz. Çünkü beklediÄŸimiz Halide Edip Hanım kafilesi dün akÅŸam üstü Geyve'ye geldiler. Halide Edip Hanım ile ancak Akhisar istasyonundaki bir mola sırasında ayaküstü biraz görüÅŸebildim."

Halide Edip'in, Anadolu'nun haklı davasını bütün dünyaya anlatabilmek amacıyla "bir ajans teÅŸkilatı" kurma önerisinde bulunduÄŸu diyalog ise kayıtlarda ÅŸöyle yer alıyor:

"- Birinci ÅŸart hanımefendi. Sonra tabii bunun teferruatı gelir; mesela ilk merhalede neÅŸriyat, ki baÅŸlı başına teÅŸkilata ihtiyaç gösterir, sonra propaganda...

- Tabii sıra ile hepsi yapılır. Fakat benim fikrimce ilk iÅŸ ajans olmalıdır. Hatta isterseniz adını burada koyuverelim: Mesela Türk Ajansı, mesela Ankara Ajansı, mesela Anadolu Ajansı... daha da bulunabilir.

- Bana 'Anadolu Ajansı' en iyi bir isim gibi görünüyor.

- Bana da öyle. DeÄŸil mi, evvela kendini ve mümkünse bütün vatanı kurtaracak olan Anadolu'dur. O halde kararımızı vermiÅŸ olalım: Anadolu Ajansı...

- Evet Anadolu Ajansı hanımefendi..."

Böylece Anadolu Ajansının haber yolculuÄŸu, Yunus Nadi ile Halide Edip'in, Geyve'nin Akhisar kazası istasyonunda yaptıkları bu konuÅŸmayla baÅŸlamış oldu.

Kafilenin Ankara'ya 1 Nisan 1920'de ulaÅŸmasının ardından Yunus Nadi'nin ifadesiyle "4 veya 5 Nisan akÅŸamı" Mustafa Kemal'in karargahı "Ziraat Mektebi"ndeki (Devlet Meteoroloji İşleri Genel MüdürlüÄŸü) yemekten sonra Anadolu Ajansının kurulmasından söz açıldı. Bu konuÅŸmanın ardından, Mustafa Kemal PaÅŸa'nın talimatıyla Anadolu Ajansının kuruluÅŸu, 6 Nisan 1920'de gerçekleÅŸti. Böylece Anadolu Ajansı, Milli Mücadele'nin içeride ve dışarıdaki sesi oldu.

KuruluÅŸu genelgeyle ilan edildi

Mustafa Kemal PaÅŸa, bütün yurda gönderdiÄŸi genelgeyle Anadolu Ajansının kuruluÅŸunu ilan etmekle kalmadı, giriÅŸilen mücadelenin iç ve dış kamuoyuna duyurulmasının önemine de iÅŸaret etti.

Mustafa Kemal'in bütün kolordulara, vilayet ve müstakil livalara, Müdafaa-i Hukuk ve Müdafaa-i Milliye idare heyetlerine gönderdiÄŸi 9 Nisan tarihli Anadolu Ajansının kurulduÄŸuna iliÅŸkin genelge, bugünün Türkçesiyle ÅŸöyle:

"İslam'ın canevi olan Osmanlı Saltanatı merkezinin düÅŸman iÅŸgaline geçmesi, bütün ülke ve ulusumuzun en büyük tehlikeyle karşılaÅŸması sonucu olarak bütün Rumeli ve Anadolu'nun giriÅŸtiÄŸi ulusal ve kutsal savaşım sırasında, Müslümanların iç ve dış en doÄŸru havadisle aydınlanmalarının zorunlu bir gereksinme olduÄŸu önemle göz önüne alınmış, bunun sonucu, burada en yetkili kiÅŸilerden oluÅŸan bir özel kurul yönetiminde, 'Anadolu Ajansı' adı altında bir kurum kurulmuÅŸtur.

Anadolu Ajansının en hızlı araçlarla vereceÄŸi havadis ve bilgi, aslında Temsilciler Kurulumuzun belgeli ve asıl kaynaklarının sonucu olacağı için bu ajans bildirimlerinin oraca ve özellikle Müdafaa-i Hukuk örgütümüzce dahi seçilecek caddelere ve toplanılacak yerlere asılması, dağıtımı, dahası bucak ve köylere dek ulaÅŸtırılması yolunda olabildiÄŸince çok yayımlanabilmesi için ivedili düzenlemeler yapılması, sonucundan da bilgi verilmesi önemle rica olunur."

Mustafa Kemal PaÅŸa, yalnızca "havadis" deÄŸil, "en doÄŸru havadis" üzerinde durduÄŸu genelgede, "Anadolu Ajansının en hızlı araçlarla vereceÄŸi havadis" derken haber ajanslarının uyması gereken evrensel ilkelerin de altını çiziyordu. Bunlar, haber ajanslarının "doÄŸru", "tam" ve "objektif" haberleri, "hızlı" biçimde iletme zorunluluÄŸuydu.

Anadolu Ajansı çalışmalarına baÅŸlıyor

KuruluÅŸu tüm yurda duyurulan Anadolu Ajansı, bir süre Ziraat Mektebi'nde ayrılan bir odada çalışmalarını yürüttü.

Halide Edip de anılarında, "Ankara'ya geldiÄŸinin beÅŸinci günü karargahta, dar ve uzun odalardan birinin kendisine ayrıldığını ve eÅŸyaların dosya rafları, sandalye, iki masa ve eski bir yazı makinesinden ibaret olduÄŸunu" belirtti.

Ziraat Mektebi'nden sonra, Ulus'ta ÖÄŸretmen Okulu binasının bodrum katında çalışmalarına devam eden Ajans, birkaç yer deÄŸiÅŸtirdikten sonra Samanpazarı'ndaki iki katlı binaya taşındı.

İç ve dış dünya haberleri, 12 Nisan 1920'den itibaren, Mustafa Kemal'in, Halide Edip'e Osmanlı Bankası'ndan temin edeceÄŸini vadettiÄŸi daktilo ile yazılarak, "Anadolu Ajansı Tebligatı" baÅŸlığı altında kamuoyuna duyuruldu.

İlk haber 12 Nisan 1920'de servis edildi

Günün zor ÅŸartları altında kurulan Anadolu Ajansı, ilk haberlerini 12 Nisan 1920'de servis etmeye baÅŸladı. İlk bültende, memleketin içinde bulunduÄŸu durum ortaya konuldu ve bu çerçevede Anadolu Ajansının kuruluÅŸ amacına yer verildi.

Bültende, Anadolu Ajansı bültenlerinin dağıtımının taşıdığı önemden bahsedilirken, yine ajans bültenlerinin dağıtımı için bir aÄŸ kurulması ve bunun düzenli iÅŸletilmesinin gerekliliÄŸi vurgulandı. İlk bültende hem yurt içinden hem yurt dışından haberlerin yer alması da dikkati çekti.

Ajansın servis ettiÄŸi ilk bülten ÅŸöyle:

"Devlet merkezimizin düÅŸman iÅŸgali altına geçmesi üzerine Anadolu ve Rumeli'nin Müdafaa-i Hukuk azim ve kararlılığı içinde yiÄŸitçe harekete geçtiÄŸi ÅŸu sıralarda, din ve vatan kardeÅŸlerimizin en doÄŸru haber ve bilgiler alabilmelerini saÄŸlamak için kurulan Anadolu Ajansı, bugünden itibaren göreve baÅŸlıyor. Bugün alınan haber ve bilgilerin oralarda da mümkün olduÄŸu kadar fazla kimse tarafından okunup bilinmesi gereÄŸini arz ve açıklamaya yer yoktur. Bu amaçla oralarda dahi özel örgütler meydana getirerek, her gün vereceÄŸimiz bilgilerin telgrafhane kapılarında siyah levhalar üzerine yazılması ve yeterli araç olan yerlerde basılması, yayımlanması ve dağıtılması, nahiyelere ve hatta köylere kadar gönderilmesi hususlarının yerine getirilmesini hepinizin vatan ve millet sevgisinden ve yardımlarından rica ederiz. Bu baÅŸlangıçtan sonra, bugünkü son bilgiler aÅŸağıdadır..."

İlk döneminde günde en az iki bülten halinde yayımlanması kararlaÅŸtırılan Ajans haberlerinin ülkenin dört bir yanına ulaÅŸtırılmasına büyük önem verildi.

KuruluÅŸu resmi bildirgelerle tüm yurda duyurulmaya çalışılan Anadolu Ajansının bu tarihten sonra Anadolu'daki ulusal bağımsızlık mücadelesinin gerekçeleri, geliÅŸme yönü ve diÄŸer unsurları hakkında halkın en doÄŸru iç ve dış haberlerle aydınlatılması yönünde haber vermesi amaçlandı.

Mustafa Kemal PaÅŸa, Anadolu Ajansının yurt çapında etkinlik kazanması ve iÅŸleyiÅŸiyle de yakından ilgilendi. Bu amaçla AA'nın kuruluÅŸunu duyurmakla yetinmeyerek baÅŸta Ajans bültenlerinin ulaÅŸtırılması konusu olmak üzere çeÅŸitli yazışmalar yaptı, uyarılarda bulundu.

AA bültenlerinin ulaÅŸtırılmasındaki ihmal vatan suçu sayıldı

Mustafa Kemal PaÅŸa, 18 Nisan 1920'de Anadolu Telgraf Merkezi'ne gönderdiÄŸi genelgede, AA bültenlerinin ulaÅŸtırılmasındaki ihmali ÅŸu ifadelerle "vatan suçu" saydı:

"Anadolu Ajansının bazı yerlere yayılmadığı ve gönderilmediÄŸi yolunda ÅŸikayetler alıyoruz. Anadolu'nun dışarıyla bütün ilgisinin kesilmiÅŸ bulunduÄŸu ÅŸu sıralarda millet fertlerinin habersiz kalmaması amacıyla üstlenilen bu hizmetin tüm telgrafçılarımızca da kabul ve güçlendirileceÄŸini ÅŸüphesiz addeder ve bu konuda yapılacak bir ihmalin vatan suçu teÅŸkil edeceÄŸinin bilinmesini arz ederiz."

Anadolu Ajansı "Milli Mücadele'nin sesi" oldu

Anadolu Ajansının kurulması Milli Mücadele ve Ankara hükümetiyle ilgili geliÅŸmeleri merak eden, içten içe bağımsızlık ateÅŸiyle kaynayan Anadolu'da büyük heyecan yarattı.

Mustafa Kemal PaÅŸa'nın genelgesinin ardından yurdun dört bir tarafından Ankara'ya Anadolu Ajansının kurulmasına iliÅŸkin tebrik telgrafları gelmeye baÅŸladı. Bu telgraflarda bültenlerin dağıtımı, halka ulaÅŸtırılması hususunda her türlü çalışmaya hazır olunduÄŸu bildirildi.

Milli Mücadele'nin ilk karargahı Ziraat Mektebi'nin bir odasında çalışmalarını yürüten Ajans'ın bültenlerini matbaada bol miktarda basarak yayma imkanı yoktu. Ankara'daki mevcut iki matbaa eski olduÄŸu ve sık sık arıza yaptığı için bültenler bazen teksir makinesi (ÅŸapirograf) ile çoÄŸaltılıyor, bazen de altına kopya kağıdı yerleÅŸtirilip elle yazılıyor, bu kopyalar telgrafhaneye gönderiliyordu.

Anadolu Ajansının haberlerinin sadece halka deÄŸil, cephede savaÅŸan askeri birliklere de düzenli ulaÅŸtırılması için tedbirler alındı. Anadolu Ajansı bültenleri bunun dışında yine Anadolu'nun çeÅŸitli bölgelerinde İtilaf devletlerinin baskı, sindirme ve iÅŸgal giriÅŸimlerine karşı bölge halkında direnme bilincini geliÅŸtirmek amacıyla yayın yapan Anadolu basınına da ulaÅŸtırıldı.

Öte yandan, bizzat Mustafa Kemal PaÅŸa'nın emriyle Anadolu Ajansının haberlerinin büyük gizlilik içinde iÅŸgal altındaki İstanbul'da halka ve Milli Mücadele yanlısı gazetelere ulaÅŸtırılması için de yoÄŸun çaba sarf edildi. Ankara hükümetinin resmi tebliÄŸleri, yurt dışından önemli geliÅŸmeler, halka uyarılar, TBMM'den ve cepheden havadisler ile iÅŸgal güçlerinin kara propagandalarına yanıt içeren AA bültenleri büyük bir boÅŸluÄŸu doldurdu, adeta Milli Mücadele'de adına "basın" denebilecek ikinci cepheyi açtı.

Yunus Nadi, Halide Edip'in ardından Hamdullah Suphi'nin de katıldığı Ajans'ın personel sayısı ilk aylarda 10'a yükseldi.

27 genel müdür görev yaptı

Anadolu Ajansı Genel MüdürlüÄŸü görevini üstlenen ilk isim Alaeddin Bey oldu. Alaeddin Bey 1 Ocak 1926'da baÅŸladığı görevi, 1 Åžubat 1931'de Muvaffak MenemencioÄŸlu'na devretti.

19 Ekim 1944'te genel müdür olan Faik H. Hozar, görevini 1 Haziran 1946'da Muvaffak Sunal'a teslim etti.

Ziya Gevher Etili 1948-1951, Saim Nuri Uray 1951-1952, Åžerif Arzık 1953-1959, Firuzan F. Tekil 1959-1960, Cemal Aygen 1960-1961 yıllarında genel müdürlük yaptı.

ErdoÄŸan Ulus 1961'de yaklaşık bir sene yaptığı genel müdürlük görevini Nail Mutlugil'e devretti. Mutlugil ise 1963'te görevini Münir Berk'e bıraktı.

Daha sonra sırasıyla Atilla Onuk, İzzet Sedes, Aytekin Yıldız, Cevdet Tanyeli, Hüsamettin Çelebi, Behiç EkÅŸi, Ceyhan Baytur, Turgay Üçöz, Ekrem KaraismailoÄŸlu, Mehmet Akarca, Mehmet Güler, Hilmi Bengi, Kemal Öztürk, Åženol Kazancı ve Serdar Karagöz AA Genel MüdürlüÄŸü görevini üstlendi.

İlgili Etiketler :

Ilgili Haberler